Kısa cevap: Sosyal Güvenlik Kurumu, iş kazası veya meslek hastalığı sebebiyle sigortalıya ve hak sahiplerine yaptığı ödemeleri sorumlulardan geri ister. Talebin muhatabına göre istenebilecek tutar değişir. İşveren, ancak kastı veya iş sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu kaza meydana gelmişse sorumludur ve bu hâlde Kurumca yapılan ve ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere istenir (5510 m.21/1). Sorumluluğun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır. Buna karşılık kaza üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse, ödemeler ile ilk peşin sermaye değerinin yalnızca yarısı o kişiye rücu edilir (5510 m.21/4). Sigortalısını süresinde bildirmeyen işveren ise, m.21/1'deki sorumluluk hâlleri aranmaksızın tüm masraflardan sorumlu tutulur (5510 m.23). Kurumca açılacak tazminat ve rücu davaları on yıllık zamanaşımına tabidir; süre gelir ve aylıklar bakımından Kurum onay tarihinden, masraf ve ödemeler için ödeme tarihinden başlar (5510 m.93/3). Bu davalar iş mahkemesinde görülür ve iş kazasından kaynaklanan rücu davalarında arabuluculuk dava şartı değildir (7036 m.3/3).
SGK'nın rücu davası, uygulamada özel sigorta şirketlerinin rücu davasıyla karıştırılır. Oysa ikisi ayrı kanunlara dayanır, tutarları farklı hesaplanır, zamanaşımı süreleri ve görevli mahkemeleri ayrıdır. Bu yazıda talebin hangi maddeye dayandığına göre değişen kurallar tek tek ele alınmaktadır.
Sigorta hukukunun tamamına ilişkin başvuru metni için sigorta hukuku rehberimizi inceleyebilirsiniz.
Önce Harita: Hangi Madde, Kime, Ne Kadar?
| Dayanak | Kime yöneltilir? | İstenebilecek tutar | Aranan şart |
|---|---|---|---|
| 5510 m.21/1 | İşverene | Yapılan ve ileride yapılacak ödemeler ile bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalının işverenden isteyebileceği tutarla sınırlı | İşverenin kastı veya iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına aykırı hareketi, ayrıca illiyet bağı |
| 5510 m.21/2 | İşverene | Bildirim tarihine kadar ödenen geçici iş göremezlik ödeneği | İş kazasının süresinde Kuruma bildirilmemesi |
| 5510 m.21/3 | İşverene | Ödenen geçici iş göremezlik ödeneği | Sağlık raporu olmadan veya rapora aykırı olarak bünyece elverişsiz işte çalıştırma |
| 5510 m.21/4 | Üçüncü kişiye ve kusurlu ise onu çalıştırana | Ödemeler ile ilk peşin sermaye değerinin yarısı | Kazanın üçüncü kişinin kusuruyla meydana gelmesi |
| 5510 m.23 | İşverene | Her türlü masraf ile gelirin ilk peşin sermaye değeri | Sigortalının süresinde bildirilmemiş olması. m.21/1'deki sorumluluk hâlleri aranmaz |
| 5510 m.39 | Üçüncü kişiye | Bağlanacak aylığın ilk peşin sermaye değerinin yarısı | Üçüncü kişinin kastı ile malullük, vazife malullüğü veya ölüm |
| 5510 m.76 | İşverene veya üçüncü kişiye | Yapılan sağlık hizmeti giderleri | İşveren için ihmal, kast veya mevzuata aykırılık; üçüncü kişi için kast, suç sayılır hareket veya ihmalin mahkeme kararıyla tespiti |
Bu tablo, savunma yaparken ilk bakılacak yerdir. Kurumun dava dilekçesinde hangi maddeye dayandığı, hangi tutarın isteneceğini ve hangi şartın ispatlanması gerektiğini doğrudan belirler. Uygulamada Kurumun m.21/4 kapsamındaki bir talebi m.21/1 gibi tam tutar üzerinden ileri sürmesi, savunmada ilk yakalanması gereken hatadır.
İlk Peşin Sermaye Değeri Nedir?
Kurum, iş kazası sonucu sürekli iş göremez duruma gelen sigortalıya ya da ölüm hâlinde hak sahiplerine aylık gelir bağlar. Bu gelir yıllarca ödenecektir. İlk peşin sermaye değeri, gelecekte ödenecek bu gelirlerin, gelirin başladığı tarih itibarıyla bugünkü değere indirgenmiş toplamıdır.
Hesap, mortalite tablosu ve teknik faiz kullanılarak aktüeryal yöntemle yapılır; uygulamada TRH 2010 yaşam tablosu esas alınır. Sigortalının yaşı, gelir bağlama oranı, sürekli iş göremezlik derecesi ve hak sahiplerinin durumu sonucu doğrudan etkiler.
Savunma bakımından kritik iki nokta:
- Rücuya konu olabilecek tutar, ilk peşin sermaye değeridir. Sonradan yapılan artışlar, gelirdeki güncellemeler ve ek ödemeler kural olarak rücuya konu edilemez. Kurumun güncellenmiş tutar üzerinden talepte bulunduğu dosyalarda bu husus itiraz konusu yapılmalıdır.
- Talep, sigortalının veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarı aşamaz. Bu, kanunun açık ifadesidir ve uygulamada tavan olarak adlandırılır. Yani önce sigortalının gerçek zararı hesaplanır, Kurumun talebi bu tutarla sınırlanır.
İşverene Rücu: 5510 m.21/1'in Üç Şartı
Kurumun işverene yönelmesi otomatik değildir. Üç şartın birlikte gerçekleşmesi aranır:
- Kusur: işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi bulunmalıdır. Basit bir ihmal değil, mevzuata aykırılık ölçütü esastır.
- İlliyet bağı: kaza, bu aykırılık sonucu meydana gelmiş olmalıdır. Mevzuata aykırılık bulunsa dahi kaza başka bir sebepten doğmuşsa sorumluluk kurulamaz.
- Kaçınılmazlık ilkesinin gözetilmesi: kanun, işverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesinin dikkate alınacağını açıkça söyler. Alınması gereken tüm tedbirler alınmış olmasına rağmen önlenemeyen olaylarda sorumluluk buna göre azalır veya kalkar.
Uygulamada bilirkişi heyeti kusuru işveren, sigortalı ve varsa üçüncü kişi arasında paylaştırır ve kaçınılmazlık payını ayrıca gösterir. Kurumun talebi, işverene düşen kusur oranıyla sınırlanır. Sigortalının kendi kusuru ve kaçınılmazlık payı işverenden istenemez.
Sigortasız çalıştıran işveren: m.23'ün ağır sonucu
Sigortalı çalıştırmaya başlandığı süresi içinde bildirilmemişse, bildirgenin sonradan verildiği veya çalıştırmanın Kurumca tespit edildiği tarihten önce meydana gelen iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık hâllerinde gelir ve ödenekler yine Kurumca ödenir. Ancak bu ödemelerin tutarı ile gelirin ilk peşin sermaye değeri, m.21/1'de yazılı sorumluluk hâlleri aranmaksızın işverene ayrıca ödettirilir (5510 m.23).
Bu hüküm, kayıt dışı çalıştırmanın en pahalı sonucudur. İşveren burada kusursuz olduğunu ileri sürerek kurtulamaz; sorumluluğun tek şartı sigortalının süresinde bildirilmemiş olmasıdır. Savunma ancak bildirimin süresinde yapıldığının ispatı, kazanın iş kazası sayılmadığı veya hesaplanan tutarın hatalı olduğu yönünde kurulabilir.
İş ilişkisinden doğan diğer uyuşmazlıklar için iş sözleşmesinin feshi ve işçilik alacaklarını ele aldığımız yazımızı inceleyebilirsiniz.
Üçüncü Kişiye Rücu: Neden Yalnızca Yarısı?
5510 m.21/4, çok bilinmeyen ama savunmada doğrudan sonuç doğuran bir kural içerir. Kaza, meslek hastalığı veya hastalık üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücu edilir.
Bu, üçüncü kişi bakımından kanuni bir indirimdir. Kurumun tam tutar üzerinden talepte bulunduğu dosyalarda, talebin yarıya indirilmesi gerektiği savunması ilk sırada ileri sürülmelidir. Üçüncü kişinin kusur oranı ayrıca uygulanır; yani yarıya indirilen tutar, bir de kusur oranıyla çarpılır.
Benzer bir kural 5510 m.39'da yer alır: üçüncü bir kişinin kastı nedeniyle malul veya vazife malulü olan sigortalıya ya da ölüm hâlinde hak sahiplerine bağlanacak aylığın ilk peşin sermaye değerinin yarısı için Kurumca rücu edilir. Burada aranan kusur derecesi ihmal değil kasttır.
Rücu edilemeyen hâller
- İş kazası, meslek hastalığı ve hastalık; kamu görevlileri, er ve erbaşlar ile kamu idareleri tarafından görevlendirilen diğer kişilerin vazifelerinin gereği olarak yaptıkları fiiller sonucu meydana gelmişse, bu fiillerden dolayı haklarında kesinleşmiş mahkûmiyet kararı bulunanlar hariç olmak üzere kurumuna veya ilgililere rücu edilmez (5510 m.21/5).
- İş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölümlerde, olayın meydana gelmesinde kusuru bulunan hak sahiplerine ve iş kazası sonucu ölen kusurlu sigortalının hak sahiplerine rücu edilmez.
Trafik Kazası ve SGK: Sık Karıştırılan Üç Kural
Trafik kazasının aynı zamanda iş kazası olduğu dosyalarda hem Karayolları Trafik Kanunu hem 5510 sayılı Kanun devreye girer. Üç kuralın birlikte okunması gerekir.
| Konu | Kural |
|---|---|
| Tedavi giderleri | KTK m.98 uyarınca trafik kazaları sebebiyle sağlık kurum ve kuruluşlarının sunduğu sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır. Sigorta şirketleri ve Güvence Hesabı, yazılan primler üzerinden belirlenen tutarı Kuruma aktarır ve aktarımla birlikte bu teminat kapsamındaki yükümlülükleri sona erer. |
| Gelir kaybı ödemelerinde sigortacının sorumluluğu | KTK m.92'ye 2021 yılında eklenen fıkra uyarınca, SGK tarafından yapılan gelir kaybına ilişkin ödemelerde 5510 m.21 uyarınca sigortacının Kuruma karşı sorumluluğu varsa, bu sorumluluk sigortacının kendi sigortalısının kusuru oranında devam eder. |
| Teminat dışı kalemler | Zorunlu trafik sigortasında manevi tazminat, gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi dolaylı zararlar teminat dışıdır (KTK m.92/f ve m.92/k). Bu kalemler sigortacıdan değil, doğrudan sorumludan istenir. |
Zorunlu trafik sigortasında sigortacının kendi sigortalısına yönelmesi için sigortacının kendi sigortalısına rücusunu ele aldığımız yazımızı inceleyebilirsiniz.
Sigortasız araç hâlinde işleyen ödeme ve rücu düzeni için Güvence Hesabı yazımızı inceleyebilirsiniz.
Zamanaşımı: On Yıl, Ama Başlangıcı Farklı
5510 sayılı Kanun m.93/3 konuyu açık biçimde düzenler: bu Kanuna dayanılarak Kurumca açılacak tazminat ve rücu davaları on yıllık zamanaşımına tabidir. Zamanaşımı tarihi:
- Rücu konusu gelir ve aylıklar bakımından Kurum onay tarihinden,
- Masraf ve ödemeler için ise masraf veya ödeme tarihinden itibaren başlar.
Bu, özel sigorta şirketlerinin rücu alacaklarına göre çok daha uzun bir süredir. Motorlu araç kazalarında sigorta şirketlerinin birbirlerine rücu hakkı iki yılda zamanaşımına uğrarken (KTK m.109/4), Kurumun talebi on yıl boyunca ileri sürülebilir. Bu yüzden iş kazası dosyalarında, tazminat davası çoktan bitmiş olsa bile Kurumun rücu davasıyla yıllar sonra karşılaşmak mümkündür.
Buna karşılık başlangıç tarihi denetlenmelidir. Kurum onay tarihinin dosyada belgelenmesi istenmeli, birden fazla gelir bağlama işlemi varsa her biri için sürenin ayrı hesaplanması gerektiği ileri sürülmelidir.
Diğer alanlardaki dava ve itiraz süreleri için hukukta süreler rehberimizi inceleyebilirsiniz.
Görevli Mahkeme ve Arabuluculuk
- Görev: 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.5/1-b uyarınca, idari para cezalarına itirazlar hariç olmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumunun taraf olduğu, iş ve sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklara iş mahkemeleri bakar.
- Yetki: davalı gerçek veya tüzel kişinin dava tarihindeki yerleşim yeri mahkemesi ile işin veya işlemin yapıldığı yer mahkemesi yetkilidir. Davalı birden fazlaysa birinin yerleşim yeri de yetkilidir. Bu hükümlere aykırı yetki sözleşmeleri geçersizdir (7036 m.6).
- Arabuluculuk: 7036 m.3/3 uyarınca iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davaları hakkında dava şartı arabuluculuk uygulanmaz. Yani bu davalarda arabulucuya gitmeden doğrudan dava açılabilir.
- Yargılama usulü: iş mahkemelerinde basit yargılama usulü uygulanır (7036 m.7). Cevap süresi ve delil sunma süreleri bu usule göre işler, kaçırılan süreler telafi edilemez.
İcra takibi, itirazın iptali ve icra inkâr tazminatı gibi usul konuları için rücu alacağında icra takibi ve itirazın iptali usulünü anlattığımız yazımızı inceleyebilirsiniz.
Savunma Kontrol Listesi
Kendisine SGK rücu davası açılan işveren veya üçüncü kişi bakımından sırasıyla denetlenecek başlıklar şunlardır:
- Dayanak madde doğru mu? Talep m.21/4 kapsamındaysa yalnızca ilk peşin sermaye değerinin yarısı istenebilir. Kurumun tam tutar talebi bu noktada yarıya inebilir.
- Kusur unsuru ispatlanmış mı? m.21/1 için işverenin kastı veya mevzuata aykırı hareketi aranır. Genel bir "gerekli önlem alınmamıştır" ifadesi yeterli değildir, hangi mevzuat hükmünün nasıl ihlal edildiği somutlaştırılmalıdır.
- Kaçınılmazlık payı gözetildi mi? Kanun bunu açıkça emreder. Bilirkişi raporunda kaçınılmazlık değerlendirmesi yoksa rapora itiraz edilmelidir.
- Sigortalının kusuru düşüldü mü? Sigortalıya düşen kusur oranı işverenden istenemez.
- Tavan hesabı yapıldı mı? Talep, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarı aşamaz. Bu hesap yapılmadan hükmedilen kararlar eksik incelemeye dayanır.
- İlk peşin sermaye değeri mi, güncel değer mi istenmiş? Rücuya konu olan ilk değerdir.
- Zamanaşımı doldu mu? On yıllık sürenin başlangıcı, gelir ve aylıklarda Kurum onay tarihi, masraf ve ödemelerde ödeme tarihidir. Def'i cevap dilekçesinde ileri sürülmelidir.
- Mükerrer tahsil var mı? Sigortalı veya hak sahipleri işverenden ya da üçüncü kişiden daha önce tazminat almışsa, Kurumun talebiyle çakışan kısım denetlenmelidir.
- Sorumluluk poliçeniz var mı? İşveren mali sorumluluk sigortası veya üçüncü şahıs mali sorumluluk teminatı varsa talep derhal sigortacıya ihbar edilmelidir. Geç ihbar kendi teminatınızı kaybettirebilir.
Özel sigorta şirketlerinin halefiyete dayalı rücu talepleri için halefiyet ve üçüncü kişilere rücuyu ele aldığımız yazımızı inceleyebilirsiniz.
Ölümlü olaylarda hak sahiplerinin talep edebileceği tutarın hesabı için destekten yoksun kalma tazminatının hesabını ele aldığımız yazımızı inceleyebilirsiniz.
Örnek Metinler
Aşağıdaki üç örnek, SGK rücu davasının farklı taraf ve aşamaları içindir. Birinci ve ikinci örnek vekil aracılığıyla, üçüncü örnek kişinin kendi adına verebileceği sade sürümdür. Her biri dosyanın somut koşullarına göre uyarlanmalıdır.
| ÖRNEK 1: SGK RÜCU DAVASINA CEVAP DİLEKÇESİ (İŞVEREN VEKİLİ) |
|---|
|
[İL] ... İŞ MAHKEMESİNE DOSYA NO : 2026/... Esas DAVALI : [Şirket unvanı] VEKİLİ : Av. [Ad Soyad] DAVACI : Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı KONU : Davaya cevaplarımız ve zamanaşımı def'imizin sunulmasıdır. AÇIKLAMALAR 1. Dava dilekçesi müvekkile [tarih] tarihinde tebliğ edilmiştir. Süresi içinde cevaplarımızı sunuyoruz. Davayı ve dayanaklarını kabul etmiyoruz. 2. Zamanaşımı def'inde bulunuyoruz. 5510 sayılı Kanun'un 93. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Kurumca açılacak tazminat ve rücu davaları on yıllık zamanaşımına tabidir ve zamanaşımı, rücu konusu gelir ve aylıklar bakımından Kurum onay tarihinden, masraf ve ödemeler için ise masraf veya ödeme tarihinden itibaren başlar. Davacı Kurumun gelir bağlama onay tarihi ile dava tarihi arasında bu süre dolmuştur. Onay tarihini gösterir belgelerin dosyaya celbini ve zamanaşımı def'imizin öncelikle incelenmesini talep ederiz. 3. Müvekkilin sorumluluğunun şartları oluşmamıştır. 5510 sayılı Kanun'un 21. maddesinin birinci fıkrası uyarınca işverenin sorumluluğu için kast veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareket bulunması ve kazanın bu aykırılık sonucu meydana gelmesi gerekir. Dava dilekçesinde hangi mevzuat hükmünün nasıl ihlal edildiği somut olarak gösterilmemiştir. Müvekkil işyerinde risk değerlendirmesi yapılmış, iş sağlığı ve güvenliği eğitimleri verilmiş, kişisel koruyucu donanım tutanak karşılığı teslim edilmiştir. 4. Kaçınılmazlık ilkesinin gözetilmesini talep ederiz. Anılan maddenin açık hükmü uyarınca işverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır. Bilirkişi incelemesinde kaçınılmazlık payının ayrıca belirlenmesini talep ederiz. 5. Sigortalının kendi kusuru düşülmelidir. Olayın oluşumunda sigortalının talimatlara aykırı davranışının payı bulunmaktadır. Sigortalıya düşen kusur oranına isabet eden tutar müvekkilden istenemez. 6. Talep tutarı kanuni tavanı aşmaktadır. Kanun, Kurumun talebini sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlamıştır. Sigortalının gerçek zararı hesaplanmadan ve bu tavan belirlenmeden hüküm kurulması eksik incelemedir. Ayrıca rücuya konu olabilecek tutar ilk peşin sermaye değeridir; sonradan yapılan artışlar talebe dâhil edilemez. HUKUKİ SEBEPLER : 5510 sayılı Kanun m.21, m.93, 6331 sayılı Kanun, 7036 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat. DELİLLER : İşyeri sicil dosyası, risk değerlendirme raporu, iş sağlığı ve güvenliği eğitim kayıtları, kişisel koruyucu donanım teslim tutanakları, iş kazası tutanağı, müfettiş raporu, ceza dosyası, Kurum gelir bağlama dosyası ve onay belgeleri, bilirkişi incelemesi, tanık ve her türlü yasal delil. SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklanan nedenlerle öncelikle zamanaşımı def'imizin kabulüyle davanın reddine, aksi hâlde kusur, kaçınılmazlık ve kanuni tavan yönünden inceleme yaptırılarak davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini müvekkil adına vekaleten talep ederiz. 07.08.2026 |
| ÖRNEK 2: BİLİRKİŞİ RAPORUNA İTİRAZ DİLEKÇESİ (VEKİL ARACILIĞIYLA) |
|---|
|
[İL] ... İŞ MAHKEMESİNE DOSYA NO : 2026/... Esas BEYANDA BULUNAN DAVALI VEKİLİ : Av. [Ad Soyad] KONU : [Tarih] tarihli bilirkişi raporuna itirazlarımızın sunulmasıdır. AÇIKLAMALAR 1. [Tarih] tarihli bilirkişi raporu tarafımıza tebliğ edilmiştir. Süresi içinde itirazlarımızı sunuyoruz. 2. Kaçınılmazlık payı belirlenmemiştir. 5510 sayılı Kanun'un 21. maddesi, işverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesinin dikkate alınmasını emretmektedir. Raporda kusur yalnızca işveren ve sigortalı arasında paylaştırılmış, kaçınılmazlık payı hiç değerlendirilmemiştir. Bu yönüyle rapor eksiktir. 3. Kanuni tavan hesabı yapılmamıştır. Kurumun talebi, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarla sınırlıdır. Raporda sigortalının gerçek zararı hesaplanmamış, yalnızca Kurumun bildirdiği tutar esas alınmıştır. Gerçek zarar hesabının yapılarak talebin bu tavanla sınırlandırılması gerekir. 4. İlk peşin sermaye değeri yerine güncellenmiş tutar esas alınmıştır. Rücuya konu olabilecek tutar, gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeridir. Sonradan yapılan artışlar ve güncellemeler talebe dâhil edilemez. Hesabın bu ayrım gözetilerek yenilenmesini talep ederiz. 5. Rapor, dayanak maddeyi hatalı belirlemiştir. Olay üçüncü kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmiş olup 5510 sayılı Kanun'un 21. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca yalnızca ilk peşin sermaye değerinin yarısı rücu edilebilir. Raporda tam tutar esas alınmıştır. SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklanan nedenlerle bilirkişi raporuna itirazlarımızın kabulü ile kaçınılmazlık payını, kanuni tavan hesabını ve ilk peşin sermaye değeri ayrımını içerecek biçimde yeni bir heyetten ek rapor alınmasına karar verilmesini müvekkil adına vekaleten talep ederiz. 07.08.2026 |
| ÖRNEK 3: ÜÇÜNCÜ KİŞİ OLARAK SGK RÜCU DAVASINA CEVAP DİLEKÇESİ (KİŞİNİN KENDİ ADINA) |
|---|
|
[İL] ... İŞ MAHKEMESİNE DOSYA NO : 2026/... Esas CEVAP VEREN DAVALI : [Ad Soyad] (T.C. Kimlik No: ...) ADRES : ... DAVACI : Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı KONU : Davaya cevaplarımın sunulmasıdır. AÇIKLAMALAR 1. Dava dilekçesi tarafıma [tarih] tarihinde tebliğ edilmiştir. Süresi içinde cevaplarımı sunuyorum. Davayı kabul etmiyorum. 2. Talep edilen tutarın yarıya indirilmesi gerekir. Olay üçüncü kişi konumundaki tarafımın kusuru iddiasına dayanmaktadır. 5510 sayılı Kanun'un 21. maddesinin dördüncü fıkrası, üçüncü kişilere yalnızca ödemeler ile bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin yarısının rücu edilebileceğini açıkça düzenlemektedir. Davacı Kurum tam tutar üzerinden talepte bulunmuştur, bu talep kanuna aykırıdır. 3. Kusur oranına itiraz ediyorum. Olayın oluşumunda kusurum bulunmamaktadır. Kusur durumunun uzman bilirkişi incelemesiyle belirlenmesini talep ederim. Kusurum kısmen kabul edilse dahi, yarıya indirilen tutarın ayrıca kusur oranımla sınırlandırılması gerekir. 4. Zamanaşımı def'inde bulunuyorum. 5510 sayılı Kanun'un 93. maddesi uyarınca Kurumun rücu davaları on yıllık zamanaşımına tabidir ve süre, gelir ve aylıklarda Kurum onay tarihinden başlar. Onay tarihini gösteren belgelerin dosyaya getirtilmesini ve zamanaşımı def'imin değerlendirilmesini talep ederim. 5. Hesabın denetlenmesini talep ediyorum. Rücuya konu tutar, gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeridir. Sonradan yapılan artışların talebe eklenip eklenmediğinin incelenmesini isterim. 6. Aynı olay nedeniyle sigortalıya veya hak sahiplerine daha önce tarafımca ya da bir sigorta şirketince ödeme yapılmışsa, mükerrer tahsili önlemek üzere bu tutarların mahsubunu talep ederim. SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıkladığım nedenlerle öncelikle zamanaşımı def'imin kabulüyle davanın reddine, aksi hâlde talebin kanunda öngörüldüğü üzere ilk peşin sermaye değerinin yarısıyla ve kusur oranımla sınırlandırılarak fazlaya ilişkin istemin reddine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini saygılarımla talep ederim. 07.08.2026 Ad Soyad İmza |
Sıkça Sorulan Sorular
SGK iş kazasında işverene neyi rücu eder?
5510 sayılı Kanun m.21/1 uyarınca Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine yapılan ve ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı istenir. Ancak bu talep, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlıdır ve işverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır.
Üçüncü kişiden ne kadar rücu edilebilir?
İş kazası, meslek hastalığı veya hastalık üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse, yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin yalnızca yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve kusurlu ise onları çalıştıranlara rücu edilir (5510 m.21/4). Bu yarım oranı kanundan gelir ve üçüncü kişinin kusur oranı ayrıca uygulanır.
Sigortasız işçi çalıştırdım, kusurum yoksa yine de sorumlu olur muyum?
Evet. 5510 m.23 uyarınca sigortalı süresinde bildirilmemişse, bildirimden önce meydana gelen iş kazası sebebiyle Kurumca yapılan ve ileride yapılması gerekli her türlü masrafın tutarı ile gelirin ilk peşin sermaye değeri, m.21/1'de yazılı sorumluluk hâlleri aranmaksızın işverene ödettirilir. Yani kusursuz olduğunuzu ileri sürerek bu sorumluluktan kurtulamazsınız.
SGK rücu davasında zamanaşımı kaç yıldır?
On yıldır. 5510 m.93/3 uyarınca Kurumca açılacak tazminat ve rücu davaları on yıllık zamanaşımına tabidir. Zamanaşımı, rücu konusu gelir ve aylıklar bakımından Kurum onay tarihinden, masraf ve ödemeler için ise masraf veya ödeme tarihinden itibaren başlar. Zamanaşımı hâkim tarafından kendiliğinden dikkate alınmaz, cevap dilekçesinde def'i olarak ileri sürülmelidir.
SGK rücu davası hangi mahkemede görülür?
İş mahkemesinde görülür. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.5/1-b uyarınca, idari para cezalarına itirazlar hariç olmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumunun taraf olduğu ve iş ile sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklara iş mahkemeleri bakar. Yetkili mahkeme davalının yerleşim yeri ile işin veya işlemin yapıldığı yer mahkemesidir.
SGK rücu davası açmadan önce arabulucuya gitmek zorunlu mu?
Hayır. 7036 sayılı Kanun m.3/3, iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davalarını dava şartı arabuluculuk kapsamı dışında bırakmıştır. Bu davalarda doğrudan dava açılabilir.
İlk peşin sermaye değeri ne demektir?
Kurumun sigortalıya veya hak sahiplerine bağladığı gelirin, gelirin başladığı tarih itibarıyla bugünkü değere indirgenmiş toplamıdır. Hesap aktüeryal yöntemle, yaşam tablosu ve teknik faiz kullanılarak yapılır. Rücuya konu olabilecek tutar ilk değerdir; sonradan yapılan artışlar ve güncellemeler talebe dâhil edilemez.
Kaçınılmazlık savunması ne işe yarar?
5510 m.21/1, işverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesinin dikkate alınacağını açıkça düzenler. Alınması gereken tüm tedbirler alınmış olmasına rağmen önlenemeyen olaylarda bu pay ayrıca belirlenir ve işverenin sorumluluğu buna göre azalır. Bilirkişi raporunda kaçınılmazlık değerlendirmesi yoksa rapora itiraz edilmelidir.
Trafik kazasında tedavi giderlerini kim öder, sigorta şirketine rücu edilebilir mi?
KTK m.98 uyarınca trafik kazaları sebebiyle sağlık kurum ve kuruluşlarının sunduğu sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır. Sigorta şirketleri ve Güvence Hesabı yazılan primler üzerinden belirlenen tutarı Kuruma aktarır ve bu aktarımla birlikte anılan teminat kapsamındaki yükümlülükleri sona erer.
Kurum hem işverene hem üçüncü kişiye aynı anda dava açabilir mi?
Olayda hem işverenin mevzuata aykırı hareketi hem de üçüncü kişinin kusuru varsa Kurum her ikisine de yönelebilir. Ancak istenebilecek tutarlar farklı hesaplanır: işverenden kanuni tavanla sınırlı olarak tam ilk peşin sermaye değeri, üçüncü kişiden ise yarısı istenebilir. Ayrıca her birinin talebi kendi kusur oranıyla sınırlıdır ve toplam tahsilat gerçek zararı aşamaz.
Bu yazı, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun yürürlükteki hükümleri esas alınarak hazırlanmış genel bilgilendirme amaçlı bir içeriktir; hukuki görüş veya avukatlık hizmeti niteliği taşımaz. Peşin sermaye değeri hesapları aktüeryal nitelikte olup her dosyada uzman incelemesi gerektirir. Yukarıdaki örnek metinler şablon olup uyarlanmadan kullanılmamalıdır. Tarafınıza açılmış bir rücu davası varsa cevap süreleri kısadır; vakit kaybetmeden değerlendirme yaptırın. Dosyanızın incelenmesi için büromuzla iletişime geçebilirsiniz.
Av. Hakan Elçi