Aynı dava dosyasında hem hükümsüzlük hem de tecavüz taleplerinin birlikte incelendiği ve her iki tarafın da kısmen haklı, kısmen haksız çıktığı davalar, tasarım hukukunun karmaşık dinamiklerini gözler önüne seriyor. Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin bu kararı tam olarak böyle bir örnek.
Dava Nasıl Başladı?
Bayan ve bebek giysisi üreten davacı şirket, ürettiği dantelli kumaşa ilişkin olarak davalı tarafından delil tespiti yaptırıldığını ve haksız yere hak iddia edildiğini ileri sürerek, davalı adına tescilli tasarımın hükümsüzlüğünü talep etti. Davacıya göre, dava konusu tasarım "harcıâlem" (sıradan, herkesçe bilinen) bir tasarımdı ve tescil edilme kriterlerini taşımıyordu.
Bunun üzerine davalı taraf, birleşen bir dava açarak, kendi tescilli tasarımının davacı tarafından taklit edildiğini ve piyasaya sürüldüğünü ileri sürdü; tasarımdan doğan haklarına tecavüzün tespitini, önlenmesini ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasını talep etti.
Mahkemenin İki Ayrı Değerlendirmesi
Mahkeme, asıl dava (hükümsüzlük) yönünden, davalı adına tescilli tasarımın başvuru tarihi itibarıyla 6769 sayılı SMK'nın 77. maddesi kapsamında yenilik ve ayırt edicilik niteliği taşıdığını; tasarımın bu tarihten önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulduğunun ispatlanamadığını tespit etti. Bu nedenle hükümsüzlük talebi reddedildi.
Birleşen dava (tecavüz) yönünden ise farklı bir sonuca ulaşıldı. Daha önce alınan bir delil tespiti raporunda, davacı tarafın kumaş ve bluz üzerindeki desenleri ile davalının tescilli tasarımı arasında "bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılık bulunmadığı" tespit edilmişti. Mahkemece aldırılan ek bilirkişi raporu da bu tespiti doğruladı: ürünler birbirine, bilgilenmiş kullanıcılar nezdinde benzer olarak algılanacak derecede yakındı. Bu nedenle mahkeme, davalının (birleşen davada davacı) tasarımından doğan haklarına tecavüzün varlığını kabul ederek, tecavüzün tespiti, önlenmesi, tecavüz teşkil eden ürünlere el konularak imhası ve hüküm özetinin ilanına karar verdi.
Kararın Önemi
Bu karar, aynı tasarımın hem geçerliliğinin hem de ihlalinin ayrı ayrı ve bağımsız olarak değerlendirilebileceğini gösteriyor: bir tasarımın "harcıâlem" olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğünü istemek başarısız olsa bile, o tasarımı taklit eden taraf ayrıca tecavüzden sorumlu tutulabilir. Ayrıca, önceden alınmış delil tespiti raporlarının, asıl dava sürecinde güçlü bir kanıt olarak nasıl kullanılabileceğine de iyi bir örnek teşkil ediyor. Tasarım ve marka tescili süreçleri hakkında Marka Hukuku kategorimizdeki diğer yazılarımızı inceleyebilirsiniz.
Bu yazı, ilgili mahkeme kararının kamuya açık metninden hareketle genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklarda hukuki değerlendirme için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Av. Hakan Elçi