Maltepe / İstanbul, Hafta içi 09:00 – 18:00 (Acil 7/24) ☎ 0216 606 56 58 info@elci.av.tr
Mahkeme Kararı
Döviz Alacağı İçin İcra Takibinde Kur Tarihi Yazılmazsa Dava Usulden Reddediliyor

Döviz Alacağı İçin İcra Takibinde Kur Tarihi Yazılmazsa Dava Usulden Reddediliyor

Kararın Özeti

Bir nakliyat sigortacısı, sigortalısına ödediği 140.388,63 euro hasar bedelini rücuen tahsil için icra takibi başlattı. Takip talebinde euro tutarı ve Türk lirası karşılığı yazılıydı, ancak alacağın hangi tarihteki kur üzerinden tahsil edileceği belirtilmemişti. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, İcra ve İflas Kanununun 58/3 maddesine aykırı bu eksiklik nedeniyle usulüne uygun bir takip bulunmadığına ve itirazın iptali davasının esasa girilmeden dava şartı yokluğundan reddedilmesi gerektiğine hükmetti.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · Esas No: 2025/6502 · Karar No: 2026/3286 · Karar Tarihi: 04.06.2026 · Onama

Bir nakliyat sigortacısı, sigortalısına ödediği 140.388,63 euro hasar bedelini taşıyıcılardan geri almak için icra takibi başlattı. Takip talebinde alacağın euro tutarı da, Türk lirası karşılığı da yazılıydı. Yazılmayan tek şey, bu dövizin hangi tarihteki kur üzerinden tahsil edileceğiydi. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, bu tek eksiklik nedeniyle ortada usulüne uygun bir icra takibi bulunmadığına, dolayısıyla itirazın iptali davasının esası hiç incelenmeden reddedilmesi gerektiğine karar verdi.

Uyuşmazlık Nasıl Doğdu

Davacı sigorta şirketi, bir demir çelik fabrikasına ait fırın transfer masası, sürücü ve panolarını nakliyat emtia abonman poliçesi ve mali sorumluluk poliçesi ile teminat altına almıştı. Emtianın deniz yoluyla taşınması sırasında dört kaptan ikisinde hasar meydana geldi, hasar liman sahasında tutanak altına alındı ve ekspertiz raporuyla tespit edildi.

Sigorta şirketi 140.388,63 euro (o tarihteki karşılığı 391.951,03 TL) tutarındaki hasar bedelini sigortalısına ödedi. Ödemeyle birlikte, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesi uyarınca sigortalısının taşıyıcılara karşı sahip olduğu haklara halef oldu. Bu hakka dayanarak taşıma acentesi ve alt taşıyıcı konumundaki iki şirket aleyhine icra takibi başlattı. Borçlular takibe itiraz edince takip durdu ve sigorta şirketi itirazın iptali davası açtı.

Yerel Mahkeme ve İstinaf Ne Karar Verdi

Dosya bir kez bozulduktan sonra Bölge Adliye Mahkemesi bozma ilamına uydu ve yargılamayı yeniden yaptı. Bu kez mahkeme, işin esasına hiç girmeden takip talebinin kendisini inceledi ve şu tespiti yaptı:

  • Takip talebinde 131.251,38 euro asıl alacak ve 9.137,25 euro işlemiş faiz, toplam 140.388,63 euro talep edilmişti.
  • Harca esas değer olarak 391.951,03 TL gösterilmişti.
  • Ancak alacağın hangi tarihteki kur üzerinden tahsil edileceği belirtilmemişti.

Mahkemeye göre, harca esas değerin Türk lirası olarak yazılmış olması alacağın Türk lirası olarak talep edildiği anlamına gelmiyordu. Yabancı para aynen istenmişti ama 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 58/3 maddesinin aradığı kur beyanı yoktu. Bu eksiklik kamu düzenine ilişkin olduğundan hâkim tarafından resen dikkate alınmalıydı. Sonuç olarak ortada usulüne uygun bir icra takibi bulunmadığı gerekçesiyle dava, dava şartı yokluğundan usulden reddedildi.

Yargıtayın Değerlendirmesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi kararı onadı. Daire, kapatılan 19. Hukuk Dairesinin 2013/7875 E., 2013/11547 K. ve 2011/1648 E., 2011/12074 K. sayılı kararlarının da aynı yönde olduğunu vurguladı. Yani bu, tek bir dosyaya özgü sert bir yorum değil, yerleşik uygulamanın teyididir.

Kararın dayandığı mantık, İcra ve İflas Kanununun 58/3 maddesinin gerekçesinde açıkça yazılıdır: alacaklının yabancı para alacağının Türk parası karşılığını takip talebinde göstermesi yeterli değildir, bu alacağın hangi tarihteki kur üzerinden tahsilini istediğini de açıkça belirtmesi gerekir. Bunun pratik sebebi şudur: haciz ve paraya çevirme aşamasından sonra icra müdürlüğünün alacağın karşılanıp karşılanmadığını hesaplayabilmesi için, yabancı para alacağının vade veya tahsil tarihindeki Türk lirası karşılığını bilmesi zorunludur.

Dosyada dikkat çeken bir ayrıntı da masraf tablosudur: davayı kaybeden sigorta şirketi, sadece Yargıtay duruşması için 40.000,00 TL vekâlet ücretini karşı tarafa ödemeye mahkûm edilmiştir. On yılı aşkın süren bir yargılama, esasa hiç girilmeden, takip talebindeki bir cümlenin eksikliği yüzünden kaybedilmiştir.

Kararın Pratik Sonucu

Nakliyat, emtia ve mali sorumluluk sigortalarında hasar çoğu zaman döviz üzerinden ödenir. Rücu alacağı da bu durumda döviz alacağıdır. Karar, döviz üzerinden rücu takibi yapan sigorta şirketleri ve vekilleri için şu sonuçları doğurmaktadır:

  • Takip talebine kur ibaresi mutlaka yazılmalıdır. "Fiili ödeme tarihindeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden Türk lirası olarak tahsili" gibi açık bir ifade kullanılmalıdır.
  • Harca esas değer yazmak yeterli değildir. Uygulamada sık yapılan hata, Türk lirası karşılığını harç hesabı için yazıp kur tarihini atlamaktır. Bu, alacağın Türk lirası olarak talep edildiği sonucunu doğurmaz.
  • Eksiklik sonradan tamamlanamaz. Dava şartı yokluğu kamu düzenindendir, resen dikkate alınır ve karşı taraf itiraz etmese bile mahkeme gözetir.
  • Zamanaşımı riski doğar. Takip usulsüz sayıldığında zamanaşımını kesme etkisi de tartışmalı hâle gelir. Halefiyete dayalı rücuda zamanaşımı olay tarihinden işlediği için, yeniden takip başlatmaya kalkıldığında sürenin dolmuş olması muhtemeldir. Rücu davalarında sürelerin nasıl işlediği konusunda halefiyet ve rücu hakkı yazımıza bakılabilir.
  • Alternatif yol doğrudan alacak davasıdır. Karşı taraf zaten itiraz edecek profildeyse, icra takibi yerine doğrudan rücuen tazminat davası açmak bu usul riskini ortadan kaldırır. Buna karşılık icra inkâr tazminatı imkânı da kaybedilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Döviz alacağı için icra takibinde ne yazılmalı?

Takip talebinde hem yabancı para tutarı, hem Türk lirası karşılığı, hem de alacağın hangi tarihteki kur üzerinden tahsil edileceği açıkça gösterilmelidir. Uygulamada tercih edilen ifade, fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden tahsil talebidir. Ayrıca yabancı paraya ilişkin faiz talebinin de belirtilmesi gerekir.

Harca esas değeri Türk lirası yazmak yeterli değil mi?

Yeterli değildir. Yargıtay, takip talebinde harcın hesaplanabilmesi için Türk lirası karşılığının yazılmasının, alacağın Türk lirası olarak talep edildiği sonucunu doğurmayacağını belirtmiştir. Alacak yabancı para olarak istendiğinde kur tarihinin ayrıca gösterilmesi zorunludur.

Kur tarihi yazılmazsa ne olur?

Usulüne uygun bir icra takibi bulunmadığı kabul edilir. Buna dayanılarak açılan itirazın iptali davası, esasa girilmeden dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilir. Alacağın gerçekten var olup olmadığı hiç tartışılmaz.

Bu eksiklik yargılama sırasında düzeltilebilir mi?

Karara göre düzeltilemez. Eksiklik kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemece resen dikkate alınır. Doğru yol, takibi baştan usulüne uygun biçimde yapmaktır.

Sigorta şirketinin sigortalısına ödeme yapması rücu hakkı için yeterli mi?

Ödeme, halefiyetin doğması için zorunlu şarttır ancak tek başına yeterli değildir. Sigortacı, sigortalısının üçüncü kişiye karşı sahip olduğu hakkı devralır ve bu hakkı sigortalısının tabi olduğu tüm sınırlar ve def'ilerle birlikte kullanır. Ayrıca alacağın takibinin usul kurallarına uygun yürütülmesi gerekir.

Rücu alacağı için icra takibi mi, dava mı daha doğru?

Karşı taraf bir sigorta şirketiyse takip çoğunlukla itirazsız kesinleşir ve toplu takip mantığı verimli olur. İtiraz beklenen dosyalarda ise doğrudan alacak davası zaman kaybını azaltır. İcra takibinin avantajı, itirazın iptali davasının kabulü hâlinde asıl alacağın yüzde 20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesidir.

Bu yazı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 04.06.2026 tarihli, 2025/6502 E., 2026/3286 K. sayılı kararının özetlenmesinden ibaret genel bilgilendirme amaçlı bir içeriktir; hukuki görüş veya avukatlık hizmeti niteliği taşımaz. Karar metnindeki taraf ve şirket bilgileri Yargıtay tarafından maskelenmiş hâlde yayımlanmaktadır. Her dosyanın kendine özgü koşulları vardır ve buradaki değerlendirmeler somut olayınıza doğrudan uygulanamaz. Döviz üzerinden rücu takibi veya itirazın iptali davası hazırlığınız için büromuzla iletişime geçebilirsiniz.

Kararın tam metnini görmek için tıklayın
11. Hukuk Dairesi 2025/6502 E. , 2026/3286 K.

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1007 Esas, 2025/1138 Karar
HÜKÜM : Davanın reddi

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 02.06.2026 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat .......ile davalı ... Ulus. Nak. ve Tic. A.Ş. vekili Avukat ..., davalı ........ Ulus. Ltd. Şti. vekili Avukat ... ve ihbar olunan vekili Avukat ............. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili sigorta şirketi tarafından ... numaralı nakliyat emtia abonman alt sigorta poliçesi ve ... numaralı mali sorumluluk poliçesi ile sigortalanan ... ... Fabrikası T.A.Ş.'ye ait flab fırını transfer masası sürücü ve panoları emtiasını .......... ..... seferli taşıma işleminin gemi ile taşıma acentesi sıfatıyla ... Uluslararası Denizcilik A.Ş. ve alt taşıyıcı sıfatıyla ...... Uluslararası Konsolidasyon ve .... Hizm. Ltd. Şti. tarafından üstlenildiğini, emtiaların ...... Limanı ......... Limanı arası gemi ile nakliyesinin davalı ... Ulus. Nak. A.Ş. sorumluluğunda yapıldığını, ....... arası nakliyesinin ... gemisi ile gerçekleştirildiğini, emtianın ..... gemisinden ....... Gümrük Müdürlüğüne bağlı ambar sahasına tahliyesi esnasında dört kap eşyadan iki kabın hasarlı olduğunun görülerek hasarın tutanak altına alındığını, ekspertiz raporunda hasarın niteliği ve miktarı ile ilgili saptamalar yapıldığını, 140.388,63 euro (391.951,03 TL) hasar bedelinin müvekkili sigorta şirketi tarafından sigortalıya ödenerek bu şekilde müvekkilinin sigortalısının haklarına halef olduğunu, hasar bedelinin ödenmesi konusunda davalılara yapılan müracaattan sonuç alınamadığını, Küçükçekmece 2. İcra Müdürlüğünün 2014/10003 E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalıların borca itiraz etmeleri nedeniyle takibin durdurulduğunu ileri sürerek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı ... Uluslararası Nakliyat ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşıma işleminin diğer davalı tarafından gerçekleştirilmiş olması nedeniyle müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını savunarak husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Diğer davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davanın husumet, zamanaşımı ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir.

III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, takip talebinde 131.251,38 euro asıl alacak ve 9.137,25 euro işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 140.388,63 euro alacağın tahsilinin talep edildiği, ayrıca harca esas değerin Türk Lirası olarak karşılığının gösterildiği, ancak bunun yanında euro yabancı para birimi üzerinden talep edilen alacağın fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden tahsilinin talep edilmediği, takip talebinde İcra Müdürlüğünce harcın hesaplanabilmesi için harca esas değer olarak 391.951,03 TL’nin yazılı olması alacağın Türk Lirası olarak talep edildiği sonucunu doğurmayacağı, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 58/3 hükmünün gerekçesinde "Yapılan yeni düzenlemede, alacaklının yabancı para alacağının Türk parası karşılığını takip talebinde göstermesi yanında bu alacağın hangi tarihteki kur üzerinden tahsilini istiyor ise bunu da açıkça göstermesi ve yine yabancı para ile ilgili faiz alacağına ilişkin talebini belirtmesi esası getirilmiştir.” denildiği, zira olası bir haciz ve paraya çevirme aşamasından sonra icra müdürlüğünce alacağın karşılanıp karşılanmadığının tespiti için yabancı para alacağının vade/tahsil tarihindeki kur karşılığının Türk Lirası olarak bilinmesi gerektiği, takip talebinde İİK’nın 58/3 hükmünde öngörülen yabancı paranın fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden ödenmesi hususunun yer almadığı, yabancı para alacağın aynen tahsilinin istendiği, takip talebindeki bu eksiklik kamu düzenine ilişkin olup resen dikkate alınması gerektiği, netice olarak davacının takip talebinde euro olarak talep ettiği alacağın hangi tarihteki kur karşılığı üzerinden tahsil edileceğinin gösterilmemesi nedeniyle usulüne uygun bir icra takibi bulunmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, itirazın iptali talebine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/3 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve Dairemizle birleşen (kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 2013/7875 E., 2013/11547 K. ve 2011/1648 E., 2011/12074 K. sayılı kararların da aynı mahiyette olmasına göre davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.

V. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 04.06.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
← Önceki Yazı Nakliyat Sigortası Rücu Davası Acenteye Açılamaz: Taşıyan Sıfatı Ticari Defterlerle Belirlenir Sonraki Yazı → İşveren Sorumluluk Sigortasında Rücu: Poliçe Limitinden Önceki Ödemeler Düşülür, Harç İstenemez