Maltepe / İstanbul, Hafta içi 09:00 – 18:00 (Acil 7/24) ☎ 0216 606 56 58 info@elci.av.tr
Kıyı ve Sahil Şeritleri Bakanlık İştiraklerine Protokolle Kiralanabilecek: 9 Ağustos 2026 Yönetmelik Değişikliği Neyi Değiştiriyor?

Kıyı ve Sahil Şeritleri Bakanlık İştiraklerine Protokolle Kiralanabilecek: 9 Ağustos 2026 Yönetmelik Değişikliği Neyi Değiştiriyor?

Kısa cevap: 9 Ağustos 2026 tarihli ve 33335 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan yönetmelik, Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmeliğin 81. maddesine beşinci fıkra ekledi. Yeni fıkraya göre Bakanlıkça uygun görülecek kıyı ve sahil şeritleri ile bu alanlar üzerinde yapılması zorunlu ticari üniteler, hasılat ve/veya gelirden pay alınması suretiyle, bu alanların bakım, onarım, güvenlik ve temizlik gibi işletme uygulamalarının yürütülmesi amacıyla Bakanlığın merkez teşkilatına, döner sermaye işletmesi müdürlüğüne, bağlı, ilgili ve ilişkili kurum ve kuruluşlarına ve bunların iştiraklerine, düzenlenecek protokolle kiraya verilebilecek. Değişiklik yalnızca üç maddeden oluşuyor ve yayımı tarihinde, yani 9 Ağustos 2026'da yürürlüğe girdi. Bu düzenleme kıyılardan yararlanma hakkını kaldırmıyor: Anayasa'nın 43. maddesi, Kıyı Kanununun 5. ve 6. maddelerindeki herkesin eşit ve serbest yararlanma güvencesi ile kıyıya giriş engeli koyma yasağı aynen yürürlüktedir. Değişen şey, kıyıdaki ticari işletmeciliğin kime ve hangi usulle bırakılacağıdır.

Düzenlemenin Künyesi

Başlıkİçerik
AdıHazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik
Yayım9 Ağustos 2026 tarihli ve 33335 sayılı Resmî Gazete
DüzenleyenÇevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı
Değiştirilen metin19/6/2007 tarihli ve 26557 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik
Değişen maddeYalnızca 81. madde. Maddeye beşinci fıkra eklenmiştir, mevcut dört fıkraya dokunulmamıştır
Madde sayısı3 madde (1: fıkra ekleme, 2: yürürlük, 3: yürütme)
YürürlükYayımı tarihinde, yani 9 Ağustos 2026. Geçiş süresi veya erteleme yoktur
YürütmeÇevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı
Yönetmeliğin dayanağı2886 sayılı Devlet İhale Kanunu m.74, 4706 sayılı Kanun ve 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi m.101/1-(b)

Eklenen Fıkranın Tam Metni

Yönetmeliğin 81. maddesine eklenen beşinci fıkra şöyledir:

"(5) 3621 sayılı Kıyı Kanunu ve Kıyı Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik ile onaylı imar planı hükümlerine uygun olarak düzenleme yapılması kaydıyla, Bakanlıkça uygun görülecek kıyı ve sahil şeritleri ve bu alanlar üzerinde yapılması zorunlu ticari üniteler; hasılat ve/veya gelirden pay alınması suretiyle, bu alanların bakım, onarım, güvenlik, temizlik ve benzeri işletme uygulamalarının yürütülmesini sağlamak amacıyla Bakanlığın merkez teşkilatına, döner sermaye işletmesi müdürlüğüne, bağlı, ilgili ve ilişkili kurum, kuruluş ve bunların iştiraklerine düzenlenecek protokol ile kiraya verilebilir."

Cümlenin Parça Parça Çözümü

Tek cümlelik bu fıkra, birbirinden bağımsız altı hukuki tercihi bir arada taşıyor. Metnin ne getirdiğini görmek için cümleyi bileşenlerine ayırmak gerekir.

Metindeki ifadeHukuki anlamı
"Kıyı Kanunu ve Kıyı Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik ile onaylı imar planı hükümlerine uygun olarak düzenleme yapılması kaydıyla"Üst mevzuat saklı tutulmuştur. Kiralama, kıyı mevzuatının yapı ve kullanım sınırlarını aşamaz. Kiralanan alanda ne yapılabileceğini belirleyen hâlâ onaylı uygulama imar planıdır, kira sözleşmesi değildir
"Bakanlıkça uygun görülecek kıyı ve sahil şeritleri"Hangi kıyının bu kapsama alınacağı ölçüt gösterilmeksizin Bakanlığın takdirine bırakılmıştır. Metinde nitelik, büyüklük, ihtiyaç veya öncelik ölçütü yoktur
"ve bu alanlar üzerinde yapılması zorunlu ticari üniteler"Kiralamanın konusu yalnızca yapı değildir. Alanın kendisi de kira konusudur. "Yapılması zorunlu ticari ünite" ifadesinin karşılığı ise ne bu Yönetmelikte ne de kıyı mevzuatında tanımlıdır
"hasılat ve/veya gelirden pay alınması suretiyle"Bedel, taşınmazın rayiç değerine göre değil, işletmenin cirosuna göre belirlenir. Oran metinde yazmamaktadır
"bakım, onarım, güvenlik, temizlik ve benzeri işletme uygulamalarının yürütülmesini sağlamak amacıyla"Düzenlemenin beyan edilen amacı budur. Bu ifade, ileride açılacak bir davada işlemin amaç yönünden denetiminde ölçüt olarak kullanılabilir
"Bakanlığın merkez teşkilatına, döner sermaye işletmesi müdürlüğüne, bağlı, ilgili ve ilişkili kurum, kuruluş ve bunların iştiraklerine"Kiracı olabilecekler sınırlı sayıda sayılmıştır ve tamamı Bakanlık ile organik veya sermaye bağı içindedir. Üçüncü kişiler bu fıkranın muhatabı değildir
"düzenlenecek protokol ile kiraya verilebilir"İşlem ihale ile değil protokolle kurulur. "Verilebilir" ifadesi zorunluluk değil, takdir yetkisi anlamına gelir

81. Maddenin Önceki Hâli ve Yeni Hâli

Değişikliğin ağırlığını anlamak için maddenin tamamına bakmak gerekir. 81. madde, 11 Eylül 2014 tarihli değişiklikten bu yana kıyı ve sahil şeritlerindeki düzenlemeleri yerel yönetimler üzerinden kurgulamıştı.

FıkraİçerikMuhatapİşlem türü
1. fıkra (2014)Kıyı ve sahil şeritlerinde, kıyı mevzuatı ve onaylı imar planına uygun düzenleme yapılması kaydıyla izin verilebilirSırasıyla büyükşehir belediyeleri, belediyeler, mahalli idare birlikleriİzin
2. fıkra (2014)Bakanlıkça uygun görülecek kıyı ve sahil şeritlerinde, Yönetmeliğin 12. maddesindeki bedellere tabi olmaksızın hasılat ve/veya gelirden pay alınması suretiyle izin verilebilirMahalli idareler veya mahalli idare birlikleriİzin
3. fıkra (2014)Düzenlemelerin kapsamı, gelirlerin paylaşımı ve sona erme, İdare ile ilgili kuruluşlar arasındaki Protokol (Ek-18) ile belirlenirİlgili kuruluşlarProtokol
4. fıkra (14/6/2025)Korunaklı deniz alanlarında yüzer iskele ve şamandıraların sabitlenmesiyle kurulan tonoz sistemleri kiraya verilebilirMetinde muhatap sayılmamıştırKira
5. fıkra (9/8/2026, yeni)Kıyı ve sahil şeritleri ile üzerlerindeki zorunlu ticari üniteler, hasılat ve/veya gelirden pay alınması suretiyle protokolle kiraya verilebilirBakanlık merkez teşkilatı, döner sermaye işletmesi müdürlüğü, bağlı, ilgili ve ilişkili kurum ve kuruluşlar ile bunların iştirakleriKira

Tablo iki kaymayı birlikte gösteriyor. Birincisi muhatap kaymasıdır: 2014'ten beri kıyı düzenlemelerinin tarafı belediyeler ve mahalli idare birlikleriydi, yeni fıkrayla Bakanlığın kendi teşkilatı ve iştirakleri devreye girmektedir. İkincisi işlem türü kaymasıdır: birinci ve ikinci fıkralar tek taraflı bir kamu hukuku işlemi olan "izin"den söz ederken, beşinci fıkra karşılıklı borç doğuran bir "kira sözleşmesi" kurmaktadır. Kira ilişkisinde kiracının alan üzerindeki kullanım yetkisi, izin verilen kuruluşun yetkisinden daha güçlüdür ve süresi boyunca korunur.

Belediyelere ilişkin birinci ve ikinci fıkraların yürürlükten kaldırılmadığını da belirtmek gerekir. Hukuken iki yol yan yana durmaktadır; hangisinin işletileceği idarenin tercihine kalmıştır.

Bu Formül Nereden Geliyor? Millet Bahçeleri Maddesiyle Karşılaştırma

Yeni fıkranın cümle yapısı yeni değildir. Aynı Yönetmeliğe 18 Ekim 2025 tarihli ve 33051 sayılı Resmî Gazete ile eklenen 74/B maddesi, millet bahçeleri için neredeyse birebir aynı formülü kurmuştu. Kıyılara ilişkin düzenleme, on ay önce park alanları için kurulan modelin genişletilmesidir.

Karşılaştırma ölçütüMadde 74/B (millet bahçeleri, 18/10/2025)Madde 81/5 (kıyı ve sahil şeritleri, 9/8/2026)
Kira konusuYalnızca alanda yer alan ticari ünitelerAlanın kendisi ve üzerindeki zorunlu ticari üniteler
Alanın belirlenmesiBakanlık tarafından millet bahçesi olarak belirlenen alanlarBakanlıkça uygun görülecek kıyı ve sahil şeritleri
BedelHasılat ve/veya gelirden payHasılat ve/veya gelirden pay
Beyan edilen amaçBakım, onarım, güvenlik, temizlik ve benzeri işletme uygulamalarıBakım, onarım, güvenlik, temizlik ve benzeri işletme uygulamaları
Kiracı olabileceklerBakanlığın bağlı, ilgili ve ilişkili kurum, kuruluş ve bunların iştirakleriAynı liste, ayrıca Bakanlık merkez teşkilatı ve döner sermaye işletmesi müdürlüğü
UsulProtokolProtokol
Üst mevzuat kaydıMetinde yokturKıyı Kanunu, Uygulama Yönetmeliği ve onaylı imar planına uygunluk kaydı vardır

İki metin arasındaki farklar küçük görünse de yön göstericidir. Kıyı düzenlemesi, kiracı listesini Bakanlığın kendi merkez teşkilatı ve döner sermayesini de kapsayacak biçimde genişletmekte, buna karşılık kira konusunu ticari üniteyle sınırlamayıp alanın kendisine kadar uzatmaktadır. Kıyı mevzuatına uygunluk kaydının eklenmiş olması ise, düzenlemeyi hazırlayan idarenin Kıyı Kanununun sınırlarını aşma iddiasını baştan karşılamak istediğini göstermektedir.

Millet bahçeleri düzenlemesinin basına yansıyan gerekçesi, bazı belediyelerin bu alanların bakımını ihmal etmesi ve Bakanlığın devreye girme ihtiyacı olarak açıklanmıştı. Kıyı düzenlemesinin gerekçesi ise Resmî Gazete metninde yer almamaktadır; yönetmelik değişikliklerinde madde gerekçesi yayımlanmadığı için, amacı gösteren tek metin fıkranın kendi içindeki "bakım, onarım, güvenlik, temizlik" ifadesidir.

Kimler Kiracı Olabilir?

Fıkra, kiracı olabilecekleri dört grupta sayıyor. Bu sayım sınırlıdır: listede yer almayan bir gerçek veya tüzel kişi, bu fıkraya dayanılarak kıyıda kiracı yapılamaz.

GrupNe anlama geliyor?Hukuki niteliği
Bakanlığın merkez teşkilatıÇevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının merkez birimleri. Yönetmeliğin 4. maddesine göre Hazine taşınmazlarında "İdare", merkezde Millî Emlak Genel MüdürlüğüdürKamu tüzel kişiliği içindeki birim
Döner sermaye işletmesi müdürlüğüBakanlık bünyesinde kurulu, kendi bütçesi ve muhasebesi olan işletmeKamu idaresine bağlı işletme
Bağlı, ilgili ve ilişkili kurum ve kuruluşlarBakanlığa bağlı Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, ilgili kuruluş konumundaki Toplu Konut İdaresi Başkanlığı ve İller Bankası A.Ş. gibi kuruluşlarKamu tüzel kişileri ve sermayesi kamuya ait şirketler
Bunların iştirakleriSayılan kuruluşların sermayesine katıldığı şirketlerÖzel hukuk tüzel kişisi olabilir, sermayesinde özel pay bulunabilir

Listenin son halkası hukuki tartışmanın yoğunlaştığı yerdir. İştirak, kural olarak Türk Ticaret Kanununa tabi bir sermaye şirketidir; kamu tüzel kişiliği yoktur, kâr amacı güder ve pay yapısına göre özel sermayeyi de içerebilir. Kamu malı niteliğindeki kıyı üzerinde ihalesiz olarak kira ilişkisi kurulabilecek kişiler arasına özel hukuk tüzel kişilerinin girmesi, düzenlemenin en çok tartışılacak yönüdür.

Bu doğrultuda hatırlanması gereken bir gelişme daha vardır: 7 Mayıs 2026 tarihli ve 7579 sayılı Kanunla 4706 sayılı Kanuna eklenen ek 7. madde, Hazine taşınmazlarının Bakanlığın bağlı, ilgili ve ilişkili kurum ve kuruluşları ile bunların müessese, bağlı ortaklık ve iştiraklerine bedelsiz devredilmesine ve bunlarca değerlendirilmesine karar verme yetkisini Bakanlığa vermiştir. Ağustos 2026'daki yönetmelik değişikliği, kanun düzeyinde açılan bu çizginin kıyılara uygulanmasıdır.

İhale Yok, Protokol Var: Usul Neden Önemli?

Hazine taşınmazlarının kiraya verilmesinde kural, ihaledir. Yönetmeliğin 67. maddesi bu konuda oldukça nettir:

  • Tahmin edilen yıllık kira bedeli, merkezî yönetim bütçe kanunuyla belirlenen parasal sınıra kadarsa açık teklif usulü, sınırı aşıyorsa kapalı teklif usulü uygulanır.
  • Aynı maddenin ikinci fıkrası, parasal sınır içinde kalsa dahi kira ihalesinin pazarlıkla yapılamayacağını açıkça yasaklar.
  • Üçüncü ve dördüncü fıkralar, yalnızca sayılan hâllerde 2886 sayılı Kanunun 51. maddesinin (g) bendine göre pazarlıkla kiraya vermeye izin verir. Bu hâller arasında tarım arazileri, baz istasyonları, para çekme makineleri ve genel bütçe dışındaki kamu idarelerine kiralama gibi kalemler sayılmıştır.

Yeni fıkra ise bu basamakların hiçbirini kullanmıyor. Ne açık teklif, ne kapalı teklif, ne de pazarlık usulü söz konusu; işlem doğrudan protokolle kuruluyor. Aradaki fark tabloda daha görünür olur.

AşamaOlağan kiralama (Yönetmelik m.67)Yeni 81/5 fıkrası
İlanYönetmelik m.19 ve 20 uyarınca ihale ilanı yapılırİlan öngörülmemiştir
KatılımŞartları taşıyan herkes teklif verebilirYalnızca fıkrada sayılan kuruluşlar taraf olabilir
Bedelin oluşumuTahmin edilen bedel üzerinden rekabetle oluşurHasılat ve/veya gelir payı olarak protokolde belirlenir
TeminatGeçici ve kesin teminat alınırMetinde öngörülmemiştir
Denetim imkânıİhale kararına karşı idari başvuru ve dava yolu işlerProtokolün içeriği ilan edilmediğinden önce bilgi edinme başvurusu gerekir
SüreKural olarak en çok on yıl (m.68), üç yılı aşan kiralamada Bakanlık izni aranırSüreye ilişkin özel hüküm yoktur, 68. maddenin uygulanacağı kabul edilmelidir

Burada normlar hiyerarşisi bakımından bir soru doğar: 4706 sayılı Kanunun 7. maddesinin üçüncü fıkrası, "bu Kanunda hüküm bulunmayan hâllerde 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümleri uygulanır" demektedir. 2886 sayılı Kanun ise kiraya vermeyi ihale usullerine bağlamış ve pazarlık usulünü sınırlı hâllere hasretmiştir. Bir yönetmelik hükmüyle, kanunun öngördüğü ihale usulünün tümüyle devre dışı bırakılıp bırakılamayacağı, düzenlemeye karşı açılacak davanın merkezindeki tartışma olacaktır.

Buna karşı savunulabilecek görüş de vardır: taraflar kamu tüzel kişileri ve kamu sermayeli kuruluşlar olduğunda, işlem klasik anlamda üçüncü kişiye kiralama değil, kamu idareleri arasında görev ve gelir paylaşımıdır; bu tür ilişkiler uygulamada protokolle kurulmaktadır. Ancak bu savunma, listenin iştirakler halkası bakımından aynı güçte değildir.

Bir yönetmeliğe karşı Danıştayda açılacak iptal davasının usulü ve dilekçe biçimi için e-PYS ve dijital proje yönetmelikleri yazımızı inceleyebilirsiniz.

Bedel Nasıl Belirlenecek?

Yönetmeliğin 12. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendine göre, olağan kiralamalarda ilk yıl kira bedeli taşınmazın rayiç bedelinin yüzde dördüdür. Yeni fıkra bu hesabı kullanmıyor, bedeli işletmenin hasılatına bağlıyor.

Yönetmelikte hasılat payının hesabı 79. maddede düzenlenmiştir ve oranlar oldukça düşüktür: irtifak hakkı veya kullanma izni kapsamında tesisin bizzat hak sahibince işletilmesi hâlinde toplam yıllık hasılatın yüzde biri, hasılatın tespit edilememesi hâlinde cari yıl bedelinin yüzde yirmisi alınır. Ancak 81/5 fıkrası ne bir oran belirtmekte ne de 79. maddeye açıkça atıf yapmaktadır.

KonuOlağan kiralamaYeni fıkra kapsamında
Bedelin dayanağıRayiç bedel (m.12/2-c uyarınca ilk yıl yüzde dört)Hasılat ve/veya gelir payı
OranYönetmelikte gösterilmiştirMetinde gösterilmemiştir, protokolde belirlenecektir
Yıllık artışYönetmelik m.14 uyarınca endekse bağlı artışHasılata bağlı olduğundan ayrı artış hükmü öngörülmemiştir
Hasılatın denetimim.79/6 uyarınca mali müşavir onaylı gelir tablosu İdareye verilirProtokolde düzenlenmesi beklenir

Uygulamada asıl belirleyici olacak olan, Resmî Gazete'de yayımlanan bu tek fıkra değil, tarafların imzalayacağı protokolün içeriğidir. Pay oranı, süre, denetim yükümlülükleri, alt kiralama yasağı ve sona erme şartları protokolde yer alacaktır. Bu nedenle yazının sonunda protokol örneğinin bilgi edinme yoluyla istenmesine ilişkin bir dilekçe örneği verilmiştir.

Plajlar Paralı mı Oluyor? Değişmeyen Kurallar

Bu tür düzenlemeler kamuoyunda çoğu zaman "sahiller satılıyor" başlığıyla tartışılır. Hukuki durum bundan farklıdır. Yeni fıkra, kıyıdan yararlanma rejimine ilişkin hiçbir kuralı değiştirmemektedir. Aşağıdaki hükümlerin tamamı 9 Ağustos 2026'dan sonra da aynen yürürlüktedir.

KuralDayanağıYeni fıkradan etkilendi mi?
Kıyılar Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır, özel mülkiyete konu olamazAnayasa m.43Hayır. Kira, mülkiyeti devretmez
Kıyılardan yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilirAnayasa m.43, Kıyı Kanunu m.5Hayır
Kıyılar herkesin eşit ve serbest yararlanmasına açıktırKıyı Kanunu m.5Hayır
Kıyıda duvar, çit, parmaklık, tel örgü, hendek, kazık ve benzeri engel konulamazKıyı Kanunu m.6, Uygulama Yönetmeliği m.18Hayır. Kiracı da bu yasağa tabidir
Kıyıda, kamu yararına gerekli olan sayılı tesisler dışında yapı yapılamazKıyı Kanunu m.6, Uygulama Yönetmeliği m.13Hayır
Kıyı işgali hâlinde idari para cezası, yıkım ve ecrimisil uygulanırKıyı Kanunu m.15, 2886 sayılı Kanun m.75Hayır
Sahil şeridinde yapılacak yapılar için tapu kütüğünün beyanlar hanesine "toplumun yararlanmasına ayrılmış yapı" şerhi zorunludurUygulama Yönetmeliği m.18Hayır

Bunun pratik sonucu şudur: kıyıda bir ticari ünitenin işletmecisi değişebilir, ancak o ünitenin bulunduğu kıyıya girmenizi ve denize girmenizi engelleme yetkisi hiç kimseye geçmez. Kiracının hakkı, sözleşmeye konu ticari ünitede hizmet sunmakla sınırlıdır; kıyıya erişimi ücrete bağlayamaz.

Kıyıdan yararlanma hakkının sınırları, "özel plaj" kavramının hukuki değeri ve denize girişin engellenmesi hâlinde izlenecek yollar için plajlarda denize giriş hakkını ele aldığımız yazımızı inceleyebilirsiniz.

Ücret Tarifesi Serbest Değildir

Bu noktada Kıyı Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 4. maddesindeki bir tanım kritik önem taşır. Yönetmelik, "Toplumun Yararlanmasına Açık Yapı"yı şöyle tanımlar: mevzuata göre tespit ya da tasdik edilmiş kural ve ücret tarifelerine uygun biçimde, getirdiği kullanımdan belirli kişi ya da topluluklara ayrıcalıklı kullanım hakkı tanımaksızın, yararlanmak isteyen herkese eşit ve serbest olarak açık bulundurulan yapıdır.

Tanımın iki unsuru vardır ve ikisi de bağlayıcıdır. Birincisi, ücret tarifesi tasdike tabidir; işletmeci dilediği fiyatı koyamaz. İkincisi, belirli kişi veya topluluklara ayrıcalıklı kullanım tanınamaz; "üyelere özel" uygulaması bu tanımla bağdaşmaz. Sahil şeridinde yapılan bir yapının bu niteliği taşıması zorunlu olduğu için, kiracının kimliği değişse de bu sınırlar değişmez.

Kıyıda ve Sahil Şeridinde Ne Yapılabilir?

Yeni fıkranın kendisi bir yapılaşma izni değildir; hangi alanda ne yapılabileceğini belirleyen kurallar Kıyı Kanunu ve uygulama yönetmeliğinde kalmaya devam eder. "Ticari ünite" kavramının fiilen karşılık bulabileceği yer, sahil şeridinin ikinci bölümüdür.

AlanTanımıNe yapılabilir?
KıyıKıyı çizgisi ile kıyı kenar çizgisi arasındaki alanYalnızca Uygulama Yönetmeliği m.13'te sayılanlar: iskele, liman, barınak, rıhtım, dalgakıran, tersane, balıkçı barınağı, millet bahçesi ve benzerleri. Ayrıca imar planı aranmaksızın, aralarında en az 150 metre mesafe olmak kaydıyla 6 metrekareyi geçmeyen büfe, seyyar tuvalet, sabit olmayan duş, gölgelik ve soyunma kabini
Sahil şeridi birinci bölümüKıyı kenar çizgisinden itibaren, yapı yaklaşma mesafesine kadar olan kesim (yapılar kıyı kenar çizgisine en fazla 50 metre yaklaşabilir)Tümüyle açık alan olarak toplumun kullanımına ayrılır. Yaya yolları, gezinti ve dinlenme alanları, seyir terasları ve rekreaktif kullanımlar. Toplumun yararlanmasına açık yapılar dahil başka hiçbir yapı yapılamaz (m.17)
Sahil şeridi ikinci bölümüSahil şeridinin kara yönündeki kalan kesimi. Sahil şeridi kıyı kenar çizgisinden itibaren en az 100 metredirOnaylı uygulama imar planında belirlenmiş olmak ve toplumun yararlanmasına açık olmak şartıyla, konaklama hariç günübirlik turizm yapı ve tesisleri. Emsal 0.20'yi, bir katı ve H=4.50 metreyi (asma katlı yapılırsa 5.50 metreyi) geçemez

Günübirlik turizm tesisi, Uygulama Yönetmeliğinin 4. maddesinde tanımlıdır: kamping ve konaklama ünitesi içermeyen; duş, gölgelik, soyunma kabini, tuvalet, kafe-bar, pastane, lokanta, çayhane, açık spor alanları, spor tesisleri, golf alanları, açık gösteri ve eğlence alanları, lunapark, fuar, su oyunları parkı ve özellik taşıyan el sanatları ürünlerinin 20 metrekareyi geçmeyen sergi ve satış ünitelerini içeren yapı ve tesislerdir.

Dolayısıyla yeni fıkra kapsamında kiralanacak bir "ticari ünite", ancak onaylı uygulama imar planında yeri gösterilmiş, günübirlik turizm tesisi niteliğinde ve toplumun yararlanmasına açık bir yapı olabilir. Kiralama, imar planında olmayan bir yapıyı meşrulaştırmaz.

İmar mevzuatındaki son değişikliklerin genel çerçevesi için Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği değişikliğini anlattığımız yazımızı inceleyebilirsiniz.

Doğan Hukuki Tartışmalar

Düzenlemenin yargı önüne taşınması hâlinde tartışılacak başlıklar şunlardır. Bunlar bir dava dilekçesinin iddia başlıkları olarak da kullanılabilir.

TartışmaDayanak
İhale usulünün yönetmelikle devre dışı bırakılması2886 sayılı Kanun kiraya vermeyi ihale usullerine bağlamış, pazarlığı sınırlı hâllere hasretmiştir. 4706 sayılı Kanunun 7. maddesi de hüküm bulunmayan hâllerde 2886 sayılı Kanunun uygulanacağını söylemektedir. Yönetmeliğin kendi 67. maddesinin ikinci fıkrası ise kira ihalesinin pazarlıkla yapılamayacağını açıkça yasaklamaktadır
Ölçüt gösterilmeyen takdir yetkisiHangi kıyının kapsama alınacağı "Bakanlıkça uygun görülecek" ifadesiyle sınırsız takdire bırakılmıştır. Düzenleyici işlemlerde yükümlülüğün ve yetkinin sınırlarının öngörülebilir biçimde gösterilmesi, hukuki belirlilik ilkesinin gereğidir
Tanımsız kavram kullanımı"Yapılması zorunlu ticari ünite" ifadesi ne bu Yönetmelikte ne de kıyı mevzuatında tanımlıdır. Bir ünitenin hangi ölçüte göre "zorunlu" sayılacağı belirsizdir
Bedel oranının gösterilmemesiYönetmelik, kiralamalarda bedeli 12. maddede oranla belirlerken, yeni fıkrada oran gösterilmemiş, tümüyle protokole bırakılmıştır. Kamu malının karşılığının düzenleyici işlemde gösterilmemesi mali saydamlık bakımından tartışmalıdır
Özel hukuk tüzel kişilerinin kapsama alınması"İştirakler" ifadesi, kamu tüzel kişiliği bulunmayan sermaye şirketlerini de kapsayabilir. Kamu malı üzerinde ihalesiz olarak bu şirketlerle kira ilişkisi kurulması, rekabet ve eşitlik ilkeleri bakımından denetime açıktır
Kamu yararı ve amaç unsuruFıkranın beyan edilen amacı bakım, onarım, güvenlik ve temizliktir. Uygulamada bu amacın ötesine geçen bir gelir modeli kurulursa, bireysel işlemler amaç yönünden sakatlık iddiasıyla denetlenebilir
Yerel yönetimlerin devre dışı kalmasıMaddenin birinci ve ikinci fıkraları yürürlükte olmakla birlikte, aynı alan için iki ayrı yol öngörülmesi, hangi hâlde hangisinin uygulanacağının belirsiz kalmasına yol açmaktadır

Kim, Nasıl Dava Açabilir?

Bir yönetmelik hükmü, düzenleyici işlem niteliğindedir ve Danıştayda iptal davasına konu edilebilir. 2575 sayılı Danıştay Kanunu uyarınca bakanlık düzenleyici işlemlerine karşı açılan davalar ilk derece mahkemesi sıfatıyla Danıştayda görülür.

KonuAçıklama
Görevli yargı yeriDanıştay
DavalıÇevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı
Süre2577 sayılı Kanun m.7 uyarınca 60 gün. Aynı maddenin dördüncü fıkrası, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde sürenin ilan tarihini izleyen günden başlayacağını söyler. Yönetmelik 9 Ağustos 2026'da yayımlandığından süre 10 Ağustos 2026'da başlar ve 8 Ekim 2026 Perşembe günü mesai bitiminde dolar
Menfaat şartıDavacının güncel, kişisel ve meşru bir menfaatinin etkilenmesi aranır. Kamu malının kullanımına ilişkin düzenlemelerde bu şart, çevre ve kıyı alanında faaliyet gösteren dernekler, meslek odaları ve alandan fiilen yararlanan kişiler bakımından geniş yorumlanmaktadır
Yürütmenin durdurulması2577 sayılı Kanun m.27 uyarınca, işlemin açıkça hukuka aykırı olması ve uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zarar doğması şartlarının birlikte gerçekleşmesi hâlinde istenebilir
Süre kaçırılırsa2577 sayılı Kanunun 7. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, düzenleyici işlemin uygulanması üzerine, uygulama işlemiyle birlikte yönetmeliğin de iptali istenebilir. Yani belirli bir kıyı için protokol imzalandığında, o işleme karşı açılacak davada dayanağı olan fıkranın iptali de talep edilebilir

İdari dava açma sürelerinin nasıl hesaplandığı ve sürelerin tatile rastlaması hâlinde ne olacağı için hukukta süreler rehberimizi inceleyebilirsiniz.

Dilekçe Örnekleri

Aşağıdaki dört örnek şablon niteliğindedir ve her somut olayın kendi koşullarına göre uyarlanmadan kullanılmamalıdır. Birinci örnek vekil aracılığıyla açılacak dava için, diğer üçü kişinin kendi adına yapabileceği başvurular içindir.

1. Yönetmeliğin İptali İstemli Danıştay Dava Dilekçesi (Vekil Aracılığıyla)

YÖNETMELİK HÜKMÜNÜN İPTALİ İSTEMLİ DANIŞTAY DAVA DİLEKÇESİ ÖRNEĞİ
DANIŞTAY BAŞKANLIĞINA

YÜRÜTMENİN DURDURULMASI TALEPLİDİR

DAVACI           : [Ad Soyad / Dernek, oda veya birlik unvanı]
ADRES             : [.....]
VEKİLİ             : Av. [Ad Soyad], [Baro] Barosu, [Sicil No]
DAVALI           : Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı
D. KONUSU     : 9/8/2026 tarihli ve 33335 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesiyle, Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmeliğin 81. maddesine eklenen beşinci fıkranın iptali ile yürütmesinin durdurulması istemidir.
YAYIM TARİHİ : 9/8/2026

AÇIKLAMALAR

1. Dava konusu düzenleme 9/8/2026 tarihli ve 33335 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmış ve yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir. 2577 sayılı Kanunun 7. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi ilan tarihini izleyen günden başladığından, işbu dava süresi içinde açılmaktadır.

2. Müvekkil, [kıyı ve çevre alanında faaliyet gösteren bir dernek olarak tüzüğünde yer alan amaçları doğrultusunda / dava konusu düzenlemenin kapsamına giren kıyı alanından fiilen yararlanan bir kişi olarak], dava konusu düzenlemenin doğrudan etkilediği menfaat sahibidir. Kamu malı niteliğindeki kıyıların kullanım rejimine ilişkin düzenlemelerde menfaat şartı geniş yorumlanmakta olup müvekkilin güncel, kişisel ve meşru menfaati bulunmaktadır.

3. Dava konusu fıkra, kıyı ve sahil şeritleri ile bu alanlardaki ticari ünitelerin ihale yapılmaksızın, yalnızca protokol düzenlenmek suretiyle kiraya verilmesine imkân tanımaktadır. Oysa 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu, Devlete ait taşınmazların kiraya verilmesini ihale usullerine bağlamış, pazarlık usulünü ise sınırlı hâllere hasretmiştir. 4706 sayılı Kanunun 7. maddesinin üçüncü fıkrası da bu Kanunda hüküm bulunmayan hâllerde 2886 sayılı Kanunun uygulanacağını öngörmektedir. Dahası, dava konusu düzenlemenin yer aldığı Yönetmeliğin 67. maddesinin ikinci fıkrası, parasal sınır içinde kalsa dahi kira ihalesinin pazarlıkla yapılamayacağını açıkça yasaklamaktadır. Bir yönetmelik hükmüyle kanunun öngördüğü ihale usulünün tümüyle devre dışı bırakılması, normlar hiyerarşisine aykırıdır.

4. Düzenleme, hangi kıyı ve sahil şeritlerinin kapsama alınacağını "Bakanlıkça uygun görülecek" ifadesiyle hiçbir ölçüt göstermeksizin idarenin takdirine bırakmaktadır. Kiralamanın konusunu oluşturan "yapılması zorunlu ticari ünite" kavramı ise ne bu Yönetmelikte ne de kıyı mevzuatında tanımlıdır. Düzenleyici işlemlerin muhataplarına ve ilgililerine öngörülebilirlik sağlaması gerekirken, dava konusu fıkra bu ölçütü karşılamamakta ve hukuki belirlilik ilkesine aykırılık taşımaktadır.

5. Fıkra, kiracı olabilecekler arasında Bakanlığın bağlı, ilgili ve ilişkili kurum ve kuruluşlarının iştiraklerini de saymaktadır. İştirak kavramı, kamu tüzel kişiliği bulunmayan ve sermayesinde özel pay barındırabilen ticaret şirketlerini kapsayabilecek genişliktedir. Anayasa'nın 43. maddesi uyarınca Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kullanımında öncelikle kamu yararı gözetilmesi gereken kıyılar üzerinde, hiçbir rekabet ortamı sağlanmaksızın bu nitelikteki tüzel kişilerle kira ilişkisi kurulmasına imkân tanınması, kamu yararı ve eşitlik ilkeleriyle bağdaşmamaktadır.

6. Kira bedeli, taşınmazın rayiç değerine göre değil hasılat ve/veya gelir payına göre belirlenecek olmasına rağmen, uygulanacak oran düzenlemede gösterilmemiş, tümüyle protokole bırakılmıştır. Kamu malının karşılığının düzenleyici işlemde gösterilmemesi, Hazine gelirinin denetlenebilirliğini ortadan kaldırmaktadır.

7. [Somut olayınıza ilişkin ek aykırılıklar buraya eklenir.]

8. Dava konusu düzenlemenin uygulanması hâlinde, kıyı ve sahil şeritlerinde uzun süreli kira ilişkileri kurulacak ve bu alanların fiili kullanım düzeni değişecektir. Kıyılar geri dönüşü güç biçimde etkilenen kamu mallarıdır; kurulacak sözleşmelerin sonradan tasfiyesi telafisi güç zararlar doğurur. Bu nedenle 2577 sayılı Kanunun 27. maddesi uyarınca yürütmenin durdurulmasına karar verilmesi gerekmektedir.

HUKUKİ SEBEPLER : T.C. Anayasası m.43 ve 128, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, 2575 sayılı Danıştay Kanunu, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu, 4706 sayılı Kanun, 3621 sayılı Kıyı Kanunu ve ilgili mevzuat.

DELİLLER         : 9/8/2026 tarihli ve 33335 sayılı Resmî Gazete nüshası, Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmeliğin ilgili maddeleri, [müvekkilin menfaatini gösteren belgeler] ve her türlü hukuki delil.

SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklanan ve resen gözetilecek nedenlerle; 9/8/2026 tarihli ve 33335 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmeliğin 1. maddesiyle Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmeliğin 81. maddesine eklenen beşinci fıkranın öncelikle YÜRÜTMESİNİN DURDURULMASINA, yargılama sonunda İPTALİNE, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı idare üzerinde bırakılmasına karar verilmesini müvekkil adına saygıyla arz ve talep ederim. 09.08.2026

Davacı Vekili
Av. [Ad Soyad]
[İmza]

2. Yönetmeliğin İptali İstemli Danıştay Dava Dilekçesi (Kişinin Kendi Adına)

İdari davada avukatla temsil zorunlu değildir. Aşağıdaki örnek, dava konusu kıyı alanından fiilen yararlanan bir kişinin kendi adına dava açması için hazırlanmıştır. Dava harca tabidir; harç ve gider avansını karşılayamayacak durumdaysanız, 2577 sayılı Kanunun 31. maddesinin yaptığı atıf uyarınca adli yardım talep edebilir veya bulunduğunuz yer barosunun adli yardım bürosuna başvurabilirsiniz.

DANIŞTAY DAVA DİLEKÇESİ ÖRNEĞİ (VEKİL OLMAKSIZIN)
DANIŞTAY BAŞKANLIĞINA

YÜRÜTMENİN DURDURULMASI TALEPLİDİR

DAVACI           : [Ad Soyad] (T.C. Kimlik No: ..............)
ADRES             : [Açık adresiniz]
TELEFON / E-POSTA: [.....]
DAVALI           : Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı
D. KONUSU     : 9/8/2026 tarihli ve 33335 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmeliğin 1. maddesiyle Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmeliğin 81. maddesine eklenen beşinci fıkranın iptali ve yürütmesinin durdurulması istemidir.

AÇIKLAMALAR

1. Dava konusu düzenleme 9/8/2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanmıştır. 2577 sayılı Kanunun 7. maddesi uyarınca altmış günlük dava açma süresi içinde işbu davayı açıyorum.

2. [İl ve ilçe adı] sınırları içinde ikamet etmekteyim ve [belirtilen sahil / plaj / kıyı alanı] adı verilen kıyı alanından yıl boyunca fiilen yararlanmaktayım. Dava konusu düzenleme, bu alanın kullanım rejimini doğrudan etkileyecek nitelikte olduğundan davayı açmakta güncel ve kişisel menfaatim bulunmaktadır.

3. Anayasa'nın 43. maddesi kıyıların Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğunu ve kıyılardan yararlanmada öncelikle kamu yararının gözetileceğini düzenlemektedir. 3621 sayılı Kıyı Kanununun 5. maddesi de kıyıların herkesin eşit ve serbest yararlanmasına açık olduğunu belirtmektedir.

4. Dava konusu fıkra, kıyı ve sahil şeritleri ile üzerlerindeki ticari ünitelerin ihale yapılmaksızın protokolle kiraya verilmesine imkân tanımaktadır. 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu ise Devlete ait taşınmazların kiraya verilmesini ihale usullerine bağlamıştır. Kanunun öngördüğü ihale usulünün bir yönetmelik hükmüyle devre dışı bırakılması hukuka aykırıdır.

5. Düzenlemede hangi kıyıların kapsama alınacağı hiçbir ölçüt gösterilmeksizin idarenin takdirine bırakılmış, kiralamanın konusunu oluşturan "yapılması zorunlu ticari ünite" kavramı tanımlanmamış, kira bedeline esas alınacak hasılat payı oranı ise gösterilmemiştir. Bu belirsizlikler, kamu malının kullanımının denetlenebilirliğini ortadan kaldırmaktadır.

6. Düzenlemenin uygulanması hâlinde kıyı alanlarında uzun süreli kira ilişkileri kurulacak ve bu alanların kullanım düzeni geri dönüşü güç biçimde değişecektir. Bu nedenle 2577 sayılı Kanunun 27. maddesi uyarınca yürütmenin durdurulmasını talep ediyorum.

HUKUKİ SEBEPLER : T.C. Anayasası m.43, 2577 sayılı Kanun, 2886 sayılı Kanun, 4706 sayılı Kanun, 3621 sayılı Kıyı Kanunu.

DELİLLER         : 9/8/2026 tarihli ve 33335 sayılı Resmî Gazete nüshası, ikametgâh belgesi ve her türlü delil.

SONUÇ VE İSTEM : Açıklanan nedenlerle dava konusu fıkranın öncelikle YÜRÜTMESİNİN DURDURULMASINA, yargılama sonunda İPTALİNE karar verilmesini saygıyla talep ederim. 09.08.2026

[Ad Soyad]
[İmza]

3. Kıyıya Erişimin Engellenmesi Üzerine Şikayet Dilekçesi (Kişinin Kendi Adına)

Kıyıdaki ticari ünitenin işletmecisi değişmiş olsa dahi, kıyıya girişin engellenmesi Kıyı Kanununun 6. maddesine aykırıdır ve 15. maddesi uyarınca idari yaptırım gerektirir. Aşağıdaki dilekçe harca tabi değildir ve doğrudan verilebilir.

KIYIYA ERİŞİMİN ENGELLENMESİ ŞİKAYET DİLEKÇESİ ÖRNEĞİ
[.....] VALİLİĞİNE
(Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü)

ŞİKAYET EDEN : [Ad Soyad] (T.C. Kimlik No: ..............)
ADRES             : [Açık adresiniz]
TELEFON          : [.....]
KONU              : [İlçe / mevkii] mevkiinde bulunan kıyıya erişimin engellenmesi ve kıyı üzerinde engel oluşturulması nedeniyle 3621 sayılı Kıyı Kanununun 15. maddesi uyarınca gereğinin yapılması istemidir.

AÇIKLAMALAR

1. [Tarih] günü saat [.....] sıralarında, [il, ilçe, mevkii] adresinde bulunan kıyı alanına girmek istediğimde, [işletmenin adı] tarafından [şezlong veya giriş ücreti ödemem istenerek / "üyelere özel" olduğu belirtilerek / güvenlik görevlisi tarafından geri çevrilerek] kıyıya erişimim engellenmiştir.

2. Kıyı alanında ayrıca [duvar, çit, parmaklık, tel örgü, halat, bariyer, sıralanmış şezlong ve benzeri engelin niteliği] bulunmakta olup bu durum kıyıya serbestçe girişi fiilen imkânsız hâle getirmektedir.

3. T.C. Anayasası'nın 43. maddesi uyarınca kıyılar Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır ve kıyılardan yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilir. 3621 sayılı Kıyı Kanununun 5. maddesine göre kıyılar herkesin eşit ve serbest olarak yararlanmasına açıktır. Aynı Kanunun 6. maddesi ise kıyılarda duvar, çit, parmaklık, tel örgü, hendek, kazık ve benzeri engeller oluşturulamayacağını açıkça düzenlemektedir.

4. Kıyı Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 4. maddesi, toplumun yararlanmasına açık yapıyı, tespit ya da tasdik edilmiş kural ve ücret tarifelerine uygun biçimde, belirli kişi ya da topluluklara ayrıcalıklı kullanım hakkı tanımaksızın herkese eşit ve serbest olarak açık bulundurulan yapı olarak tanımlamaktadır. Aynı Yönetmeliğin 18. maddesi, sahil şeridinde onaylı uygulama imar planı bulunan alanlarda kıyıya geçişi engelleyen unsurların derhal kaldırılmasının valilik ve belediyelerce sağlanacağını hükme bağlamaktadır.

5. Söz konusu alanın işletmesinin bir kamu kuruluşuna veya iştirakine protokolle devredilmiş olması, yukarıdaki güvenceleri ortadan kaldırmaz. Kiracının hakkı, sözleşmeye konu ticari ünitede hizmet sunmakla sınırlı olup kıyıya erişimi ücrete veya üyeliğe bağlama yetkisi vermez.

TALEP             : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
a) Şikayete konu alanda yerinde tespit yapılmasını,
b) Kıyıya erişimi engelleyen unsurların 3621 sayılı Kanunun 6. maddesi uyarınca kaldırılmasını,
c) Sorumlular hakkında aynı Kanunun 15. maddesi uyarınca idari para cezası uygulanmasını,
ç) Alanın kullanımına ilişkin bir izin, kira sözleşmesi veya protokol bulunup bulunmadığının ve şartlarının incelenmesini,
d) Yapılan işlemin tarafıma yazılı olarak bildirilmesini saygıyla talep ederim. 09.08.2026

EKLER: 1) Olay yerine ait fotoğraf ve video kayıtları, 2) [varsa tanık bilgileri], 3) [varsa ödeme belgesi veya fiş]

[Ad Soyad]
[İmza]

4. Protokol ve Kiralama Bilgileri İçin Bilgi Edinme Başvurusu (Kişinin Kendi Adına)

Yeni fıkra kapsamında imzalanacak protokoller Resmî Gazete'de yayımlanmaz. Kiralamanın şartlarını öğrenmenin yolu, 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında başvuru yapmaktır. Başvuru ücretsizdir, e-Devlet veya CİMER üzerinden de yapılabilir ve idarenin cevap süresi kural olarak on beş iş günüdür.

BİLGİ EDİNME BAŞVURU DİLEKÇESİ ÖRNEĞİ
ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BAKANLIĞINA
(Millî Emlak Genel Müdürlüğü)
[veya: [.....] Valiliği, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğüne]

BAŞVURAN      : [Ad Soyad] (T.C. Kimlik No: ..............)
ADRES             : [Açık adresiniz]
E-POSTA          : [.....]
KONU              : 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında bilgi ve belge talebidir.

AÇIKLAMALAR

9/8/2026 tarihli ve 33335 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmelikle, Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmeliğin 81. maddesine eklenen beşinci fıkra uyarınca kıyı ve sahil şeritleri ile bu alanlar üzerindeki ticari ünitelerin protokolle kiraya verilmesi mümkün hâle gelmiştir. Bu kapsamda aşağıdaki bilgi ve belgelerin tarafıma verilmesini talep ederim:

1. [İl / ilçe / mevkii] sınırları içinde yer alan kıyı ve sahil şeritlerinden, anılan fıkra kapsamında değerlendirilmesi uygun görülenlerin listesi.

2. Bu alanlar bakımından bugüne kadar imzalanmış protokol bulunup bulunmadığı; bulunuyorsa protokolün tarafları, tarihi ve süresi.

3. İmzalanan protokollerin ticari sır niteliğinde olmayan bölümlerinin bir örneği.

4. Protokolde öngörülen hasılat ve/veya gelir payı oranı ile bu payın hangi dönemlerde ve hangi belgeler üzerinden hesaplanacağı.

5. Kiralamaya konu ticari ünitelerin onaylı uygulama imar planındaki fonksiyonu, yüzölçümü ve emsal değerleri.

6. Söz konusu alanlarda uygulanacak ücret tarifelerinin tespit veya tasdik edilip edilmediği; edilmişse tarifenin bir örneği.

7. Anılan fıkra kapsamındaki kiralamalarda, kıyıya serbest erişimin sağlanmasına ilişkin protokolde yer alan hükümler.

Talebimin 4982 sayılı Kanunun 11. maddesinde öngörülen süre içinde yazılı olarak yanıtlanmasını saygıyla arz ederim. 09.08.2026

[Ad Soyad]
[İmza]

İzinsiz kullanım hâlinde işleyen ecrimisil mekanizması ve intifadan men şartı için ecrimisil ve intifadan men ihtarnamesi yazımızı inceleyebilirsiniz.

Vatandaş Neye Bakarak Kontrol Edebilir?

Bir kıyı alanındaki ticari yapının hukuka uygun olup olmadığı, sözleşmenin kime verildiğinden bağımsız olarak kontrol edilebilir. Aşağıdaki üç belge, uygulamada en çok işe yarayan kontrol araçlarıdır.

Kontrol aracıNereden öğrenilir?Neyi gösterir?
Kıyı kenar çizgisiÇevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl MüdürlüğüYapının kıyıda mı, sahil şeridinin birinci bölümünde mi yoksa ikinci bölümünde mi kaldığını gösterir. Sahil şeridinin birinci bölümünde toplumun yararlanmasına açık yapılar dahil hiçbir yapı yapılamaz
Onaylı uygulama imar planıİlgili belediye veya valilikYapının plana işlenip işlenmediğini, fonksiyonunu ve emsal değerini gösterir. Sahil şeridinin ikinci bölümünde emsal 0.20, bir kat ve H=4.50 metre sınırı aşılamaz
Tapu kütüğü beyanlar hanesiTapu müdürlüğüKıyı Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 18. maddesi uyarınca, sahil şeridinde inşaata başlanabilmesi için yapının toplumun yararlanmasına ayrılmış yapı olduğunun beyanlar hanesine işlenmesi zorunludur. Bu şerhin varlığı, yapının herkese açık tutulmak zorunda olduğunun kanıtıdır

Bakanlığın imar ve dönüşüm alanındaki diğer düzenlemeleri için ofisten konuta dönüşüm yazımızı inceleyebilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

9 Ağustos 2026 tarihli yönetmelik değişikliği tam olarak neyi değiştirdi?

Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmeliğin 81. maddesine beşinci fıkra eklendi. Bu fıkra, Bakanlıkça uygun görülecek kıyı ve sahil şeritleri ile bu alanlar üzerinde yapılması zorunlu ticari ünitelerin, hasılat ve/veya gelirden pay alınması karşılığında, Bakanlığın merkez teşkilatına, döner sermaye işletmesi müdürlüğüne, bağlı, ilgili ve ilişkili kurum ve kuruluşlarına ve bunların iştiraklerine protokolle kiraya verilmesine imkân tanıyor. Yönetmeliğin başka hiçbir maddesine dokunulmadı.

Bu değişiklikle plajlar paralı mı oldu?

Hayır. Anayasa'nın 43. maddesi ile Kıyı Kanununun 5. ve 6. maddeleri aynen yürürlüktedir. Kıyılar herkesin eşit ve serbest yararlanmasına açıktır, kıyıya girişi engelleyecek şekilde duvar, çit, tel örgü ve benzeri engel konulamaz. Değişen şey, kıyıdaki ticari ünitelerin hangi kuruluşlara ve hangi usulle kiralanacağıdır; vatandaşın kıyıdan yararlanma hakkı değil.

Kıyıdaki bir işletme giriş ücreti isteyebilir mi?

Kıyıya girmek ve denize girmek için ücret istenemez. İşletme yalnızca kendi sunduğu isteğe bağlı hizmetler için, tespit veya tasdik edilmiş tarifeye uygun ücret alabilir. Kıyı Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 4. maddesindeki toplumun yararlanmasına açık yapı tanımı, ücret tarifelerinin tasdike tabi olmasını ve belirli kişi ya da topluluklara ayrıcalıklı kullanım tanınmamasını şart koşar. Bu durum, alanın bir kamu kuruluşuna veya iştirakine kiralanmış olması hâlinde de değişmez.

Kiralama neden ihale ile yapılmıyor?

Yeni fıkra, kiralamayı doğrudan protokol düzenlenmesine bağlamıştır ve ihale usullerine atıf yapmamaktadır. Oysa Yönetmeliğin 67. maddesi kiralamalarda kural olarak açık veya kapalı teklif usulünü öngörmekte, ikinci fıkrası ise parasal sınır içinde kalsa dahi kira ihalesinin pazarlıkla yapılamayacağını yasaklamaktadır. 2886 sayılı Devlet İhale Kanununun öngördüğü ihale usulünün bir yönetmelik hükmüyle devre dışı bırakılıp bırakılamayacağı, düzenlemeye karşı açılacak davanın temel tartışma konusu olacaktır.

Kira bedeli ne kadar olacak?

Fıkra bir oran belirtmiyor, bedeli hasılat ve/veya gelir payı olarak protokole bırakıyor. Karşılaştırma için, Yönetmeliğin 12. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi olağan kiralamalarda ilk yıl bedelini taşınmazın rayiç bedelinin yüzde dördü olarak belirlemekte; 79. maddesi ise irtifak hakkı ve kullanma izinlerinde hasılat payını kural olarak toplam yıllık hasılatın yüzde biri olarak öngörmektedir. Somut oran, imzalanacak protokolde görülecektir.

Bakanlığın iştirakleri kıyıda kiracı olabilir mi?

Fıkra metni bunu açıkça mümkün kılıyor. Kiracı olabilecekler arasında Bakanlığın bağlı, ilgili ve ilişkili kurum ve kuruluşlarının iştirakleri de sayılmıştır. İştirak, kural olarak Türk Ticaret Kanununa tabi bir sermaye şirketidir ve kamu tüzel kişiliği bulunmayabilir. Kamu malı niteliğindeki kıyı üzerinde, hiçbir rekabet ortamı sağlanmaksızın bu nitelikteki tüzel kişilerle kira ilişkisi kurulabilmesi, düzenlemenin en çok tartışılan yönüdür.

Bu düzenleme belediyeleri devre dışı mı bırakıyor?

81. maddenin birinci ve ikinci fıkraları yürürlüktedir; kıyı ve sahil şeritlerinde büyükşehir belediyelerine, belediyelere ve mahalli idare birliklerine izin verilmesi hâlâ mümkündür. Ancak yeni fıkrayla, aynı alanlar için Bakanlık teşkilatı ve iştirakleri üzerinden ikinci bir yol açılmıştır. Hangi yolun işletileceğinin metinde bir ölçüte bağlanmamış olması, uygulamada belirsizlik doğurabilir.

Bu düzenlemenin bir benzeri daha önce yapılmış mıydı?

Evet. Aynı Yönetmeliğe 18 Ekim 2025 tarihli ve 33051 sayılı Resmî Gazete ile eklenen 74/B maddesi, millet bahçelerindeki ticari üniteler için neredeyse aynı formülü kurmuştu: hasılat ve/veya gelirden pay alınması suretiyle, bakım, onarım, güvenlik ve temizlik amacıyla, Bakanlığın bağlı, ilgili ve ilişkili kurum, kuruluş ve iştiraklerine protokolle kiralama. Kıyı düzenlemesi bu modeli genişletmekte, kiracı listesine Bakanlık merkez teşkilatı ile döner sermaye işletmesi müdürlüğünü eklemekte ve kira konusunu ticari üniteyle sınırlamayıp alanın kendisine kadar uzatmaktadır.

Kıyıda hangi yapılar yapılabilir?

Kıyıda, Kıyı Kanununun 6. maddesi ve Uygulama Yönetmeliğinin 13. maddesi uyarınca yalnızca sayılan tesisler yapılabilir: iskele, liman, barınak, rıhtım, dalgakıran, tersane, balıkçı barınağı, millet bahçesi ve benzerleri. Ayrıca imar planı aranmaksızın, aralarında en az 150 metre mesafe olmak kaydıyla 6 metrekareyi geçmeyen büfe, seyyar tuvalet ile sabit olmayan duş, gölgelik ve soyunma kabini yapılabilir. Sahil şeridinin ikinci bölümünde ise onaylı imar planında gösterilmiş ve toplumun yararlanmasına açık olmak şartıyla, konaklama hariç günübirlik turizm tesisleri yer alabilir.

Yönetmeliğe karşı dava açma süresi ne zaman doluyor?

Yönetmelik 9 Ağustos 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlandığından, 2577 sayılı Kanunun 7. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca altmış günlük süre 10 Ağustos 2026'da başlar ve 8 Ekim 2026 Perşembe günü mesai bitiminde dolar. Dava Danıştayda açılır. Süre kaçırılsa dahi, düzenleyici işlemin uygulanması üzerine, uygulama işlemiyle birlikte fıkranın da iptali istenebilir.

Kıyıya girişim engellenirse nereye başvurmalıyım?

Olay yerinde zabıta, jandarma veya polise durumu bildirerek tutanak tutulmasını isteyebilir; ardından Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğüne yazılı şikayet dilekçesi verebilirsiniz. Alo 181 Çevre İhbar Hattı ve CİMER de kullanılabilir. Kıyı Kanununun 15. maddesi, kıyıda engel oluşturanlara idari para cezası verilmesini ve engellerin beş günü aşmayan süre içinde kaldırılmasını öngörür; engel kaldırılmazsa masrafı yüzde yirmi zamlı olarak sorumludan tahsil edilmek üzere kamu gücüyle kaldırılır.

Bu yazı, 9 Ağustos 2026 tarihli ve 33335 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan yönetmelik değişikliği ile yürürlükteki mevzuata dayanan genel bilgilendirme amaçlı bir içeriktir; hukuki görüş veya avukatlık hizmeti niteliği taşımaz. Yukarıdaki dilekçe örnekleri şablon niteliğindedir ve her dosyanın kendine özgü koşullarına göre uyarlanmadan kullanılmamalıdır. Düzenleyici işlemlere karşı açılacak davalarda altmış günlük süre kesindir; hak kaybı yaşamamak için Resmî Gazete'de yayım tarihini esas alarak hareket edin. Kıyı alanındaki bir uyuşmazlığa, ecrimisil işlemine veya yönetmeliğe karşı açılacak davaya ilişkin değerlendirme için büromuzla iletişime geçebilirsiniz.

← Önceki Yazı Eksper Raporu Tamamlanmadan Sigorta Tahkim Komisyonu'na Başvuru: SEDDK'nın 2026/02 Sayılı Sirküleri Neler Getiriyor? Sonraki Yazı → Sebahattin Şirin Neden Gözaltına Alındı? 6222 Sayılı Kanun, TCK 217/A ve Örgüt Suçlamasının Hukuki Analizi