Kısa cevap: Hayır, horlama tek başına boşanmada kusur değildir. Temmuz 2026'da "Yargıtay horlamayı kusur saydı" başlığıyla yayılan karar yanlış aktarılmıştır. Dosyada erkek zaten fiziksel şiddet, ölüm tehdidi, küfür ve hakaret nedeniyle tam kusurlu bulunmuştur; horlama ve diş gıcırdatma, kadının neden ayrı odada yatmak zorunda kaldığını açıklamak için anlatılan bir olgu olarak karara girmiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi de kararı horlama nedeniyle değil, hükmedilen 40 bin lira maddi ve 40 bin lira manevi tazminatın günün ekonomik koşullarına göre düşük kalması nedeniyle bozmuştur. Kararın gerçek emsal değeri şudur: boşanma tazminatları enflasyon karşısında sembolik kalamaz.
Haberde Anlatılan Dosyada Ne Oldu?
Uzun yıllar süren evlilikte taraflar karşılıklı boşanma davası açmıştır. İddialar şöyledir:
| Taraf | İleri sürülen iddialar |
|---|---|
| Erkek | Eşinin sürekli tartışma çıkardığı, ailesine hakaret ettiği, kendisine soğuk davrandığı ve son 10 yıldır ayrı odalarda yaşadıkları |
| Kadın | Eşinin fiziksel şiddet uyguladığı, tehdit ve hakaret ettiği; ayrıca geceleri aşırı horladığı ve uykusunda diş gıcırdattığı için ayrı odada yatmak zorunda kaldığı |
Aile mahkemesi erkeği tam kusurlu kabul etmiş, kadın lehine 40.000 TL maddi ve 40.000 TL manevi tazminat ile yoksulluk nafakasına hükmetmiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi ise bu tutarların günün ekonomik koşullarına göre düşük kaldığını belirterek dosyayı yeniden değerlendirilmek üzere bozmuştur.
Kararın yanlış okunduğu nokta
Basında dolaşan başlıklar, "artık horlarsanız boşanabilirsiniz" ya da "horlama tazminat sebebi" izlenimi vermektedir. Dosyanın seyrine bakıldığında bunun doğru olmadığı görülür:
- Erkeğin tam kusurlu sayılmasının sebebi şiddet, tehdit ve hakarettir. Bunlar Türk Medeni Kanunu m.166 anlamında evlilik birliğini temelinden sarsan, aynı zamanda suç teşkil eden davranışlardır.
- Horlama ve diş gıcırdatma, kadının ayrı odada yatma savunmasını desteklemek için anlatılmıştır. Yani kadın açısından bir haklı sebep olarak işlev görmüştür, erkek açısından bağımsız bir kusur olarak değil.
- Yargıtayın bozma sebebi tazminat miktarıdır. Kusur belirlemesi bakımından bir bozma yoktur.
Bu ayrım pratikte önemlidir: horlayan bir eşe karşı yalnızca horlamaya dayanılarak açılan boşanma davası, kusur bulunmadığı için reddedilme riski taşır.
Boşanmada Kusur Ne Demektir?
Türk Medeni Kanunu m.166 uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmaya karar verilebilmesi için, ortak hayatın çekilmez hâle gelmiş olması gerekir. Tazminat ve nafaka bakımından ise belirleyici olan kusurdur.
Yargıtay yerleşik uygulamasında kusur, iradi ve kınanabilir bir davranıştan doğar. Kişinin elinde olmayan, iradesiyle yönlendiremeyeceği durumlar kural olarak kusur oluşturmaz. Bu nedenle kusur değerlendirmesinde şu üçlü ayrım yapılır:
| Davranış türü | Kusur sayılır mı? | Açıklama |
|---|---|---|
| Şiddet, tehdit, hakaret, aldatma, ekonomik baskı, terk | Evet | İradi ve kınanabilir davranışlardır, doğrudan kusur oluşturur |
| Hastalık, fizyolojik durum, horlama, uyku apnesi, engellilik, psikiyatrik rahatsızlık | Kural olarak hayır | İrade dışıdır, tek başına kusur sayılmaz. Bu durumlar TMK m.166 yerine gerektiğinde m.163 vd. özel sebepler ya da ortak hayatın çekilmezliği çerçevesinde değerlendirilir |
| Tedaviyi reddetmek, sorunu bilerek görmezden gelmek, eşin uyarılarına rağmen hiçbir adım atmamak | Duruma göre evet | Burada kusuru doğuran hastalığın kendisi değil, tedaviden kaçınma iradesidir |
Horlama neden tek başına kusur değildir?
Horlama, çoğu zaman burun yapısı, kilo, alkol kullanımı veya uyku apnesi gibi tıbbi sebeplerden kaynaklanır. Kişi uykuda olduğu için davranış üzerinde irade de kurulamaz. İradi olmayan bir davranış, hukuken kınanabilir sayılmaz.
Buna karşılık şu ihtimalde tablo değişebilir: eş, uyku apnesi tanısı konulmuş ve tedavi edilebilir bir rahatsızlığı olduğu hâlde yıllarca hiçbir tedaviye başvurmayı reddediyor ve bu durum ortak hayatı fiilen çekilmez kılıyorsa, kusur tartışması ihmal ve umursamazlık üzerinden yürütülebilir. Bu, horlamanın değil, sorumluluk almamanın kusur sayılmasıdır.
Ayrı odada yatmak kusur mudur?
Eşlerin ayrı odalarda yatması tek başına kusur değildir. Belirleyici olan ayrılığın sebebidir:
- Eşinin şiddetinden korktuğu, sağlık sorunu yaşadığı, vardiyalı çalıştığı ya da uyku düzeni bozulduğu için ayrı yatan eş kusurlu sayılmaz. Anlatılan dosyada horlama tam olarak bu işlevi görmüştür.
- Buna karşılık haklı bir sebep olmaksızın eşini sürekli reddetmek, uzun süre cinsel ilişkiden kaçınmak ve birlikte yaşamayı fiilen sona erdirmek Yargıtay uygulamasında kusur olarak değerlendirilebilir.
Kusurun paylaşım, mesaj ve dijital davranışlar üzerinden tartışıldığı dosyalar için sosyal medya paylaşımlarının boşanmada kusur sayılıp sayılmadığını ele aldığımız yazımızı inceleyebilirsiniz.
Kararın Asıl Emsal Değeri: Tazminat Miktarı
Bu dosyanın gerçek önemi, boşanma tazminatlarının miktarına ilişkindir. Yargıtay, tam kusurlu eş aleyhine hükmedilen 40 bin lira maddi + 40 bin lira manevi tazminatı, fiziksel şiddet ve ölüm tehdidi içeren bir dosyada günün ekonomik koşullarına göre düşük bulmuştur.
Maddi ve manevi tazminatın hukuki dayanağı
| Kalem | Dayanak | Şartları |
|---|---|---|
| Maddi tazminat | TMK m.174/1 | Boşanma yüzünden mevcut veya beklenen menfaatleri zedelenen, kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir tazminat isteyebilir |
| Manevi tazminat | TMK m.174/2 | Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu taraftan manevi tazminat isteyebilir |
| Yoksulluk nafakası | TMK m.175 | Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, diğerinden daha ağır kusurlu olmamak kaydıyla geçimi için nafaka isteyebilir |
| Hakkaniyet ölçüsü | TMK m.4, TBK m.51-52 | Hâkim, tarafların ekonomik ve sosyal durumu ile olayın özelliklerini gözeterek takdir yetkisini kullanır |
Tazminat miktarı belirlenirken nelere bakılır?
- Kusurun ağırlığı: fiziksel şiddet ve ölüm tehdidi içeren dosyalarda tazminat, basit geçimsizlik dosyalarından belirgin biçimde yüksek olmalıdır.
- Tarafların ekonomik ve sosyal durumu: gelir, malvarlığı, meslek, yaşanılan çevre.
- Evlilik süresi: uzun süreli evliliklerde beklenen menfaat kaybı daha büyüktür.
- Kişilik hakkı ihlalinin ağırlığı: saldırının niteliği, aleniyeti, süreklilik gösterip göstermediği.
- Paranın alım gücü: Yargıtay bu dosyada tam olarak bu ölçüte dayanmıştır. Beş yıl önce caydırıcı olan bir tutar, bugün sembolik kalabilir.
Uygulamadaki karşılığı şudur: tazminat talebini dava dilekçesinde düşük tutmak, sonradan telafisi güç bir hatadır. Talep edilen miktardan fazlasına hükmedilemez. Bu nedenle talep, dosyanın ağırlığına ve güncel ekonomik koşullara göre belirlenmeli, gerekiyorsa ıslah yoluyla artırılmalıdır.
Tazminata işleyecek faiz bakımından 2026 yılında değişen kanuni faiz rejimi için yasal faiz oranındaki değişikliği anlattığımız yazımızı inceleyebilirsiniz.
Kusur Nasıl İspatlanır?
Boşanma davasında iddia edilen her vakıanın ispatı gerekir. Kusur iddiası bakımından kullanılabilecek başlıca deliller:
| Delil | Kullanım | Dikkat edilmesi gereken |
|---|---|---|
| Tanık beyanı | Şiddet, hakaret ve aşağılamanın en yaygın ispat aracı | Duyuma dayalı beyanların değeri sınırlıdır, olayı doğrudan gören tanık tercih edilir |
| Darp raporu, adli rapor | Fiziksel şiddetin en güçlü delili | Olaydan hemen sonra alınmalıdır, gecikme ispat gücünü düşürür |
| 6284 sayılı Kanun kapsamında verilen tedbir kararları | Şiddet iddiasını destekler | Karar örneği dosyaya sunulmalıdır |
| Ceza soruşturması ve mahkumiyet kararları | Tehdit, hakaret, yaralama dosyaları | Kesinleşmiş ceza kararındaki maddi vakıa tespiti hukuk hâkimini bağlar |
| Mesaj, kayıt ve fotoğraflar | Aşağılama, tehdit ve aldatma iddiaları | Hukuka aykırı yolla elde edilen delil kullanılamaz, ayrıca suç oluşturabilir |
| Sağlık kayıtları | Uyku bozukluğu, tedaviden kaçınma iddiası | Tedavi önerilmesine rağmen başvurulmadığını göstermek gerekir |
Tazminat Az Bulunursa Ne Yapılır?
Hükmedilen tazminat düşükse ya da hiç hükmedilmemişse izlenecek yol, kararın hangi aşamada olduğuna göre değişir:
- Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurulur. Süre kesindir.
- İstinaf dilekçesinde yalnızca "az" denmesi yeterli değildir; kusurun ağırlığı, tarafların ekonomik durumu ve paranın alım gücü somut verilerle gösterilmelidir.
- Bölge adliye mahkemesi kararına karşı, kanunda öngörülen parasal sınırın üzerindeki dosyalarda temyiz yoluna gidilebilir.
- Yargılama sürerken talep edilen miktarı artırmanın yolu ıslahtır; ıslah kural olarak tahkikat bitene kadar ve bir kez yapılabilir.
Tazminata İtiraz İçin Örnek İstinaf Dilekçesi Bölümü
| BOŞANMA TAZMİNATININ AZLIĞINA İLİŞKİN İSTİNAF DİLEKÇESİ ÖRNEĞİ |
|---|
|
... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ İLGİLİ HUKUK DAİRESİNE DOSYA NO: .../... E., .../... K. AÇIKLAMALAR 1. Yerel mahkeme, davalının fiziksel şiddet uyguladığı, tehdit ve hakarette bulunduğu vakıalarını sabit görmüş ve davalıyı tam kusurlu kabul etmiştir. Kusur belirlemesi yönünden karar yerindedir ve bu yönüyle istinaf konusu yapılmamaktadır. 2. Ancak hükmedilen ... TL maddi ve ... TL manevi tazminat, davalının kusurunun ağırlığı ile bağdaşmamaktadır. Dosyada davalı hakkında ... tarihli darp raporu, ... sayılı 6284 sayılı Kanun kapsamındaki tedbir kararı ve ... Asliye Ceza Mahkemesinin .../... sayılı dosyası bulunmaktadır. Kişilik haklarına yönelen saldırı süreklilik göstermiş, müvekkil ... yıl boyunca korku ve baskı altında yaşamak zorunda kalmıştır. 3. Tarafların ekonomik ve sosyal durumu bakımından davalının ... adet taşınmazı, ... aylık geliri bulunmakta; müvekkil ise ... durumdadır. Hükmedilen tutar, davalı bakımından caydırıcılıktan uzaktır. 4. Türk Medeni Kanunu m.174 uyarınca takdir edilecek tazminatın, paranın alım gücündeki değişim gözetilerek belirlenmesi gerekir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi de güncel içtihadında, kusurun ağırlığına göre düşük kalan tazminat tutarlarını bozma sebebi saymaktadır. Somut olayda hükmedilen miktar, günün ekonomik koşullarına göre sembolik düzeydedir. 5. Yoksulluk nafakası yönünden de müvekkilin geliri bulunmamakta, ... TL aylık nafaka temel ihtiyaçları karşılamamaktadır. HUKUKİ NEDENLER: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.4, 166, 174, 175; 6100 sayılı HMK ilgili hükümleri DELİLLER: Nüfus kayıtları, tanık beyanları, adli raporlar, 6284 sayılı Kanun kapsamındaki tedbir kararları, ceza dosyası, tarafların ekonomik ve sosyal durum araştırması, SGK ve banka kayıtları SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle, yerel mahkeme kararının maddi tazminat, manevi tazminat ve yoksulluk nafakası miktarları yönünden kaldırılmasına, taleplerimizin tümü yönünden kabulüne ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederim. 04.08.2026 İstinaf Eden Davacı Vekili |
Yukarıdaki metin şablondur. Dosyadaki kusur tespitleri, deliller ve miktarlar somut olayınıza göre doldurulmadan kullanılmamalıdır.
Kusurun yoksulluk nafakasına etkisi ve nafakanın süresi konusundaki güncel tartışma için yoksulluk nafakası ve Anayasa Mahkemesi kararına ilişkin yazımızı inceleyebilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Eşim horluyor, bu sebeple boşanma davası açabilir miyim?
Yalnızca horlamaya dayanan bir boşanma davasının kabul edilme ihtimali düşüktür. Horlama iradi bir davranış olmadığı için kusur oluşturmaz. Ancak horlama uzun süredir devam ediyor, tedavisi mümkün olmasına rağmen eşiniz hiçbir adım atmıyor ve ortak hayat bu yüzden fiilen çekilmez hâle gelmişse, dava TMK m.166 kapsamında ortak hayatın çekilmezliği ve tedaviden kaçınma temelinde kurgulanabilir. Bu durumda dahi tazminat için karşı tarafın kusurlu olması aranır.
Yargıtay gerçekten horlamayı kusur mu saydı?
Hayır. Dosyada erkeğin tam kusurlu sayılmasının sebebi fiziksel şiddet, ölüm tehdidi, küfür ve hakarettir. Horlama ve diş gıcırdatma, kadının ayrı odada yatmasının haklı sebebi olarak karara girmiştir. Yargıtayın bozma gerekçesi de horlama değil, hükmedilen tazminat tutarlarının düşük olmasıdır.
Ayrı odalarda yatmak boşanma sebebi midir?
Tek başına değildir. Önemli olan ayrılığın sebebidir. Şiddet korkusu, sağlık sorunu, uyku düzeni veya vardiyalı çalışma gibi haklı bir sebep varsa kusur doğmaz. Buna karşılık haklı sebep olmaksızın eşini sürekli reddetmek ve birlikte yaşamayı fiilen sona erdirmek Yargıtay uygulamasında kusur olarak değerlendirilebilir.
Boşanmada manevi tazminat için ne gerekir?
TMK m.174/2 uyarınca üç şart aranır: boşanmaya sebep olan olayların kişilik hakkına saldırı niteliği taşıması, tazminat isteyen tarafın kusursuz veya daha az kusurlu olması ve karşı tarafın kusurlu olması. Şiddet, hakaret, aldatma ve aşağılama tipik kişilik hakkı ihlalleridir.
Tazminat miktarını mahkeme neye göre belirliyor?
Hâkim, TMK m.4 ve TBK m.51-52 uyarınca hakkaniyet ölçüsünde takdir yetkisini kullanır. Kusurun ağırlığı, tarafların ekonomik ve sosyal durumu, evlilik süresi, kişilik hakkı ihlalinin ağırlığı ve paranın alım gücü belirleyicidir. Talep edilenden fazlasına hükmedilemez, bu nedenle talebin baştan doğru belirlenmesi gerekir.
Tazminatı az bulursam ne yapmalıyım?
Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurmalısınız. Bu süre kesindir ve kaçırıldığında karar kesinleşir. İstinaf dilekçesinde miktarın neden düşük kaldığı, kusurun ağırlığı ve tarafların ekonomik durumu somut verilerle gösterilmelidir.
Dava sırasında istediğim tazminat miktarını artırabilir miyim?
Evet, ıslah yoluyla artırabilirsiniz. Islah kural olarak tahkikat aşaması sona erene kadar ve yalnızca bir kez yapılabilir. Belirsiz alacak davası açma imkânının 2026 yılında kaldırılmış olması nedeniyle, aile hukuku davalarında talep miktarının belirlenmesi ve gerektiğinde ıslah edilmesi daha da önemli hâle gelmiştir.
Tam kusurlu eş tazminat isteyebilir mi?
Hayır. TMK m.174 uyarınca tazminat isteyebilmek için kusursuz ya da daha az kusurlu olmak gerekir. Tam kusurlu ya da eşit kusurlu taraf lehine maddi ve manevi tazminata hükmedilemez. Eşit kusur hâlinde yoksulluk nafakası talep edilebilir, çünkü m.175 bakımından aranan ölçüt "daha ağır kusurlu olmamak"tır.
Hastalık boşanma sebebi olur mu?
Akıl hastalığı, TMK m.165 uyarınca özel bir boşanma sebebidir ve resmî sağlık kurulu raporuyla ortak hayatın çekilmez hâle geldiğinin ve iyileşmenin mümkün olmadığının belirlenmesi gerekir. Diğer hastalıklar kural olarak kusur oluşturmaz; ancak hastalığın yönetilmemesi, tedaviden kaçınılması ya da eşe yüklenen bakım yükünün istismarı ayrı bir değerlendirmeye tabidir.
Boşanma tazminatına faiz işler mi?
Maddi ve manevi tazminata kural olarak kararın kesinleşmesinden itibaren faiz işletilir. Faiz talebinin dava dilekçesinde açıkça istenmesi gerekir; talep edilmediğinde hâkim kendiliğinden faize hükmetmez.
Bu yazı, Temmuz 2026'da kamuoyuna yansıyan Yargıtay 2. Hukuk Dairesi kararına ilişkin haberler ile yürürlükteki mevzuat esas alınarak hazırlanmış genel bilgilendirme amaçlı bir içeriktir; hukuki görüş veya avukatlık hizmeti niteliği taşımaz. Yukarıdaki dilekçe örneği şablon niteliğindedir ve her dosyanın kendine özgü koşullarına göre uyarlanmadan kullanılmamalıdır. Boşanma davalarında istinaf ve temyiz süreleri kısa ve kesindir; hak kaybı yaşamamak için gerekçeli kararın size tebliğ edildiği tarihi esas alarak hareket edin. Dosyanızın kusur ve tazminat yönünden değerlendirilmesi için büromuzla iletişime geçebilirsiniz.
Av. Hakan Elçi