Üniversiteden ayrılmak zorunda kalan, kaydını sildiren veya kazandığı halde kayıt yaptırmayan yüz binlerce genç için beklenen haber geldi. AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, 2 Temmuz 2026 tarihinde saat 13.30'da, 28 maddeden oluşan "Yükseköğretim Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi"ni TBMM Başkanlığına sundu. Kamuoyunda "öğrenci affı" olarak bilinen bu teklif, ilişiği kesilen öğrencilere yeniden okula dönüş hakkı tanımanın yanında, disiplin soruşturmalarında öğrencilere yeni güvenceler de getiriyor.
Önemle belirtelim: bu bir teklif olup henüz kanunlaşmamıştır. Sırasıyla TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonundan ve ardından Genel Kuruldan geçmesi, son olarak Cumhurbaşkanınca onaylanıp Resmi Gazetede yayımlanması gerekir. Yayımlandığı gün yürürlüğe girecektir. Bu yazıda, teklifin bugünkü haliyle içeriğini ve hukuki boyutunu, en temel kavramlardan başlayarak sade bir dille anlatıyoruz.
"Kanun Teklifi" Ne Demek? Bu Zaten Kesinleşti mi?
Hayır, henüz kesinleşmedi. Türkiye'de bir kuralın herkesi bağlayan bir "kanun" haline gelmesi için üç aşamadan geçmesi gerekir. Önce bir milletvekili veya milletvekili grubu bir "kanun teklifi" hazırlar ve Meclise sunar; bu aşamada henüz herhangi bir bağlayıcılığı yoktur, sadece bir öneridir. Ardından ilgili ihtisas komisyonunda (bu teklif için Milli Eğitim Komisyonu) madde madde görüşülür, değiştirilebilir. Komisyondan geçen metin TBMM Genel Kurulunda oylanır ve kabul edilirse Cumhurbaşkanına gönderilir; Cumhurbaşkanı onaylar ve Resmi Gazetede yayımlanmasıyla metin artık bir "kanun" olur ve yürürlüğe girer. Yani şu an elimizdeki metin bir taslaktır; komisyon ve Genel Kurul aşamalarında bazı maddeler değişebilir, eklenebilir veya çıkarılabilir.
Öğrenci Affı Kimleri Kapsıyor?
Teklif, aftan yararlanabilecekleri iki grupta topluyor:
Birinci grup: 2022 yılında yürürlüğe giren ve kamuoyunda "ilk öğrenci affı" olarak bilinen Geçici Madde 83'ten, çeşitli nedenlerle (örneğin süresinde başvuramadığı için) yararlanamamış öğrenciler.
İkinci grup: 1 Temmuz 2022 tarihinden bu yana, kendi isteğiyle kaydını sildirenler dahil olmak üzere her ne sebeple olursa olsun yükseköğretim kurumuyla ilişiği kesilenler; ayrıca bir programı kazandığı halde hiç kayıt yaptırmamış olanlar.
Kapsam yalnızca lisans öğrencileriyle sınırlı değil. Hazırlık sınıfı, intibak programları, önlisans (2 yıllık), lisans tamamlama, lisans (4 yıllık ve üzeri) ve lisansüstü (yüksek lisans, doktora) düzeyindeki tüm öğrenciler bu düzenlemeden yararlanabilecek. Tek şart, öğrencinin daha önceki bir öğrenci affından zaten yararlanmamış olmasıdır; yani bu bir kişiye ikinci kez tanınan bir hak değildir.
Öğrenci Affından Kimler Yararlanamayacak?
Teklif, belirli ağır suçlardan mahkum olan veya belirli örgütlerle bağlantısı bulunan kişileri affın dışında tutuyor. Sade bir ifadeyle, aşağıdaki durumlardan biri varsa öğrenci affı uygulanmayacak:
Terör suçundan mahkumiyet; kasten adam öldürme; işkence veya eziyet suçu; cinsel saldırı suçu; çocukların cinsel istismarı suçu; uyuşturucu veya uyarıcı madde imalatı ya da ticareti suçu; sahte belge kullanarak kayıt yaptırdığı için kaydı iptal edilmiş olmak; bir terör örgütüne üye olmak veya bu örgütlerle irtibatlı olmak nedeniyle ilişiği kesilmiş olmak; Milli Güvenlik Kurulunca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen bir yapı veya oluşumla üyelik ya da irtibat nedeniyle ilişiği kesilmiş olmak (bu tanım, kamuoyunda bilinen FETÖ/PDY soruşturmalarında ilişiği kesilenleri kapsar).
Bu suçlardan birine ilişkin bir mahkumiyet veya idari işlem yoksa, öğrencinin daha önce aldığı sıradan bir disiplin cezası (örneğin uyarma, kınama gibi) tek başına affın önünde engel değildir.
Başvuru Nasıl ve Ne Zaman Yapılacak?
Teklife göre öğrenciler, kanun yürürlüğe girdikten sonraki dört ay içinde başvuru yapmak zorunda. Başvuru, ilişiğin kesildiği veya kayıt hakkının kazanıldığı üniversitenin öğrenci işleri birimine yapılacak; yani öğrencinin ayrıldığı ya da kazanıp kayıt yaptırmadığı üniversiteye şahsen ya da üniversitenin belirlediği yöntemle başvurulması gerekiyor. Başvurusu kabul edilen öğrenciler, 2026-2027 eğitim öğretim yılında öğrenimlerine yeniden başlayabilecek. Bu sürelerin kesin başlangıcı, kanunun Resmi Gazetede yayımlandığı tarihe bağlı olduğundan, henüz net bir takvim vermek mümkün değildir; teklifin Genel Kuruldan geçiş tarihi netleştikçe başvuru penceresi de netleşecektir.
Teklifin Disiplin Cezalarına Getirdiği Yeni Güvence
Teklifin öğrenci affı kadar önemli bir başka yönü, üniversite disiplin soruşturmalarına ilişkin. Şu anki uygulamada bazı öğrenciler, kendilerine ne ile suçlandıkları tam olarak anlatılmadan veya savunma için yeterli süre tanınmadan disiplin cezası alabiliyor. Teklif, soruşturmayı yürüten kişiye iki net zorunluluk getiriyor: isnat edilen fiilleri (yani öğrenciye hangi somut davranışın isnat edildiğini) açıkça ve anlaşılır şekilde belirtmek, ve öğrenciye savunmasını hazırlaması için en az 7 gün süre tanımak.
Hukukta buna "hukuki dinlenilme hakkı" denir; sade bir dille anlatmak gerekirse, bir kişiye ceza verilmeden önce "sana ne isnat ediliyor, bunu anla ve kendini savun" fırsatının gerçek anlamda tanınması demektir. Bugüne kadar bazı disiplin cezalarının, öğrencinin savunmasını hazırlayacak zamanı bulamadan veya isnadın tam olarak ne olduğunu anlamadan verildiği yönünde şikayetler olmuştu; teklif bu boşluğu kanun düzeyinde kapatmayı amaçlıyor.
Son Sınıf Öğrencilerine Ek Sınav Hakkı
Yükseköğretim Kanunu, her programın normal öğrenim süresinin üzerine belirli bir ek süre daha tanır; bu toplam süreye "azami öğrenim süresi" denir (örneğin dört yıllık bir lisans programında toplam süre genellikle yedi yıl olarak uygulanır). Bu süreyi dolduran ama hala birkaç dersten başarısız olan son sınıf öğrencileri, normalde okulla ilişiğini tamamen kaybedebiliyordu. Teklif, bu durumdaki öğrencilere başarısız oldukları dersler için iki ek sınav veya tekrar hakkı tanıyor; yani mezuniyete çok yakın olup son birkaç dersten takılan öğrencilere ek bir şans veriliyor.
Teklifteki Diğer Düzenlemeler
Kanun teklifi yalnızca öğrencilerle ilgili değil; yükseköğretim sistemine dair başka değişiklikler de içeriyor. Öğretim üyelerinin belirli şartlarla 75 yaşına kadar sözleşmeli olarak çalıştırılabilmesi, üniversitelerin yurt dışındaki üniversitelerle birlikler kurabilmesi, İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesinin yeniden yapılandırılması ve 48 üniversiteye yeni öğretim elemanı kadrolarının açılması bu düzenlemeler arasında.
Sıkça Sorulan Sorular
Öğrenci affı ne zaman çıkacak?
Kanun teklifi 2 Temmuz 2026'da TBMM'ye sunuldu; henüz kanunlaşmadı. Önce Milli Eğitim Komisyonundan, sonra Genel Kuruldan geçmesi ve Resmi Gazetede yayımlanması gerekiyor. Yayımlandığı gün yürürlüğe girecek ve öğrenciler 2026-2027 eğitim öğretim yılında okullarına dönebilecek.
Öğrenci affından kimler yararlanabilir?
1 Temmuz 2022'den itibaren kendi isteğiyle ya da başka bir sebeple üniversiteyle ilişiği kesilenler, bir programı kazanıp kayıt yaptırmayanlar ve 2022'deki ilk öğrenci affından (Geçici Madde 83) yararlanamamış olanlar. Hazırlık, önlisans, lisans ve lisansüstü düzeyindeki öğrenciler kapsama dahil.
Daha önce bir öğrenci affından yararlananlar tekrar başvurabilir mi?
Hayır. Affın temel şartı, öğrencinin daha önceki bir öğrenci affından hiç yararlanmamış olmasıdır.
Terör suçundan mahkum olanlar bu aftan yararlanabilir mi?
Hayır. Terör suçları, kasten öldürme, işkence, eziyet, cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı, uyuşturucu imal ve ticareti suçlarından mahkum olanlar ile terör örgütlerine veya milli güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu tespit edilen yapılara üyelik ya da irtibat nedeniyle ilişiği kesilenler kapsam dışındadır.
Sıradan bir disiplin cezası almış öğrenci affa girer mi?
Yasada sayılan ağır suçlardan bir mahkumiyeti bulunmadığı sürece, geçmişte alınmış uyarma veya kınama gibi sıradan disiplin cezaları tek başına affın önünde engel değildir.
Başvuru nereye ve ne zaman yapılacak?
Kanun yürürlüğe girdikten sonra dört ay içinde, öğrencinin ilişiğinin kesildiği veya kayıt hakkını kazandığı üniversitenin öğrenci işleri birimine başvurulması gerekecek. Kesin başvuru tarihleri, kanunun Resmi Gazetede yayımlanmasından sonra netleşecek.
Bu teklif üniversiteden atılma (disiplinle çıkarma) cezalarını da mı etkiliyor?
Teklif iki ayrı konuyu birlikte düzenliyor: geçmişte her ne sebeple ilişiği kesilmiş öğrencilere yeniden kayıt hakkı (öğrenci affı) ve bundan sonra açılacak disiplin soruşturmalarında öğrenciye isnadın açıkça bildirilmesi ile en az 7 günlük savunma süresi tanınması zorunluluğu. İkincisi geçmişe değil, teklifin yürürlüğe girmesinden sonraki soruşturmalara uygulanacaktır.
Bu yazı, 2 Temmuz 2026 itibarıyla TBMM'ye sunulan kanun teklifinin mevcut metnine dayanan genel bilgilendirme amaçlı bir içeriktir. Teklif henüz yasalaşmamış olup komisyon ve Genel Kurul aşamalarında değişikliğe uğrayabilir. Kendi durumunuzun bu düzenleme kapsamına girip girmediğine veya disiplin soruşturmanıza ilişkin somut hukuki destek için büromuzla iletişime geçebilirsiniz.
Av. Hakan Elçi