BSMV nedir? BSMV, "Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi"nin kısaltmasıdır. 6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu'na dayanan bu vergi, bankaların yaptıkları işlemler dolayısıyla kendi lehlerine aldıkları paralar — kredilerde esas olarak faiz geliri — üzerinden alınır. Kanunen verginin mükellefi bankadır; aşağıda incelenen karar ise bankanın bu yükü sözleşmeyle müşterisine yansıtıp yansıtamayacağına ilişkindir.
Kısa cevap: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, tüketici kredisi sözleşmesinde ve sözleşme öncesi bilgi formunda gider vergilerinin tüketici tarafından ödeneceği açıkça kararlaştırılmış ve BSMV toplam geri ödeme tutarına dâhil edilerek yazılmışsa, bu düzenlemenin haksız şart sayılmayacağına ve BSMV'nin tüketiciye yansıtılabileceğine hükmetti. Karar 22 Temmuz 2026 tarihli ve 33317 sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı. Ancak kararın çerçevesi dar: verginin yasal mükellefi hâlâ bankadır ve yansıtma, ancak sözleşmedeki açık ve usulüne uygun bilgilendirilmiş hükümle mümkündür.
Kararın Künyesi
- Karar: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2026/3962 E., 2026/3361 K.
- Karar tarihi: 01.06.2026 (oy birliğiyle)
- Yayım: 22 Temmuz 2026 tarihli, 33317 sayılı Resmî Gazete
- İncelenen karar: Antalya 3. Tüketici Mahkemesi'nin 09.09.2025 tarihli, 2025/333 E. ve 2025/423 K. sayılı kararı
- Temyiz yolu: Adalet Bakanlığı'nın talebi üzerine, HMK m. 363/1 uyarınca kanun yararına temyiz
- Sonuç: HMK m. 362/2 gereği, sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına bozma
Olay Nasıl Gelişti?
Davacı tüketici, davalı bankadan farklı tarihlerde altı kez tüketici kredisi kullanmış; bu krediler nedeniyle kendisinden BSMV (Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi) adı altında toplam 5.021,24 TL tahsil edilmiştir. Tüketici, bu tutarın iadesi amacıyla Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün 2025/3758 E. sayılı dosyasıyla icra takibi başlatmış, banka takibe itiraz edince takip durmuştur. Bunun üzerine tüketici, itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkâr tazminatı talebiyle dava açmıştır (dava tarihi: 04.07.2025).
Davalı banka ise BSMV'nin krediye bağlı olarak alındığını, iadeye yönelik takibin haksız ve dayanaksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesi Ne Karar Verdi?
Antalya 3. Tüketici Mahkemesi davayı kabul etti. Mahkemenin gerekçesi özetle şuydu:
- BSMV'nin mükellefi, kredi nedeniyle faiz geliri elde eden bankadır;
- Bunun aksinin matbu tüketici sözleşmelerine eklenmesi, tüketicinin sözleşme içeriğine etki edememesi sebebiyle haksız şart teşkil eder;
- 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 5. maddesi uyarınca haksız şartlar tüketici bakımından kesin olarak hükümsüzdür;
- Bu nedenle kredi sözleşmesindeki BSMV'ye ilişkin hüküm geçersizdir.
Mahkeme, itirazın iptaline, takibin aynen devamına ve asıl alacağın %20'si oranında icra inkâr tazminatının bankadan alınmasına hükmetti. Karar kesin nitelikte olduğu için olağan temyiz yolu kapalıydı; bu nedenle Adalet Bakanlığı kanun yararına temyiz yoluna başvurdu.
Yargıtay'ın Gerekçesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, uyuşmazlığın "davacıdan tahsil edilen BSMV'nin haksız şart niteliğinde olup olmadığı" noktasında toplandığını belirterek iki ayrı kanunu birlikte değerlendirdi.
1. Verginin mükellefi kimdir? (6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu)
Kararda, 6802 sayılı Kanun'un 28. maddesinin birinci fıkrası uyarınca banka ve sigorta şirketlerinin yaptıkları bütün muameleler dolayısıyla kendi lehlerine nakden veya hesaben aldıkları paraların banka ve sigorta muameleleri vergisine tabi olduğu; 30. maddesi uyarınca da bu verginin bankalar, bankerler ve sigorta şirketleri tarafından ödeneceği hatırlatıldı. Yani verginin yasal mükellefinin banka olduğu konusunda bir tartışma yoktur.
2. Haksız şart nedir? (6502 sayılı TKHK)
Daire, 6502 sayılı Kanun'un 5. maddesine göre haksız şartın; tüketiciyle müzakere edilmeden sözleşmeye dâhil edilen ve tarafların sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerinde dürüstlük kuralına aykırı düşecek biçimde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olan sözleşme şartları olduğunu vurguladı. Ayrıca aynı Kanun'un 23. maddesi gereğince kredi verenin, teklif ettiği kredi sözleşmesinin koşullarını içeren sözleşme öncesi bilgi formunu sözleşmenin kurulmasından makul bir süre önce tüketiciye vermek zorunda olduğu belirtildi.
3. Somut dosyadaki tespit
Dairenin belirleyici bulduğu nokta şu oldu: dosyadaki Tüketici Kredisi Sözleşme Öncesi Bilgi Formu ve Tüketici Kredisi Sözleşmeleri'nde, tüketicinin gider vergileri ile sair bilcümle vergiyi bankaya ödeyeceği taraflarca kararlaştırılmış ve BSMV dâhil edilmiş toplam geri ödeme tutarları açıkça yazılmıştı.
Bu tespit üzerine Daire, taraflar arasında yapılacak sözleşmeyle BSMV'nin tüketiciye yansıtılmasının mümkün olduğuna, sözleşmelerdeki bu düzenlemelerin haksız şart niteliğinde olmadığına ve davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna hükmetti.
Dayanılan emsal kararlar
Daire gerekçesinde şu içtihatlara atıf yaptı:
- Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 27.04.2021 tarihli, 2019/4530 E., 2021/4133 K.
- Yargıtay (kapatılan) 13. Hukuk Dairesi, 30.10.2014 tarihli, 2014/39392 E., 2014/33386 K.
- Yargıtay (kapatılan) 13. Hukuk Dairesi, 05.10.2015 tarihli, 2015/22094 E., 2015/28291 K.
- Yargıtay (kapatılan) 13. Hukuk Dairesi, 21.04.2015 tarihli, 2015/9883 E., 2015/12844 K.
Görüldüğü üzere bu yaklaşım Yargıtay için yeni değil; karar, uzun süredir var olan bir çizgiyi Resmî Gazete'de yayımlanan bir ilamla yeniden ve net biçimde ortaya koymaktadır.
"Kanun Yararına Bozma" Ne Demek? Davacı Parasını Geri Verecek mi?
Bu, haberlerde en çok atlanan nokta. Kanun yararına temyiz (HMK m. 363), kesin nitelikteki kararlardaki hukuka aykırılıkların içtihat birliği sağlanması amacıyla denetlenmesini sağlayan olağanüstü bir kanun yoludur. HMK m. 362/2 uyarınca bu yolla verilen bozma kararı "sonuca etkili olmamak üzere" verilir.
Pratik sonucu şudur: o dosyadaki tüketicinin kazandığı hüküm ve elde ettiği alacak aynen geçerli kalır; tüketici tahsil ettiği parayı iade etmez. Bozma yalnızca ileriye dönüktür ve benzer davalarda mahkemelere yol gösterir. Dolayısıyla "Yargıtay tüketiciye ödettirdi" şeklindeki başlıklar bu davadaki tüketici bakımından doğru değildir.
Peki BSMV İadesi Davaları Tamamen Bitti mi?
Hayır. Kararın gerekçesi dikkatle okunduğunda, Yargıtay'ın "BSMV her hâlükârda tüketiciden alınabilir" demediği görülür. Daire, sonuca üç somut olguya dayanarak ulaşmıştır:
- Sözleşme öncesi bilgi formu tüketiciye verilmiştir (TKHK m. 23);
- Gider vergilerinin tüketici tarafından ödeneceği sözleşmede açıkça kararlaştırılmıştır;
- BSMV dâhil edilmiş toplam geri ödeme tutarı sözleşmede açıkça yazılmıştır; yani tüketici, kredinin toplam maliyetini baştan görmüştür.
Bu unsurların bulunmadığı hâllerde tartışma devam eder. Örneğin sözleşmede BSMV'ye ilişkin hiçbir hüküm yokken sonradan kesinti yapılmışsa, bilgi formu hiç verilmemişse, ya da toplam geri ödeme tutarı BSMV'yi içermeyecek şekilde gösterilip tüketiciden ayrıca ve fazladan tahsilat yapılmışsa, haksız şart ve sebepsiz zenginleşme iddiaları hukuken savunulabilir olmaya devam eder. Ayrıca sözleşmede yer alsa dahi tüketiciden hesaplanandan fazla BSMV alınmışsa, aşan kısım yönünden iade talebi gündeme gelebilir.
BSMV Nedir, Kredide Ne Kadar Ödüyoruz?
BSMV, 6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu'na dayanan ve bankaların kendi lehlerine aldıkları paralar (kredide esas olarak faiz geliri) üzerinden alınan bir vergidir. Verginin mükellefi bankadır; ancak uygulamada bankalar bu yükü sözleşme hükmüyle kredinin maliyetine ekleyerek tüketiciye yansıtmaktadır. Tüketici kredilerinde BSMV oranı hâlihazırda faiz üzerinden %10 olarak uygulanmaktadır. Oran Cumhurbaşkanı kararıyla değiştirilebildiğinden, kredi kullanmadan önce güncel oranın ve sözleşmedeki toplam geri ödeme tutarının kontrol edilmesinde yarar vardır.
Kredi Kullanan Tüketici Ne Yapmalı?
- Sözleşme öncesi bilgi formunu isteyin ve saklayın. Bu form yalnızca bir formalite değil, kanuni bir zorunluluktur ve uyuşmazlıkta belirleyici delildir.
- "Toplam geri ödeme tutarı" satırına bakın. Vergi ve masrafların bu tutara dâhil edilip edilmediğini kredi çekmeden önce görün.
- Ödeme planınızla fiilî kesintileri karşılaştırın. Sözleşmede gösterilenden fazla kesinti varsa, aşan kısım için itiraz ve iade talebi hakkınız olabilir.
- BSMV'yi diğer kalemlerle karıştırmayın. Dosya masrafı, tahsis ücreti, sigorta primi ve benzeri kalemler ayrı hukuki rejimlere tabidir; bu karar bunları kapsamamaktadır.
- Zamanaşımına dikkat edin. İade talepleri bakımından süre işlediğinden, uyuşmazlığı bekletmeden değerlendirmek gerekir.
Sıkça Sorulan Sorular
Yargıtay BSMV'yi artık tüketicinin ödeyeceğine mi karar verdi?
Tam olarak değil. Yargıtay, verginin yasal mükellefinin banka olduğunu teyit etmiş; ancak taraflar arasındaki sözleşmeyle BSMV'nin tüketiciye yansıtılmasının mümkün olduğunu ve sözleşmede açıkça yer alan böyle bir düzenlemenin haksız şart sayılmayacağını belirtmiştir.
Bu karar hangi mahkemenin kararı ve nerede yayımlandı?
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 01.06.2026 tarihli, 2026/3962 E. ve 2026/3361 K. sayılı ilamıdır; 22 Temmuz 2026 tarihli ve 33317 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.
Davayı kazanan tüketici aldığı parayı geri verecek mi?
Hayır. Karar, HMK m. 362/2 uyarınca sonuca etkili olmamak üzere verilen bir kanun yararına bozma kararıdır. O dosyadaki hüküm taraflar bakımından geçerliliğini korur; bozmanın etkisi yalnızca ileriye dönük içtihat niteliğindedir.
Sözleşmemde BSMV'ye dair hiçbir hüküm yok, yine de iade isteyebilir miyim?
Bu kararın gerekçesi, sözleşmede ve sözleşme öncesi bilgi formunda açık bir düzenleme bulunmasına dayanmaktadır. Böyle bir düzenleme yoksa veya bilgi formu hiç verilmemişse, haksız şart ve sebepsiz zenginleşme temelli talepler hukuken tartışılabilir. Her dosya kendi belgeleri üzerinden değerlendirilmelidir.
Bu karar dosya masrafı ve kredi tahsis ücreti iadesini de kapsıyor mu?
Hayır. Karar yalnızca BSMV'ye ilişkindir. Dosya masrafı, tahsis ücreti ve benzeri kalemlerin iadesi farklı hükümlere ve ayrı bir içtihat birikimine tabidir.
BSMV oranı tüketici kredilerinde yüzde kaç?
Tüketici kredilerinde BSMV hâlihazırda faiz üzerinden %10 oranında uygulanmaktadır. Oran Cumhurbaşkanı kararıyla değiştirilebildiğinden, kredi kullanmadan önce güncel oranın teyit edilmesi gerekir.
Kanun yararına temyiz nedir?
HMK m. 363 uyarınca, kesin nitelikteki kararlardaki hukuka aykırılıkların içtihat birliği sağlanması amacıyla Adalet Bakanlığı'nın talebiyle Yargıtay'ca denetlenmesini sağlayan olağanüstü bir kanun yoludur. Verilen bozma kararı, tarafların kazanılmış haklarını etkilemez.
Bu yazı, 22 Temmuz 2026 tarihli ve 33317 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2026/3962 E., 2026/3361 K. sayılı ilamının incelenmesine dayanan genel bilgilendirme amaçlı bir içeriktir; hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Kullandığınız kredide yapılan kesintilere ilişkin bir uyuşmazlığınız varsa, sözleşmeniz ve sözleşme öncesi bilgi formunuz üzerinden değerlendirme yapılması gerekir. Büromuzla iletişime geçebilirsiniz.
Av. Hakan Elçi