Maltepe / İstanbul, Hafta içi 09:00 – 18:00 (Acil 7/24) ☎ 0216 606 56 58 info@elci.av.tr
Mahkeme Kararı
Otobüs Kazasında Kolunu Kaybeden Yolcuya 400 Bin TL Manevi Tazminat

Otobüs Kazasında Kolunu Kaybeden Yolcuya 400 Bin TL Manevi Tazminat

Kararın Özeti

Şehirlerarası otobüste yolcu olan 29 yaşındaki kişi, şoförün virajı alamaması sonucu meydana gelen tek taraflı kazada sağ kolunu dirsek altından kaybetti ve meslekte kazanma gücünün yüzde 56'sını yitirdi. Yerel mahkeme şoför, işleten ve taşıyıcı şirketten müştereken ve müteselsilen tahsil edilmek üzere 400.000,00 TL manevi tazminata hükmetti; faiz kaza tarihinden başlatıldı. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi kararı onadı.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · Esas No: 2025/6477 · Karar No: 2026/3236 · Karar Tarihi: 03.06.2026 · Onama

Şehirlerarası otobüste yolcu olarak seyahat eden 29 yaşındaki bir kişi, şoförün virajı alamaması sonucu meydana gelen tek taraflı kazada sağ kolunu dirsek altından kaybetti. Yerel mahkeme 400.000,00 TL manevi tazminata hükmetti, istinaf başvurusunu reddetti, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi de kararı onadı. Karar, tek taraflı kazada yolcunun konumunu ve taşıyıcı ile işletenin müteselsil sorumluluğunu net biçimde ortaya koyuyor.

Uyuşmazlık Nasıl Doğdu

Davacı, 12.10.2019 tarihinde bilet alarak davalı şirkete ait otobüse yolcu olarak bindi. Araç, şoförün çok hızlı ve dikkatsiz seyretmesi sebebiyle virajı alamayarak kaza yaptı. Kaza tespit tutanağına göre kaza tek taraflıydı ve şoför yüzde 100 kusurluydu.

Kazada davacının sağ kolu dirsek altından koptu. Yargılama sırasında Adli Tıp Kurumundan alınan rapora göre davacı, meslekte kazanma gücünün yüzde 56'sını yitirmişti.

Davacı üç kişiyi birlikte dava etti: kaza tespit tutanağına göre haksız fiil sorumlusu olan şoför, aracın ruhsat sahibi olan işleten ve taşıyıcı şirket. 400.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle müştereken ve müteselsilen tahsilini, ayrıca 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 76. maddesi uyarınca 100.000,00 TL'nin geçici ödeme olarak peşin ödenmesini talep etti.

Davalılar, iş gücü kaybı bakımından Adli Tıp raporu alınması gerektiğini, manevi tazminatın hakkaniyet ölçütlerine göre değerlendirilmesi gerektiğini savundu. Ayrıca aracın genişletilmiş birleşik kasko poliçesiyle sigortalı olduğunu, sigorta şirketinin poliçe limitiyle sorumlu bulunduğunu ve davanın sigorta şirketine ihbar edilmesi gerektiğini ileri sürdü.

Yerel Mahkeme ve İstinaf Ne Karar Verdi

İlk derece mahkemesi davanın tümüyle kabulüne karar verdi. Gerekçede kusur durumunda tereddüt bulunmadığı, şoförün tam kusurlu olduğu ve davacıya atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığı vurgulandı. Manevi tazminatın tayininde Türk Borçlar Kanununun 51 ve 56. maddeleri, hakkaniyet ilkesi, tarafların kusur oranı, sıfatı, statüsü, sosyal ve ekonomik durumları ile eylemin işleniş biçimi esas alındı. 400.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 12.10.2019'dan itibaren yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline hükmedildi.

Bölge Adliye Mahkemesi, davalıların istinaf başvurusunu esastan reddederken takdir edilen tutarın hangi ölçütlerle denetlendiğini ayrıntılı biçimde sıraladı:

  • kazanın oluş şekli ve kaza tarihi,
  • davalı tarafın tek ve asli kusurlu olması,
  • tek taraflı kazada yolcu olan davacının hiçbir kusurunun bulunmaması,
  • yaralanmanın ağırlığı, dosyadaki fotoğraflara göre kolun ampute olmuş olması,
  • maluliyet oranı,
  • ulusal yargı ağı üzerinden yapılan sosyal ve ekonomik durum araştırması,
  • ülkenin ekonomik koşulları ve paranın satın alma gücü,
  • manevi tazminatın zenginleştirme ve fakirleştirme amacı taşımaması, caydırıcı olması ancak özendirici olmaması,
  • Yargıtayın 22.06.1966 tarihli, 1966/7 E., 1966/7 K. sayılı içtihadı birleştirme kararındaki ölçütler.

Yargıtayın Değerlendirmesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, uyuşmazlığı şehirlerarası yolcu taşımacılığı yapan otobüste yolcu olarak bulunan davacının, aracın tek taraflı trafik kazası yapması sonucu yaralanması nedeniyle manevi tazminat istemi olarak nitelendirdi. İlk derece mahkemesi kararında isabetsizlik bulunmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararını 03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle onadı.

Kararın Pratik Sonucu

Karar, ağır bedensel zararlarda manevi tazminatın hangi düzeye ulaşabileceğini gösteren güncel bir referans noktasıdır.

  • Yolcunun konumu en güçlü konumdur. Tek taraflı kazada yolcunun kusuru tartışılamaz. Müterafik kusur indirimi gündeme gelmez ve tazminat tam olarak hükmedilir.
  • Sorumluluk üç başlıdır. Şoför haksız fiil faili, ruhsat sahibi işleten sıfatıyla, otobüs firması ise taşıyıcı sıfatıyla müştereken ve müteselsilen sorumludur. Davanın üçüne birden yöneltilmesi tahsil kabiliyetini artırır.
  • Faiz kaza tarihinden işler. Haksız fiilde temerrüt olay tarihinde doğar, ayrıca ihtara gerek yoktur. 2019 tarihli kazada 2026 yılında hükmedilen tutara yedi yıllık faiz eklenmesi, alacağı önemli ölçüde büyütmektedir.
  • Manevi tazminat zorunlu trafik sigortasının teminatı dışındadır. Zorunlu mali sorumluluk sigortası bedeni zararları karşılar, manevi tazminat kural olarak teminat kapsamında değildir. Bu nedenle manevi tazminat davalarında sorumlular şahsen takip edilir. Genişletilmiş kasko veya ihtiyari mali sorumluluk poliçesi bulunması hâlinde poliçe şartlarına bakılmalıdır.
  • Sigortaya ihbar savunması sorumluluğu ortadan kaldırmaz. Davalıların poliçe bulunduğu ve davanın sigortaya ihbar edilmesi gerektiği yönündeki savunması, kendi müteselsil sorumluluklarını etkilememiştir.
  • Geçici ödeme talep edilebilir. Türk Borçlar Kanununun 76. maddesi, zarar görenin iddiasının haklılığını gösteren inandırıcı kanıtlar sunması ve ekonomik durumunun gerektirmesi hâlinde hâkimin geçici ödemeye hükmetmesine imkân verir. Uzun süren yargılamalarda tedavi giderlerini karşılamak bakımından önemli bir araçtır.

Bedensel zararlarda maddi tazminatın hesabı ve destekten yoksun kalma bakımından destekten yoksun kalma tazminatı yazımıza, kazaya karışan aracın sigortasız olması hâlinde başvurulacak yol için Güvence Hesabı yazımıza bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Otobüs kazasında yolcu kimden tazminat isteyebilir?

Yolcu, kusurlu şoförden haksız fiil sorumlusu sıfatıyla, aracın ruhsat sahibinden işleten sıfatıyla ve otobüs firmasından taşıyıcı sıfatıyla, üçünden birlikte müştereken ve müteselsilen tazminat isteyebilir. Bu, tahsil imkânını genişletir.

Tek taraflı kazada yolcunun kusuru olur mu?

Kural olarak olmaz. Aracın sürücüsünün kusuruyla meydana gelen tek taraflı kazada yolcuya atfedilebilecek bir davranış bulunmadığından müterafik kusur indirimi uygulanmaz ve tazminattan kesinti yapılmaz.

Kol kaybı gibi ağır yaralanmalarda manevi tazminat ne kadar olur?

Kesin bir tarife yoktur, tutar hâkim tarafından takdir edilir. Bu dosyada 2019 yılında meydana gelen kazada sağ kolunu dirsek altından kaybeden ve meslekte kazanma gücünün yüzde 56'sını yitiren 29 yaşındaki yolcu için takdir edilen 400.000,00 TL manevi tazminat, kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte Yargıtayca onanmıştır. Takdirde yaralanmanın ağırlığı, maluliyet oranı, kusur durumu, tarafların ekonomik ve sosyal durumu ile paranın satın alma gücü esas alınır.

Manevi tazminata hangi tarihten itibaren faiz işler?

Haksız fiilde temerrüt olay tarihinde kendiliğinden doğduğundan, faiz kaza tarihinden itibaren işler ve ayrıca ihtar çekilmesi gerekmez. Bu dosyada faiz 12.10.2019 kaza tarihinden başlatılmıştır.

Zorunlu trafik sigortası manevi tazminatı karşılar mı?

Kural olarak karşılamaz. Zorunlu mali sorumluluk sigortası bedeni ve maddi zararları teminat altına alır, manevi tazminat teminat kapsamı dışındadır. Genişletilmiş kasko veya ihtiyari mali sorumluluk poliçesi bulunuyorsa poliçenin özel şartlarına bakılması gerekir.

Geçici ödeme nedir, nasıl istenir?

Türk Borçlar Kanununun 76. maddesinde düzenlenmiştir. Zarar gören, iddiasının haklılığını gösteren inandırıcı kanıtlar sunar ve ekonomik durumu gerektirirse, hâkim yargılama sürerken talep edilen tutarın bir kısmının peşin ödenmesine karar verebilir. Dava dilekçesinde açıkça talep edilmesi gerekir.

Bu yazı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 03.06.2026 tarihli, 2025/6477 E., 2026/3236 K. sayılı kararının özetlenmesinden ibaret genel bilgilendirme amaçlı bir içeriktir; hukuki görüş veya avukatlık hizmeti niteliği taşımaz. Karar metnindeki taraf ve plaka bilgileri Yargıtay tarafından maskelenmiş hâlde yayımlanmaktadır. Manevi tazminat tutarları her dosyada yaralanmanın ağırlığına, maluliyet oranına ve tarafların durumuna göre ayrı ayrı takdir edilir; buradaki tutar emsal niteliğinde olup sonuç garantisi vermez. Trafik kazası tazminat dosyanız için büromuzla iletişime geçebilirsiniz.

Kararın tam metnini görmek için tıklayın
11. Hukuk Dairesi 2025/6477 E. , 2026/3236 K.

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6.Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/831 Esas, 2025/761 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi
(Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI : 2025/8 E., 2025/39 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 12.10.2019 tarihinde davalılara ait firma olan ... Turizm Nak. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. unvanlı şirketin 16... Plaka sayılı aracına bilet almak sureti ile yolcu olarak bindiğini ve aracın ... ili ... ilçesinde araç şoförünün çok hızlı ve dikkatsiz şekilde seyretmesi sebebi ile virajı alamayarak kaza yaptığını, kaza tespit tutanağı uyarınca tek taraflı bu trafik kazasında 16... plaka sayılı aracın şöförünün % 100 tam kusurlu olarak bu kazanın oluşumuna sebebiyet verdiğini, müvekkilinin henüz 29 yaşında tüm kazancını sağladığı ve tüm bedeni ve sosyal hayatta kullandığı sağ kolun dirsek altından kopması sebebi ile zor günler geçirmekte olduğunu ve manevi olarak bu travma, acı, elem ve ızdırabın bir nebze olsun giderilmesi gerektiğini, davalılardan ...'ın kaza tespit tutanağı uyarınca araç şöförü olması nedeniyle haksız fiil sorumlusu olarak, araç ruhsat sahibi ...'un araç mal sahibi işleten olarak, ... Turizm Nak. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin de taşıyıcı olarak sorumlu olduğunu ileri sürerek 400.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 12.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müteselsilen ve müştereken tahsiline, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 76. maddesi uyarınca 100.000,00 TL manevi tazminatın geçici ödeme olarak davalılardan müteselsilen ve müştereken alınarak peşin olarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; meydana gelen kazada kazaya uğrayan davacının işgücü kaybı hususunda Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, davacı açısından bedensel bütünlüğün zedelenmesine dayalı manevi tazminatın olay nedeniyle duyulan acı ve üzüntünün hak ve nesafet kurallarına uygun olarak değerlendirilmesi gerektiğini, dava konusu kaza sebebi ile açılan davada 16... plaka sayılı aracın, ... Sigorta şirketine ait 16.11.2018 başlama 16.11.2019 bitiş tarihli birleşik kasko sigorta poliçesi (genişletilmiş kasko) ile sigortalı olduğunu, söz konusu sigorta poliçesi gereğince ilgili sigorta şirketinin dava ile ilgisinin bulunması sebebi ile poliçedeki limiti ile sorumlu olması sebebiyle sigorta şirketine davanın ihbar edilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın trafik kazasından kaynaklanan manevi tazminat davası olduğu, 12.10.2019 tarihli trafik kazasının kaza tespit tutanağına göre şoför davalı ...'ın kusurlu olduğu tek taraflı meydana gelen trafik kazası olduğu, davacının araçta yolcu olarak bulunduğu ve dosyanın mevcut haliyle kusur durumda tereddüt hasıl olmadığı, 16... plaka sayılı araçta şöfor olarak bulunan davalı ...'ın tam kusurlu olduğu, davacıya atfedilebilecek herhangi bir kusur olmadığı, yargılama aşamasında Adli Tıp Kurumundan alınan rapora göre davacının %56,0 oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmiş olduğu, manevi tazminatın tayin ve takdirinde 6098 sayılı TBK’nın 51, 56... . maddeleri, hakkaniyet ilkesi, tarafların kusur oranı, sıfatı, statüsü, sosyal ve ekonomik durumları ile eylemin işleniş biçimi ve yöntemi dikkate alınarak davanın kabulü ile 400.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 12.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, davalılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6098 sayılı TBK'nın 56. maddesinde düzenlenen manevi tazminat şartlarının davacı lehine oluştuğu, kazanın oluş şekli, kaza tarihi, olayda davalı tarafın tek ve asli kusurlu olması, tek taraflı kazaya karışan araçta yolcu olarak bulunan davacının herhangi bir kusurunun bulunmması, kaza sonucu yaralanması, yaralanmanın ağırlığı (dosyadaki fotoğraflara göre davacının kolunun ampute olması), maluliyet oranı, İlk Derece Mahkemesince UYAP üzerinden yapılan sosyal ve ekonomik durum araştırması, manevi tazminatın amacı, ülkenin ekonomik koşulları, paranın satın alma gücü, davacının bu şekilde yaralanma sebebiyle maruz kaldığı acı, ağrı, üzüntü, elem, ıstırap, keder, sıkıntı, manevi çöküntü, manevi tazminatın amacı, zenginleştirme ve fakirleştirme amacı taşımaması, caydırıcı olması, özendirici olmaması ve Yargıtay'ın 22.06.1966 tarihli 1966/7 E., 1966/7 K. sayılı içtihadi birleştirme kararındaki kriterler gözetildiğinde davacı için İlk Derece Mahkemesince takdir edilen manevi tazminat miktarının hakkaniyete ve dosya kapsamında uygun olduğu gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, şehirlerarası yolcu taşımacılığı yapan otobüste yolcu olarak bulunan davacının, aracın tek taraflı trafik kazası yapması sonucu yaralanması nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, 03.06.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
← Önceki Yazı İşveren Sorumluluk Sigortasında Rücu: Poliçe Limitinden Önceki Ödemeler Düşülür, Harç İstenemez Sonraki Yazı → Sigortacının Elektrik Dağıtım Şirketine Rücusu Reddedildi: İlliyet Bağı İspatlanamadı