Maltepe / İstanbul, Hafta içi 09:00 – 18:00 (Acil 7/24) ☎ 0216 606 56 58 info@elci.av.tr
Sigorta Hukuku Rehberi 2026: Poliçeden Tazminata A'dan Z'ye Tam Rehber

Sigorta Hukuku Rehberi 2026: Poliçeden Tazminata A'dan Z'ye Tam Rehber

Kısa cevap: Sigorta hukuku, sigorta ettiren ile sigortacı arasındaki ilişkiyi ve riziko gerçekleştiğinde kimin neyi ödeyeceğini düzenler. Temel kaynağı Türk Ticaret Kanunu'nun Altıncı Kitabı'dır (m.1401 ve devamı), zorunlu sigortalarda ayrıca özel kanunlar ve Hazine tarafından yayımlanan genel şartlar uygulanır. Sigortacı, riziko ihbarından sonra araştırmasını bitirince ve her hâlde ihbardan kırk beş gün sonra ödemek zorundadır (TTK m.1427/2); can sigortalarında bu süre on beş gündür. Ödeme geciktiğinde sigortacı ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düşer (TTK m.1427/4). Araştırma üç ayda bitmezse, tespit edilecek hasarın en az yüzde ellisi avans olarak ödenmelidir (TTK m.1427/3). Sigortacıya karşı dava veya tahkim yoluna gitmeden önce yazılı başvuru yapılması zorunludur. Sigorta sözleşmesinden doğan istemler alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren iki yıl, sigorta tazminatına ilişkin istemler her hâlde riziko tarihinden itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (TTK m.1420).

Bu rehber, sitemizdeki sigorta hukuku yazılarının tamamını tek çatı altında toplayan bir başvuru metnidir. Her başlıkta konunun özü verilmekte, ayrıntılı incelemeler için ilgili yazılarımıza yönlendirme yapılmaktadır.

1. Sigorta Sözleşmesi Nedir, Taraflar Kimlerdir?

Sigorta sözleşmesi, sigortacının bir prim karşılığında, kişinin para ile ölçülebilir bir menfaatini zarara uğratan tehlikenin gerçekleşmesi hâlinde tazminat ödemeyi ya da bir veya birkaç kişinin hayat süreleri sebebiyle veya hayatlarında gerçekleşen bazı olaylar yüzünden bir para ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.

Uygulamada en sık karıştırılan nokta, taraf sıfatlarıdır. Bir dosyada kimin dava açacağı ve kime karşı açılacağı bu ayrımla belirlenir.

SıfatKim?Pratik önemi
SigortacıRizikoyu üstlenen sigorta şirketiTazminat borçlusudur. Dava ve tahkimde davalı taraftır.
Sigorta ettirenSözleşmeyi yapan ve primi ödeyen kişiBeyan, ihbar ve prim ödeme yükümlülükleri buna aittir.
SigortalıMenfaati sigorta edilen kişiÇoğu zaman sigorta ettirenle aynı kişidir, ancak zorunlu değildir.
LehtarCan sigortalarında ödemenin yapılacağı kişiHayat sigortasında poliçede gösterilir, mirasçılardan farklı olabilir.
Zarar gören üçüncü kişiSorumluluk sigortalarında zarara uğrayanZorunlu trafik sigortasında sigortacıya doğrudan başvurabilir.

2. Poliçe ile Genel Şartlar Çelişirse Hangisi Uygulanır?

Sigorta ilişkisinde üç katmanlı bir metin yığını vardır: kanun, genel şartlar ve poliçe ile ekleri. Bu katmanların hiyerarşisi, hasar dosyalarında en çok tartışılan konulardan biridir.

  1. Emredici kanun hükümleri her hâlde uygulanır. Türk Ticaret Kanunu'nun sigorta hükümlerinin önemli bir bölümü, sigorta ettiren, sigortalı ve lehtar aleyhine değiştirilemez niteliktedir.
  2. Genel şartlar, zorunlu sigortalarda ve standart poliçelerde uygulanan ve resmî olarak yayımlanan metinlerdir. Teminatın kapsamını, istisnaları ve rücu hâllerini bunlar belirler.
  3. Poliçe ve özel şartlar, tarafların somut anlaşmasını gösterir. Özel şart, genel şarta göre sigortalı lehine ise geçerlidir; sigortalı aleyhine ağırlaştırıcı hükümler ise sınırlı olarak kabul edilir.

Uygulamada en işe yarayan kural: teminat kapsamını daraltan, istisna getiren veya bir hakkı düşüren hükümler dar yorumlanır ve bunların sigorta ettirene açıkça bildirildiğinin ispatı sigortacıya aittir. Poliçe ekinde yer alan ancak sigortalıya teslim edildiği ispatlanamayan bir özel şartın uygulanması, uygulamada çoğu zaman kabul görmez.

3. Sigorta Türleri Haritası

Hangi kuralın uygulanacağını belirleyen ilk soru, poliçenin hangi kategoriye girdiğidir. Örneğin halefiyet yalnızca zarar sigortalarına özgüdür, hayat sigortasında sigortacı ölüme sebep olan kişiye rücu edemez.

AyrımTürlerBelirleyici sonuç
Zarar sigortalarıKasko, konut, işyeri, nakliyat, sorumluluk sigortalarıHalefiyet uygulanır. Sigortacı ödediğini sorumludan isteyebilir. Zenginleşme yasağı geçerlidir.
Can sigortalarıHayat, ferdi kaza, sağlıkKural olarak halefiyet yoktur. Sağlık sigortasında ödenen tedavi giderleri bakımından rücu kabul edilmektedir.
Zorunlu sigortalarZorunlu trafik, DASK, tüpgaz, mesleki sorumluluk sigortalarının bir bölümüSigortacı, poliçe hükümlerini ileri sürerek zarar görene ödemekten kurtulamaz. Ödedikten sonra sigortalısına rücu eder.
İsteğe bağlı sigortalarKasko, İMM, özel sağlık, işyeri paket poliçeleriTeminat dışılık doğrudan ileri sürülebilir. Sigortacı ödeme yapmadan reddedebilir.

4. Sözleşme Kurulurken: Beyan Yükümlülüğü

Sigortacı, rizikoyu değerlendirebilmek için sigorta ettirenin bildiklerine güvenir. Bu yüzden sigorta ettiren, sözleşmenin kurulması sırasında bildiği veya bilmesi gereken ve rizikonun değerlendirilmesinde etkili olacak bütün önemli hususları sigortacıya bildirmekle yükümlüdür.

Beyan yükümlülüğü, hasar dosyalarında ret gerekçesi olarak en sık kullanılan araçtır. Ancak bu yükümlülüğün sınırları vardır ve her eksik beyan ödemeyi engellemez:

  • Sigortacının sorduğu sorulara verilen cevaplar esas alınır. Sorulmamış bir hususun bildirilmemesi, kural olarak yükümlülük ihlali sayılmaz.
  • Sigortacı, sözleşme kurulurken bildiği veya bilmesi gereken hususlar için sonradan bu gerekçeye dayanamaz.
  • En güçlü savunma illiyet bağıdır: beyan edilmeyen husus ile gerçekleşen riziko arasında nedensellik yoksa, sigortacı tazminatı tam ödemek durumundadır.
  • Hayat sigortalarında sözleşmenin yürürlük tarihinden itibaren beş yıl geçmişse, sigortacı artık beyan yükümlülüğünün ihlaline dayanamaz (TTK m.1498).

Beyan yükümlülüğüne dayalı ret kararlarına karşı ileri sürülebilecek savunmalar için kredi hayat sigortasında beyan yükümlülüğünü incelediğimiz yazımızı inceleyebilirsiniz.

5. Prim Ödenmezse Teminat Kalkar mı?

Aksine sözleşme yoksa sigortacının sorumluluğu, primin veya ilk taksidinin ödenmesiyle başlar (TTK m.1421/1). Kara ve denizde eşya taşıma sigortalarında ise sözleşmenin yapılmasıyla sorumluluk doğar.

Taksitli primlerde gecikme yaşandığında akış şöyledir: sigortacı temerrüt hükümlerini uygular, sigorta ettirene süre verir, verilen süre sonuçsuz kalırsa sözleşme sona erer ya da teminat askıya alınır. Burada iki nokta hayati önemdedir:

  • Prim gecikmesi tek başına ve kendiliğinden teminatı ortadan kaldırmaz. Usulüne uygun bildirim yapılmış olması aranır.
  • Zorunlu sigortalarda, prim ödenmemiş olsa dahi sigortacının zarar gören üçüncü kişiye karşı sorumluluğu belirli koşullarda devam eder. Bu, zorunlu sigortanın mağduru koruma amacının doğal sonucudur.

6. Riziko Gerçekleştiğinde: İhbar Yükümlülüğü

Sigorta ettiren, rizikonun gerçekleştiğini öğrenince durumu gecikmeksizin sigortacıya bildirir (TTK m.1446/1). Uygulamada poliçelerde beş iş günü gibi süreler yazsa da kanun, sabit bir gün sayısı değil gecikmeksizin bildirim ölçütü kullanır.

Geç ihbarın sonucu çoğu kişinin sandığı gibi teminatın tamamen kaybı değildir. TTK m.1446/2 uyarınca bildirimin yapılmaması veya geç yapılması, ancak ödenecek tazminatta artışa neden olmuşsa ve kusurun ağırlığına göre indirim sebebidir. Sigortacı rizikonun gerçekleştiğini zaten fiilen öğrenmişse bu indirimden yararlanamaz (m.1446/3).

Bu kural, "iki gün geç haber verdiniz, dosyanız kapandı" biçimindeki ret yazılarına karşı doğrudan bir cevaptır. Sigortacının, gecikmenin zararı artırdığını somut olarak ortaya koyması gerekir.

7. Sigortacı Ne Zaman Ödemek Zorunda? TTK m.1427 Takvimi

Bu, rehberin en çok işe yarayan başlığıdır. Sigorta tazminatının ne zaman muaccel olduğunu bilmeden, temerrüt faizinin ne zaman başladığını ve ne zaman dava açılabileceğini hesaplamak mümkün değildir.

AşamaSüreDayanak ve sonuç
Rizikonun ihbarıÖğrenince gecikmeksizinTTK m.1446. Süre saati bu bildirimle başlar.
Belgelerin sigortacıya verilmesiMakul süre içindeTTK m.1447. Eksik belge, muacceliyeti geciktirmenin en yaygın gerekçesidir.
Tazminatın muaccel olmasıAraştırma bitince, her hâlde ihbardan 45 gün sonraTTK m.1427/2. Can sigortalarında 15 gün.
Avans ödeme zorunluluğuİhbardan itibaren 3 ay içinde araştırma bitmemişseTTK m.1427/3. Tespit edilecek hasarın en az yüzde ellisi avans olarak ödenir.
TemerrütMuacceliyetle birlikteTTK m.1427/4. İhtara gerek yoktur. Temerrüt faizinden kurtulmayı öngören sözleşme hükümleri geçersizdir.

Sigortacıya yüklenemeyen bir kusurdan dolayı inceleme gecikmişse süre işlemez. Ancak bu istisna, sigortacının kendi iç yazışmaları veya eksper atamasındaki gecikme için kullanılamaz.

Temerrüt hâlinde işleyecek faizin oranı için kanuni faiz oranını ele aldığımız yazımızı inceleyebilirsiniz.

8. Sigortacı Ödemezse veya Eksik Öderse: Beş Adımlı Yol Haritası

Ret veya eksik ödeme kararıyla karşılaşıldığında izlenecek sıra şudur. Adımların atlanması, sonraki aşamada usulden ret riski doğurur.

  1. Ret gerekçesini yazılı olarak isteyin. Telefonla verilen sözlü açıklama dosyaya girmez. Ret yazısı, sonraki aşamada sigortacıyı bağlayan en önemli belgedir.
  2. Dosyanın tamamını talep edin. Eksper raporu, hasar tespit tutanağı, fotoğraflar, poliçe ve genel şartlar ile varsa kusur raporu istenmelidir.
  3. Sigortacıya yazılı başvuru yapın. Bu bir dava şartıdır. Yazılı başvuru yapılmadan açılan dava veya tahkim başvurusu, esasa girilmeden reddedilir. Başvuruya cevap verilmemesi veya reddedilmesi hâlinde yol açılır.
  4. Uyuşmazlık yolunu seçin. Sigorta Tahkim Komisyonu, tüketici hakem heyeti, arabuluculuk ve mahkeme arasındaki seçim bir sonraki başlıkta tablo hâlinde verilmiştir.
  5. Zamanaşımını takvime alın. Başvurular sürerken süre işlemeye devam eder. Zamanaşımını kesen tek şey yazışma değil, dava, takip veya kanunda sayılan diğer sebeplerdir.

9. Hangi Yola Gidilir? Tahkim, Hakem Heyeti, Arabuluculuk ve Mahkeme

YolNe zaman uygun?Dikkat edilecek
Sigorta Tahkim KomisyonuSigortacı Komisyon üyesiyse, orta ve küçük tutarlı hasar uyuşmazlıklarındaÖnce sigortacıya yazılı başvuru şarttır. Hızlı ve görece ucuzdur. Parasal sınıra göre karar kesin olabilir.
Tüketici hakem heyetiSigorta ettiren tüketici sıfatındaysa ve tutar parasal sınırın altındaysaÜcretsizdir. Zorunlu trafik sigortasından kaynaklanan bedensel zarar talepleri için uygun bir yol değildir.
ArabuluculukUyuşmazlık ticari nitelikteyse zorunludurTTK m.5/A: konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava şartıdır. Arabulucu altı hafta içinde sonuçlandırır, zorunlu hâlde en fazla iki hafta uzatır.
MahkemeYüksek tutarlı, bedensel zarara ilişkin veya karmaşık bilirkişilik gerektiren dosyalardaGörev ve yetki kuralları kamu düzenindendir, yanlış mahkeme süre kaybettirir.

Tahkim yolunun ücretleri, süreleri ve karara itiraz imkânları için Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru şartları, ücretleri ve parasal sınırları ele aldığımız yazımızı inceleyebilirsiniz.

10. Görevli ve Yetkili Mahkeme

Sigorta sözleşmesi Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlendiği için, sigorta sözleşmesinden doğan davalar tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın mutlak ticari davadır (TTK m.4/1-a) ve asliye ticaret mahkemesinde görülür.

UyuşmazlıkGörevli mahkemeYetkili mahkeme
Sigorta sözleşmesinden doğan tazminat davasıAsliye ticaretDavalının yerleşim yeri, sigortacının şubesi veya acentenin bulunduğu yer
Motorlu araç kazasından doğan sorumluluk davasıAsliye ticaret (davalı sigortacı ise)KTK m.110/2: sigortacının şubesi, sözleşmeyi yapan acentenin yeri veya kazanın olduğu yer
Halefiyete dayalı olarak üçüncü kişiye açılan rücu davasıDevralınan hakkın niteliğine göre asliye hukuk veya asliye ticaretDavalının yerleşim yeri veya haksız fiilin işlendiği yer
SGK'nın iş kazasından doğan rücu davasıİş mahkemesiDavalının yerleşim yeri veya işin yapıldığı yer

Ticari davalarda miktar veya değeri belirli bir parasal sınırı geçmeyen dosyalarda basit yargılama usulü uygulanır ve bu sınır her yıl yeniden değerleme oranında artar (TTK m.4/2).

11. Sigortada Süreler ve Zamanaşımı

Sigorta dosyalarında kaybedilen hakların büyük çoğunluğu, esasa ilişkin bir zayıflıktan değil süre kaçırmaktan doğar. Aşağıdaki tablo, sigorta hukukunda en sık uygulanan süreleri bir arada gösterir.

KonuSüreBaşlangıç ve dayanak
Sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler2 yılAlacağın muaccel olduğu tarihten (TTK m.1420/1)
Sigorta tazminatı ve bedeline ilişkin istemlerHer hâlde 6 yılRizikonun gerçekleştiği tarihten (TTK m.1420/1)
Motorlu araç kazasından doğan maddi zarar talepleri2 yıl, her hâlde 10 yılZararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenildiği tarihten; kaza gününden (KTK m.109/1)
Fiil suç oluşturuyorsaUzamış ceza zamanaşımıCeza kanunundaki daha uzun süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir (KTK m.109/2)
Tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakkı2 yılYükümlülüğün tam olarak yerine getirildiği ve rücu edilecek kişinin öğrenildiği günden (KTK m.109/4)
SGK'nın açacağı tazminat ve rücu davaları10 yılGelir ve aylıklarda Kurum onay tarihinden, masraf ve ödemelerde ödeme tarihinden (5510 m.93/3)

Usul uyarısı: zamanaşımı hâkim tarafından kendiliğinden dikkate alınmaz, def'i olarak ve kural olarak cevap dilekçesinde ileri sürülmelidir. Ayrıca KTK m.109/3 uyarınca zamanaşımı tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse sigortacıya karşı da kesilmiş olur, bunun tersi de geçerlidir.

Diğer hukuk alanlarındaki süreler için hukukta süreler rehberimizi inceleyebilirsiniz.

12. Halefiyet ve Rücu: Sigortacı Ödediğini Kimden İster?

Sigortacı tazminatı ödediğinde hukuken sigortalının yerine geçer ve sigortalının zarardan sorumlu kişilere karşı sahip olduğu dava hakkı, tazmin edilen bedel kadar sigortacıya geçer (TTK m.1472/1). Buna halefiyet denir.

Halefiyetin altın kuralı şudur: halef, selefinden fazla hakka sahip olamaz. Sigortalıya karşı ileri sürülebilecek her savunma sigortacıya karşı da ileri sürülebilir. Ayrıca sigortalı, sigortacıya geçen hakları ihlal edici şekilde davranırsa sigortacıya karşı sorumlu olur (m.1472/2). Bu yüzden kaskodan tazminat aldıktan sonra kusurlu karşı tarafı ibra etmek, sigortalıyı bir anda borçlu konumuna sokar.

Halefiyete dayalı rücu ile sigortacının kendi sigortalısına yönelttiği rücu birbirinden tamamen farklıdır. İkisinin zamanaşımı, görevli mahkemesi ve savunmaları ayrıdır.

Kiracıya, taşıyıcıya ve komşuya yöneltilen taleplerin kuralları için halefiyet ve üçüncü kişilere rücuyu ele aldığımız yazımızı inceleyebilirsiniz.

Alkol, ehliyetsizlik ve kaza yerini terk gibi hâllerde sigortacının kendi sigortalısına yönelmesi için sigortacının kendi sigortalısına rücusunu ele aldığımız yazımızı inceleyebilirsiniz.

13. Motorlu Araç Sigortaları: Kasko, Zorunlu Trafik ve İMM

ÖlçütZorunlu trafik sigortasıKaskoİhtiyari mali sorumluluk (İMM)
Kimin zararını karşılar?Üçüncü kişilerin zararıKendi aracınızın zararıZorunlu sigorta limitini aşan üçüncü kişi zararı
Yaptırmak zorunlu mu?EvetHayırHayır
Alkol ve ehliyetsizlikSigortacı zarar görene öder, sonra sigortalısına rücu ederKural olarak teminat dışıdır, ödeme yapılmazGenellikle teminat dışıdır
Manevi tazminatTeminat dışıdır (KTK m.92/f)Kapsamında değildirPoliçeye göre teminata dâhil edilebilir
Dolaylı zararlarGelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti teminat dışıdır (KTK m.92/k)Poliçe şartlarına bağlıdırPoliçe şartlarına bağlıdır

Zorunlu trafik sigortasında teminat dışı hâller kanunda sayılmıştır. 2021 yılında yapılan değişiklikle hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen talepler, destekten yoksun kalanın destek şahsının kusuruna denk gelen talepleri ve hasar sebebiyle trafikten çekme veya hurdaya çıkarma işlemi görmüş araçların değer kaybı talepleri de teminat dışına alınmıştır.

Değer kaybında 2026 yılında yürürlüğe giren yeni başvuru düzeni için 1 Temmuz 2026 değer kaybı değişikliğini anlattığımız yazımızı inceleyebilirsiniz.

Değer kaybı talebinin temel şartları ve hesap yöntemi için araç değer kaybı tazminatının şartlarını anlattığımız yazımızı inceleyebilirsiniz.

Trafik kazası sonrası tazminat sürecinin tamamı için trafik kazası tazminat sürecini anlattığımız yazımızı inceleyebilirsiniz.

Ölümlü kazalarda hak sahiplerinin talep edebileceği tutarın hesabı için destekten yoksun kalma tazminatının hesabını ele aldığımız yazımızı inceleyebilirsiniz.

Sigortasız veya kaçan araç hâlinde izlenecek yol için Güvence Hesabına başvuru koşullarını anlattığımız yazımızı inceleyebilirsiniz.

14. Konut, İşyeri ve Afet Sigortaları

Zorunlu deprem sigortası, binanın deprem ve deprem kaynaklı zararlarını belirli bir azami teminat tutarına kadar karşılar. Eşya, kar kaybı ve enkaz kaldırma gibi kalemler kapsam dışıdır; bunlar için ihtiyari konut veya işyeri poliçesi gerekir.

Konut ve işyeri poliçelerinde en sık yaşanan uyuşmazlıklar şunlardır: eksik sigorta sebebiyle oranlı ödeme, muafiyet uygulaması, hırsızlıkta zorla girme izi aranması, su baskınında tesisatın kimin hâkimiyet alanında olduğunun tespiti ve yangında elektrik tesisatının bakımsızlığı iddiası.

Deprem ve afet teminatındaki yeni düzen için Zorunlu Afet Sigortası ve DASK karşılaştırmasını yaptığımız yazımızı inceleyebilirsiniz.

15. Can Sigortaları: Hayat, Ferdi Kaza ve Sağlık

Can sigortalarında ödeme, zararın miktarına göre değil poliçede kararlaştırılan bedele göre yapılır. Bu nedenle zenginleşme yasağı ve halefiyet kural olarak uygulanmaz.

  • Hayat sigortası: lehtar poliçede gösterilir ve mirasçılardan farklı olabilir. Beyan yükümlülüğü ihlali iddiasına karşı beş yıl kuralı ve illiyet bağı savunmaları belirleyicidir.
  • Kredi hayat sigortası: menfaat çoğu zaman bankaya aittir. Ölüm hâlinde kredi borcunun silinip silinmeyeceği bu poliçeye bağlıdır.
  • Ferdi kaza sigortası: ödeme maluliyet oranına bağlıdır ve oran, yürürlükteki maluliyet yönetmeliğine göre tespit edilir. Ret kararlarının önemli bölümü, olayın kaza tanımına girip girmediği tartışmasından doğar.
  • Özel sağlık ve tamamlayıcı sağlık sigortası: en sık ret gerekçesi, rahatsızlığın poliçe öncesinde var olduğu iddiasıdır. Burada da sigortacının, hastalığın sözleşme kurulurken bilindiğini veya bilinmesi gerektiğini ispat etmesi gerekir.

Beyan yükümlülüğüne dayalı ret kararlarına karşı ileri sürülebilecek savunmalar için kredi hayat sigortasında beyan yükümlülüğünü incelediğimiz yazımızı inceleyebilirsiniz.

16. Sorumluluk Sigortaları

Sorumluluk sigortasıyla sigortacı, sigortalının sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, poliçede öngörülen miktara kadar tazminat öder (TTK m.1473). Uygulamada en çok karşılaşılanlar şunlardır: işveren mali sorumluluk, üçüncü şahıs mali sorumluluk, mesleki sorumluluk, ürün sorumluluk ve kiracı mali sorumluluk teminatları.

Kritik hatırlatma: kendisine bir talep yöneltilen kişi, sorumluluk poliçesi varsa talebi derhal sigortacısına ihbar etmelidir. Geç ihbar, kendi teminatını kaybettirebilir. Rücu talebiyle karşılaşan pek çok kiracı, taşıyıcı veya işveren, elinde bulunan teminatı zamanında devreye sokmadığı için zararı kendi üzerinde bırakır.

17. En Sık Ret Gerekçeleri ve Karşı Argümanlar

Ret gerekçesiKarşı argüman
"Beyan yükümlülüğünü ihlal ettiniz"Soru sorulmadıysa yükümlülük yoktur; illiyet bağı yoksa tam ödeme gerekir; hayat sigortasında beş yıl geçmişse bu gerekçeye dayanılamaz.
"Rizikoyu geç bildirdiniz"Geç ihbar tek başına ret sebebi değildir. Ancak tazminatta artışa yol açmışsa ve kusur varsa indirim yapılır (TTK m.1446/2).
"Olay teminat dışıdır"İstisna hükümleri dar yorumlanır. İstisnanın kapsamına girildiğinin ispatı sigortacıya aittir.
"Belgeleriniz eksik"Hangi belgenin neden gerekli olduğu yazılı olarak sorulmalıdır. Belge eksikliği, kırk beş günlük süreyi süresiz durduran bir gerekçe değildir.
"Eksperimiz bu tutarı belirledi"Eksper raporu kesin delil değildir. Karşı ekspertiz ve bilirkişi incelemesiyle çürütülebilir.
"Aracınız ağır hasarlıdır"Ağır hasar tespitine ve sovtaj değerine itiraz edilebilir. Hurda ve sovtaj bedelinin mahsup yöntemi denetlenmelidir.

Uygulamada en çok karşılaşılan sorular için sigorta hukukunda en çok sorulan konuları topladığımız yazımızı inceleyebilirsiniz.

18. Örnek Metinler

Aşağıdaki iki örnek, dava veya tahkim yoluna gitmeden önce yapılması zorunlu olan yazılı başvuru içindir. Birincisi avukat aracılığıyla, ikincisi kişinin kendi adına verebileceği sade sürümdür. Her iki metin de kendi dosyanızın koşullarına göre uyarlanmalıdır.

ÖRNEK 1: SİGORTA ŞİRKETİNE YAZILI BAŞVURU (VEKİL ARACILIĞIYLA)
... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ'NE

BAŞVURUDA BULUNAN : [Ad Soyad] (T.C. Kimlik No: ...)
VEKİLİ : Av. [Ad Soyad]
POLİÇE NO : ...
HASAR DOSYA NO : ...
RİZİKO TARİHİ : ...
KONU : Sigorta tazminatının ödenmesi talebimizden ibarettir.

AÇIKLAMALAR

1. Müvekkil, şirketiniz nezdinde yukarıda numarası yazılı poliçenin sigortalısıdır. Poliçe riziko tarihinde yürürlükte olup primler eksiksiz ödenmiştir.

2. Riziko [tarih] günü gerçekleşmiş ve durum tarafınıza gecikmeksizin bildirilmiştir. Hasar dosyası açılmış, tarafınızca görevlendirilen eksper incelemesini tamamlamıştır.

3. Türk Ticaret Kanunu'nun 1427. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca sigorta tazminatı, rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra araştırmaların bitmesiyle ve her hâlde riziko ihbarından kırk beş gün sonra muaccel olur. Bildirim tarihinden bu yana anılan süre dolmuş, ancak tarafımıza herhangi bir ödeme yapılmamıştır.

4. Aynı maddenin dördüncü fıkrası gereğince borç muaccel olduğunda sigortacı ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düşer. Bu itibarla şirketiniz temerrüde düşmüş olup muacceliyet tarihinden itibaren temerrüt faizi işlemektedir.

5. Araştırmaların üç ay içinde tamamlanmamış olması hâlinde ise Kanun'un 1427. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, tespit edilecek hasar miktarının en az yüzde ellisinin avans olarak ödenmesi gerekmektedir.

6. İşbu başvuru, sigortacıya karşı dava veya tahkim yoluna başvurulmadan önce yapılması gereken yazılı başvuru niteliğindedir.

TALEP VE SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle; hasar dosyasına ilişkin eksper raporu, hasar tespit tutanağı ve ödeme hesap dökümünün tarafımıza gönderilmesini, poliçe teminatı kapsamındaki sigorta tazminatının temerrüt faiziyle birlikte on beş gün içinde ödenmesini, aksi hâlde Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurulacağını ve yargı yoluna gidileceğini müvekkil adına vekaleten talep ederiz. 07.08.2026
ÖRNEK 2: RET KARARINA İTİRAZ VE ÖDEME TALEBİ (KİŞİNİN KENDİ ADINA)
... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ'NE

Adım Soyadım : ...
T.C. Kimlik No : ...
Poliçe No : ...
Hasar Dosya No : ...
Konu : Ret kararına itirazım ve tazminat ödeme talebimdir.

Sayın Yetkili,

1. Şirketiniz nezdinde sigortalıyım. [Tarih] günü meydana gelen olayı size zamanında bildirdim ve istediğiniz belgeleri teslim ettim.

2. Tarafıma gönderilen [tarih] tarihli yazıda talebimin reddedildiği bildirilmiştir. Bu karara itiraz ediyorum. Ret gerekçesi ile olayın gerçekleşmesi arasında bir nedensellik bağı bulunmamaktadır; gerekçe olarak gösterilen husus, zararın doğmasına sebep olmamıştır.

3. Sigorta sözleşmesinden doğan haklarım Türk Ticaret Kanunu ile korunmaktadır. Anılan Kanun'un 1427. maddesi uyarınca tazminat, riziko ihbarından itibaren en geç kırk beş gün içinde ödenmelidir ve bu süre dolmuştur.

4. Ret kararınızın dayanağı olan eksper raporunun, hasar tespit tutanağının ve poliçe genel şartlarının bir örneğinin tarafıma verilmesini talep ediyorum. Bu belgeleri, başvuracağım mercilere sunmak üzere kullanacağım.

5. Bu başvuru, Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurabilmem için gereken yazılı başvurudur. On beş gün içinde olumlu bir cevap alamazsam Komisyon'a başvuracağımı bildiririm. Komisyon başvurusunu avukatsız olarak kendim de yapabileceğimi biliyorum.

Gereğini bilgilerinize saygılarımla arz ederim. 07.08.2026

Ad Soyad
İmza
Adres ve telefon

Sıkça Sorulan Sorular

Sigorta şirketi kaç gün içinde ödeme yapmak zorundadır?

Türk Ticaret Kanunu m.1427/2 uyarınca sigorta tazminatı, rizikoyla ilgili belgeler sigortacıya verildikten sonra araştırmalar bitince ve her hâlde riziko ihbarından kırk beş gün sonra muaccel olur. Can sigortalarında bu süre on beş gündür. Araştırma üç ay içinde tamamlanamazsa, tespit edilecek hasar miktarının en az yüzde ellisi avans olarak ödenmek zorundadır.

Sigortacı ödemede gecikirse faiz işler mi, ihtar çekmek gerekir mi?

Borç muaccel olunca sigortacı ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düşer (TTK m.1427/4). Yani ayrıca ihtarname göndermek faizin işlemesi için şart değildir. Sigortacının temerrüt faizi ödeme borcundan kurtulmasını öngören sözleşme hükümleri geçersizdir.

Sigorta davasında zamanaşımı kaç yıldır?

Sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren iki yıl, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler ise her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (TTK m.1420). Motorlu araç kazalarında KTK m.109 uyarınca iki yıllık ve her hâlde on yıllık süreler uygulanır, fiil suç oluşturuyorsa uzamış ceza zamanaşımı geçerlidir.

Dava açmadan önce sigorta şirketine başvurmak zorunlu mu?

Evet. Sigortacıya karşı dava veya tahkim yoluna gidilmeden önce yazılı başvuru yapılması gerekir ve bu bir dava şartıdır. Başvuru yapılmadan açılan dava esasa girilmeden usulden reddedilir. Ayrıca uyuşmazlık ticari nitelikteyse, TTK m.5/A uyarınca arabulucuya başvurulmuş olması da ayrı bir dava şartıdır.

Geç ihbar yaptım, sigorta hiç ödeme yapmaz mı?

Hayır. TTK m.1446/2 uyarınca bildirimin geç yapılması ancak ödenecek tazminatta artışa neden olmuşsa ve kusurun ağırlığına göre indirim sebebidir, kendiliğinden ret sebebi değildir. Sigortacı rizikonun gerçekleştiğini daha önce fiilen öğrenmişse bu indirimden de yararlanamaz.

Sigorta uyuşmazlığında hangi mahkeme görevlidir?

Sigorta sözleşmesi Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlendiğinden bu sözleşmeden doğan davalar mutlak ticari dava sayılır ve asliye ticaret mahkemesinde görülür. Motorlu araç kazalarından doğan sorumluluk davaları KTK m.110/2 uyarınca sigortacının şubesinin veya acentenin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi kazanın olduğu yer mahkemesinde de açılabilir.

Sigorta şirketi ödediği parayı benden geri isteyebilir mi?

İki ihtimal vardır. Sigortacı, tazminatı ödediğinde TTK m.1472 uyarınca sigortalının yerine geçer ve zarara sebep olan üçüncü kişiye yönelir. Ayrıca zorunlu trafik sigortasında alkol, ehliyetsizlik gibi hâllerde sigortacı zarar görene ödedikten sonra kendi sigortalısına rücu edebilir. İkisi farklı hukuki rejimlere tabidir.

Eksper raporu bağlayıcı mıdır?

Hayır. Eksper raporu bir delildir, kesin delil değildir. Rapora itiraz edilebilir, karşı ekspertiz yaptırılabilir ve yargılama sırasında bilirkişi incelemesiyle çürütülebilir. Ret veya eksik ödeme kararının dayanağı olan raporun bir örneğinin talep edilmesi, itirazın ilk adımıdır.

Poliçedeki özel şart, genel şartın önüne geçer mi?

Özel şart sigortalı lehine ise geçerlidir. Sigortalı aleyhine ağırlaştırıcı hükümler ise dar yorumlanır ve sigortacının bu hükmü sigorta ettirene açıkça bildirdiğini ispat etmesi beklenir. Emredici kanun hükümlerine aykırı olan ve sigorta ettiren, sigortalı veya lehtar aleyhine sonuç doğuran düzenlemeler geçersizdir.

Bu işlemleri avukatsız kendim yapabilir miyim?

Sigorta şirketine yazılı başvuruyu, ret kararına itirazı ve Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvuruyu kendi adınıza yapabilirsiniz. Bedensel zarar, destekten yoksun kalma, yüksek tutarlı hasar ve rücu talepleri gibi hesap ve kusur tartışması içeren dosyalarda ise hukuki destek almak yerinde olur. Gider avansını karşılayamayacak durumdaysanız baronun adli yardım bürosuna başvurabilirsiniz.

Güncel gelişme: SEDDK'nın 5 Ağustos 2026 tarihli ve 1862 sayılı Kurul Kararına dayanan 2026/02 sayılı Kurum Sirküleri, kasko ve zorunlu trafik sigortası kapsamındaki maddi hasarlarda ekspertiz süreci tamamlanmadan yapılan tahkim başvurularının hangi şartlarda değerlendirmeye alınmayacağını düzenlemiştir. Ayrıntılar için Eksper Raporu Tamamlanmadan Sigorta Tahkim Komisyonu'na Başvuru: SEDDK'nın 2026/02 Sayılı Sirküleri Neler Getiriyor? başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.

Bu yazı, yürürlükteki Türk Ticaret Kanunu, Karayolları Trafik Kanunu ve ilgili mevzuat esas alınarak hazırlanmış genel bilgilendirme amaçlı bir içeriktir; hukuki görüş veya avukatlık hizmeti niteliği taşımaz. Genel şartlar, teminat tutarları ve parasal sınırlar yıl içinde değişebilir; her dosya kendi somut şartları içinde değerlendirilmelidir. Yukarıdaki örnek metinler şablon olup uyarlanmadan kullanılmamalıdır. Sigorta uyuşmazlığınızın değerlendirilmesi için büromuzla iletişime geçebilirsiniz.

← Önceki Yazı Sigortacının Elektrik Dağıtım Şirketine Rücusu Reddedildi: İlliyet Bağı İspatlanamadı Sonraki Yazı → Sigorta Rücu Alacağında İcra Takibi mi Dava mı? İtirazın İptali, Zorunlu Arabuluculuk ve İcra İnkâr Tazminatı (2026)