Maltepe / İstanbul, Hafta içi 09:00 – 18:00 (Acil 7/24) ☎ 0216 606 56 58 info@elci.av.tr
Yapay Zeka ve Telif Hakkı 2026: 1,5 Milyar Dolarlık Uzlaşma Neyi Değiştiriyor?

Yapay Zeka ve Telif Hakkı 2026: 1,5 Milyar Dolarlık Uzlaşma Neyi Değiştiriyor?

Kısa cevap: ABD'de bir federal yargıç, yapay zeka şirketi Anthropic ile yazarlar arasındaki 1,5 milyar dolarlık telif uzlaşmasını 21 Temmuz 2026'da onayladı. Uzlaşma kapsamındaki yaklaşık 500 bin eser için eser başına 3.000 dolar ödeme yapılacak. Bu, yapay zeka şirketlerine karşı açılan telif davaları dalgasındaki ilk büyük uzlaşmadır. Davanın ayırt edici noktası şudur: mahkeme, telifli kitaplarla model eğitilmesini belirli koşullarda adil kullanım sayarken, korsan kaynaklardan indirilen kitapların kopyalanıp saklanmasını bu korumanın dışında bıraktı. Türkiye bakımından ise durum farklıdır: 5846 sayılı FSEK'te metin ve veri madenciliğine ilişkin özel bir istisna bulunmamaktadır ve yapay zekânın tek başına ürettiği içerik eser sayılmamakta, çünkü FSEK eser tanımı sahibinin hususiyetini, yani insan yaratıcılığını aramaktadır.

Ne Oldu? Uzlaşmanın Ayrıntıları

Yazarlar Andrea Bartz, Charles Graeber ve Kirk Wallace Johnson, 2024 yılında Anthropic aleyhine dava açtı. İddia, şirketin yapay zeka modelini geliştirirken yazarların kitaplarını izinsiz kullandığıydı.

Süreç iki aşamada ilerledi:

  • Haziran 2025: Mahkeme, telif korumalı kitaplarla model eğitilmesinin adil kullanım kapsamında değerlendirilebileceğine hükmetti. Ancak korsan sitelerden indirilen milyonlarca kitabın şirket bünyesinde depolanmasının bu korumadan yararlanamayacağını belirtti.
  • Temmuz 2026: Bu ayrımın yarattığı risk, eser başına 150 bin dolara varan tazminat ihtimalini gündeme getirdi. Toplam tutarın milyarlarca doları bulabileceği bir yargılama yerine taraflar uzlaşmayı seçti ve uzlaşma 21 Temmuz 2026'da onaylandı.

Ayrıca New York Times ve Daily News'in OpenAI'a yönelik iddiası da gündemdedir: davada mahkemece talep edilen eğitim veri setinden telif korumalı eserlerin silindiği ve milyonlarca kaydın değiştirildiği ileri sürülmektedir.

Kararın Asıl Mesajı: Eğitim Değil, Kaynak

Bu dosyadan çıkan en kritik hukuki mesaj çoğu haberde gözden kaçtı. Tartışmanın merkezinde modelin eğitilmesi değil, eğitim verisinin nasıl elde edildiği vardır.

FaaliyetKararın Yaklaşımı
Hukuka uygun edinilmiş eserle model eğitimiAdil kullanım kapsamında değerlendirilebilir
Korsan kaynaktan indirme ve kalıcı kopya oluşturmaAdil kullanım korumasının dışında
Kopyaların kurumsal kütüphanede saklanmasıBağımsız bir ihlal olarak değerlendirildi

Bu ayrım, yapay zeka geliştiren veya kullanan her işletme için pratik bir sonuç doğurur: veri tedarik zincirinin belgelenmesi, modelin kendisinden daha büyük bir hukuki risk alanıdır.

Türkiye'de Durum: FSEK Ne Diyor?

Eğitim verisi bakımından

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nda, Avrupa Birliği'nin dijital telif direktifinde yer alana benzer bir metin ve veri madenciliği istisnası bulunmamaktadır. FSEK'te sayılan istisnalar (şahsi kullanım, iktibas, eğitim ve öğretim amacı gibi) sınırlı sayıda olup dar yorumlanır.

Bu tablo şu anlama gelir: Türkiye'de telif korumalı eserlerin izinsiz olarak çoğaltılıp bir modelin eğitiminde kullanılması, eser sahibinin çoğaltma hakkının ihlali iddiasına açıktır. Eser sahibi, FSEK m. 66 ve devamı uyarınca tecavüzün ref'i ve men'i davaları ile FSEK m. 68 uyarınca rayiç bedelin üç katına kadar tazminat talep edebilir. Fiil ayrıca FSEK m. 71 kapsamında ceza sorumluluğu doğurabilir.

Yapay zekânın ürettiği içerik bakımından

FSEK m. 1/B uyarınca eser, "sahibinin hususiyetini taşıyan" fikir ve sanat ürünüdür. Hususiyet ölçütü, yaratıcı bir insan iradesini gerektirir. Bu nedenle:

  • Tamamen yapay zeka tarafından, basit bir komutla üretilen içerik eser sayılmaz ve telif koruması görmez.
  • İnsanın yaratıcı katkısının belirleyici olduğu, yapay zekânın yalnızca araç olarak kullanıldığı çalışmalar eser sayılabilir. Burada ölçüt, insan katkısının niteliği ve yoğunluğudur.
  • Koruma görmeyen içerik, üçüncü kişilerce serbestçe kullanılabilir. Ticari materyalini yapay zekaya üretten işletmeler bu riski çoğu zaman fark etmez.

Marka ve tasarım boyutu

Yapay zeka ile üretilen bir logo, telif korumasından yararlanamasa dahi marka olarak tescil edilebilir. Marka hakkı, eser sahipliğinden bağımsız olarak tescille doğar. Bu nedenle görsel kimliğini yapay zeka ile oluşturan işletmeler için tescil, sadece bir tercih değil, korumanın tek gerçek yoludur. Üretilen görselin başka bir eserle benzerlik taşıması hâlinde ise tescil süreci itirazla karşılaşabilir. Süreç hakkında ayrıntılı bilgi için marka tescili sayfamızı inceleyebilirsiniz.

İşletmeler İçin Somut Risk Haritası

KullanımBaşlıca RiskÖnlem
Pazarlama görseli ve metni üretimiİçeriğin telif koruması görmemesi, rakiplerce kullanılabilmesiİnsan katkısını belgeleyin, marka ve tasarım tesciline yönelin
Model eğitimi için veri toplamaÇoğaltma hakkı ihlali, tazminat ve ceza sorumluluğuVeri kaynaklarını lisanslayın ve tedarik zincirini belgeleyin
Yapay zeka ile sözleşme ve dilekçe üretimiUydurulmuş mevzuat ve içtihat, hatalı hükümUzman kontrolü zorunlu tutun, çıktıyı asla doğrudan kullanmayın
Müşteri verisinin araca girilmesiKVKK ihlali, yurt dışına veri aktarımı sorunuAydınlatma ve hukuki sebebi netleştirin, kurumsal sürüm kullanın
Yapay zeka çıktısının olduğu gibi yayımlanmasıÜçüncü kişinin eserine tecavüz iddiasıÖzgünlük ve benzerlik kontrolü yapın

Telif Dışındaki Risk: Uydurulmuş İçtihat

Yapay zekanın hukuk alanındaki ikinci büyük risk başlığı telif değil, halüsinasyon: araçların var olmayan kanun maddelerini ve mahkeme kararlarını gerçekmiş gibi üretmesi. Bu sorunun dilekçe ve dava süreçlerine yansıyan boyutunu, Türkiye ve ABD'den somut örneklerle birlikte Yapay Zeka ile Dava ve Dilekçe Hazırlamak başlıklı yazımızda ayrıntılı olarak ele aldık.

Telif tartışmasıyla bağlantısı şudur: bir yapay zeka çıktısı, hem başkasının eserini izinsiz yeniden üretme riskini hem de var olmayan bir kaynağa atıf yapma riskini aynı anda taşır. İkisi de aynı önlemle azalır: çıktıyı kaynağından doğrulamadan kullanmamak.

Sıkça Sorulan Sorular

Yapay zeka ile ürettiğim görsel bana ait olur mu?

FSEK anlamında eser sahipliği için sahibinin hususiyetini taşıması, yani yaratıcı insan katkısı bulunması gerekir. Basit bir komutla üretilen içerik eser sayılmaz ve telif koruması görmez. Ticari kullanımda koruma istiyorsanız marka veya tasarım tescili yoluna gitmelisiniz.

Eserim izinsiz olarak yapay zeka eğitiminde kullanıldıysa ne yapabilirim?

FSEK m. 66 ve devamı uyarınca tecavüzün tespiti, ref'i ve men'i davaları açabilir, FSEK m. 68 uyarınca rayiç bedelin üç katına kadar tazminat talep edebilirsiniz. Fiil ayrıca ceza şikâyetine konu olabilir. İlk adım delil tespitidir.

Anthropic uzlaşması Türkiye'deki davaları bağlar mı?

Hayır. ABD mahkemesinin onayladığı bir uzlaşma Türk mahkemelerini bağlamaz. Ancak bu dosya, uluslararası uygulamanın yönünü göstermesi ve benzer taleplerin ileri sürülmesinde yol gösterici olması bakımından önemlidir.

Şirketimde yapay zeka aracı kullanıyoruz, hukuki riskimiz nedir?

Başlıca riskler şunlardır: müşteri verilerinin yurt dışına aktarılmasından doğan KVKK sorumluluğu, üretilen içeriğin telif koruması görmemesi, üçüncü kişi haklarına tecavüz iddiası ve hatalı çıktıya dayanan kararlar. Kullanım politikası oluşturmak ve kurumsal sürüm tercih etmek riski önemli ölçüde azaltır.

Yapay zekanın ürettiği hatalı içerikten kim sorumlu?

Türk hukukunda yapay zekanın kendisine ait bir hukuki kişilik yoktur. Sorumluluk, aracı kullanan kişi veya işletme ile duruma göre geliştirici arasında paylaşılır. Ticari faaliyette kullanılan çıktıdan doğan zararda ilk muhatap, çıktıyı kullanan işletmedir.

Yapay zeka ile üretilen logo marka olarak tescil edilebilir mi?

Evet. Marka hakkı tescille doğar ve eser sahipliğinden bağımsızdır. Ancak görselin başka bir marka veya eserle karıştırılma ihtimali varsa itirazla karşılaşılabilir. Başvuru öncesi benzerlik araştırması yapılması önerilir.

Değerlendirme

2026, yapay zeka telif tartışmasının teoriden tazminata döndüğü yıl oldu. 1,5 milyar dolarlık uzlaşma, eser sahiplerinin taleplerinin karşılıksız kalmadığını gösterirken, asıl kırılma noktasının verinin nasıl elde edildiği olduğunu ortaya koydu. Türkiye'de mevzuat henüz bu tartışmaya özel bir düzenleme içermiyor; bu da mevcut FSEK hükümlerinin geniş yorumlanacağı bir dönem anlamına geliyor.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya avukatlık hizmeti niteliği taşımaz. Yabancı yargı kararlarına ilişkin açıklamalar kamuoyuna yansıyan bilgilere dayanmaktadır. Eserleriniz izinsiz kullanıldıysa veya yapay zeka ile ürettiğiniz içeriklerin korunmasını istiyorsanız büromuzla iletişime geçebilirsiniz.

← Önceki Yazı İşveren Çalışanın WhatsApp Yazışmalarını Okuyabilir mi? Şirket Telefonunda Denetimin Sınırları