Kısa cevap: Kamuoyunda "12. Yargı Paketi" olarak bilinen Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, 17 Temmuz 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulunda kabul edildi. Ancak kabul edilmek ile yürürlüğe girmek aynı şey değildir: metnin Cumhurbaşkanınca onaylanıp Resmi Gazete'de yayımlanması gerekir. Bu yazının hazırlandığı tarih itibarıyla kanun henüz Resmi Gazete'de yayımlanmamıştır, dolayısıyla hâlihazırda uygulanan hükümler eski halleriyle yürürlüktedir. Paketin en dikkat çeken başlıkları; hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının (HAGB) yeniden düzenlenmesi, belirsiz alacak davasının yürürlükten kaldırılması, IBAN dolandırıcılığına ilişkin yeni ceza indirimi ve duruşma aralarının en fazla üç ayla sınırlandırılmasıdır. Pakette genel af, infaz indirimi veya denetimli serbestlik düzenlemesi bulunmamaktadır.
12. Yargı Paketi Nedir, Süreç Nasıl İlerledi?
Teklif, TBMM Başkanlığına 22 Haziran 2026 tarihinde sunuldu ve 2/3737 esas numarasını aldı. TBMM Adalet Komisyonunda 25 Haziran 2026 tarihinde kabul edilen metin, 14 Temmuz 2026'da Genel Kurul gündemine alındı ve bölümler halinde görüşülerek 17 Temmuz 2026 tarihinde Genel Kurulda kabul edildi. Paketin, 20 Temmuz 2026'da başlayacak adli tatil öncesinde yasalaştırılması hedeflenmişti ve bu takvim tutturuldu.
Paketin adından da anlaşılacağı üzere ağırlık noktası ceza hukuku değil, yargılamanın hızlandırılması ve verimliliğidir. Düzenlemeler; Hukuk Muhakemeleri Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu, İcra ve İflas Kanunu, Türk Ceza Kanunu, Türk Borçlar Kanunu, Noterlik Kanunu, Danıştay Kanunu ve İdari Yargılama Usulü Kanunu gibi birçok temel kanunda değişiklik öngörüyor.
1. Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) Yeniden Düzenlendi
Paketin ceza hukuku bakımından en önemli başlığı HAGB'dir. Anayasa Mahkemesi'nin daha önce HAGB kurumuna ilişkin iptal kararı vermesinin ardından ortaya çıkan boşluk, bu düzenlemeyle doldurulmaktadır. Yeni düzenlemeye göre HAGB kararı verilebilmesi için:
- Hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası olması,
- Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması,
- Mahkemece sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği yönünde kanaate varılması,
- Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın tamamen giderilmesi gerekmektedir.
HAGB kararı verilmesi halinde sanık beş yıl süreyle denetim süresine tabi tutulur. Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmez ve yükümlülüklere uygun davranılırsa, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılır ve davanın düşmesine karar verilir.
HAGB Hangi Suçlarda Uygulanmayacak?
Düzenlemenin en kritik yeniliklerinden biri, HAGB'nin kapsam dışında bırakıldığı suçlardır. Buna göre işkence ve eziyet suçları ile kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği ve Anayasa'nın 17. maddesi kapsamında kalan kötü muamele fiillerinde HAGB uygulanamayacaktır. Bu, Türkiye'nin uzun süredir Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarında eleştirilen bir uygulamasına yönelik önemli bir değişikliktir.
Kanun Yolu Değişti: İtiraz Yerine İstinaf
Önceki uygulamada HAGB kararlarına karşı yalnızca itiraz yoluna gidilebiliyor, bu da esasa ilişkin denetimi büyük ölçüde sınırlıyordu. Yeni düzenlemeyle HAGB kararlarına karşı istinaf yolu açılmakta, bölge adliye mahkemesi kararlarına karşı da koşulları varsa temyiz yolu öngörülmektedir. Böylece karar hem usul hem esas yönünden denetlenebilecektir.
2. Belirsiz Alacak Davası Yürürlükten Kaldırıldı
Hukuk yargılaması açısından paketin en tartışmalı ve en geniş etkili değişikliği budur. Uzun süredir özellikle işçilik alacakları, tazminat ve ticari uyuşmazlıklarda yaygın olarak kullanılan belirsiz alacak davası kurumu (HMK m.107) yürürlükten kaldırılmaktadır.
Bunun yerine kısmi dava mekanizması güçlendirilmiştir: Alacağın yalnızca bir bölümü dava edildiğinde, talep sonucu tahkikat sona erinceye kadar bir kez artırılabilecek ve artırılan kısım bakımından zamanaşımı, ilk davanın açıldığı tarihte kesilmiş sayılacaktır. Bu son cümle uygulamada hayati önemdedir; davacının, alacağın gerçek miktarı bilirkişi raporuyla ortaya çıktığında talebini artırırken zamanaşımı def'iyle karşılaşmasını engellemeyi amaçlar.
Değişiklik özellikle iş hukuku davalarında dava açma stratejisini kökten etkileyecektir. Ancak geçiş hükümleri gereği, düzenlemenin yürürlüğe girmesinden önce açılmış davalarda eski hükümlerin uygulanmasına devam edilecektir.
3. IBAN Dolandırıcılığına İlişkin Yeni Düzenleme (TCK m.158)
Kamuoyunda "IBAN mağdurları" olarak bilinen, banka hesabını veya ödeme aracını dolandırıcılara kullandıran kişilere ilişkin ilk kez özel bir hüküm getirilmektedir. Düzenlemeye göre, nitelikli dolandırıcılık suçuna iştiraki yalnızca banka hesabını veya ödeme aracını maddi menfaat karşılığında kullandırmaktan ibaret olan kişi hakkında verilecek ceza yarı oranında indirilecektir.
Bu düzenleme, dolandırıcılık şebekelerinin asıl faili olmamakla birlikte hesabını kullandıran ve mevcut uygulamada nitelikli dolandırıcılığın tam cezasıyla karşılaşan kişiler bakımından önemli bir ayrım getirmektedir. Konunun ayrıntıları ve mağdurların yapması gerekenler için ilgili yazımızı inceleyebilirsiniz.
4. Duruşma Araları En Fazla Üç Ay
Yargılama sürelerini kısaltmaya yönelik en somut düzenleme budur. Yeni hükme göre duruşmalar arasındaki süre üç aydan fazla olamayacaktır. Zorunlu hallerde hakim, gerekçesini kararında göstermek suretiyle bu süreyi aşabilecektir. Ayrıca ses ve görüntü nakli yoluyla (e-duruşma) duruşmaya katılanlar bakımından tutanağın imzalanmasına ilişkin kural uygulanmayacaktır.
5. İdari Yargıda Tek Hakim Sınırı Yükseltildi
İdare mahkemelerinde, konusu 486 bin lirayı aşmayan iptal ve tam yargı davaları, heyet yerine tek hakim tarafından karara bağlanabilecektir. Bu tutar her yıl yeniden değerleme oranında güncellenmektedir. Düzenleme, idari yargıdaki iş yükünü azaltmayı ve küçük ölçekli uyuşmazlıkların daha hızlı sonuçlandırılmasını amaçlamaktadır. Ayrıca belirli disiplin ve yönetim uyuşmazlıklarında da tek hakim uygulaması genişletilmekte, istinaf ve temyiz yollarında buna paralel değişiklikler yapılmaktadır.
6. İcra ve İflas Kanunu'nda Değişiklikler
- Miras yoluyla edinilen taşınmazlarda ortaklığın giderilmesi: Satışta ilk artırma yalnızca malik mirasçılar arasında yapılacaktır. Bu, aile taşınmazlarının üçüncü kişilere düşük bedelle geçmesini önlemeyi amaçlayan önemli bir korumadır.
- İdare aleyhine ilamların yerine getirilmesi: Yargıtay, bölge adliye mahkemeleri ve ilk derece mahkemelerince hükmedilen bir miktar para, vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin ilamlar, idare tarafından gecikmeksizin yerine getirilecektir.
- Elektronik satış portalı: Portalda yapılacak ilanlar, teminat, masraf ve ceza uygulamalarına ilişkin hükümler ayrıntılandırılmıştır.
7. Noterlik Kanunu: Evraka Elektronik Erişim
Mahkeme, sulh ceza hakimliği ve Cumhuriyet başsavcılıklarının noterlik evrakı talep ettiği hallerde noter, ilgili evrakı güvenli elektronik imzayla imzalayarak elektronik ortamda gönderecektir. Elektronik gönderim imkanı bulunmayan hallerde fiziki onaylı örnek iletilecektir. Bu işlemler için posta ve yol masrafı dışında herhangi bir ücret alınmayacaktır.
8. Türk Borçlar Kanunu: Çalışma Gücü Kaybı Tazminatında Faiz
Çalışma gücünün kaybından doğan tazminata kanuni faiz işletilecek ve faiz karar tarihinden itibaren hesaplanacaktır. Bu düzenleme, özellikle iş kazası ve trafik kazası kaynaklı bedensel zarar davalarında faiz başlangıcına ilişkin uygulamadaki tartışmaları sonlandırmayı amaçlamaktadır.
9. Danıştay'da Daire Sayısı ve Üyelik Düzenlemesi
Danıştay'da daire sayısının 10'a düşürülmesine ilişkin sürenin dört yıl uzatılması ve boşalan üyeliklerde seçim uygulamasından 2030 yılına kadar vazgeçilmesi öngörülmektedir.
10. Genetik İnceleme Sonuçlarının Saklanması ve İmhası
Genetik inceleme sonuçları kimlik bilgilerinden arındırılarak saklanacak ve kanunda belirtilen koşulların gerçekleşmesi halinde 20 yıl sonra imha edilecektir.
11. Kaçak Sanık Hakkında Kovuşturma
Kaçak sanık hakkında kovuşturma yapılabilecek, ancak daha önce sorgusu yapılmamışsa mahkumiyet veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemeyecektir. Güvenlik tedbirine karar verilmesi halinde kaçak sanık, savunma hakkını kullanmak istediğini belirterek ve bizzat hazır bulunmak kaydıyla yargılamanın yenilenmesini talep edebilecektir.
12. Yargı Paketinde Af Var mı? İnfaz Düzenlemesi Getiriyor mu?
Hayır. Bu, paket hakkında en çok merak edilen ve hakkında en çok yanlış bilgi dolaşan konudur. 12. Yargı Paketinde genel af, özel af, infaz indirimi, denetimli serbestlik süresi uzatımı veya koşullu salıverilme oranlarında değişiklik bulunmamaktadır. Paketin adı ve içeriği, yargılamanın etkinliği ve verimliliği üzerine kuruludur. Bu yöndeki beklentileri karşılayan hiçbir madde metinde yer almamaktadır.
Geçiş Hükümleri: Devam Eden Davalar Ne Olacak?
Pakette açık bir geçiş hükmü öngörülmüştür: Düzenlemenin yürürlüğe girmesinden önce işleme konulan ve açılan davalar hakkında eski hükümlerin uygulanmasına devam edilecektir. Bu özellikle belirsiz alacak davası bakımından kritiktir; halihazırda derdest olan belirsiz alacak davaları, kurum kaldırılmış olsa dahi eski usule göre görülmeye devam edecektir.
Ceza hukuku alanındaki değişikliklerde ise lehe kanun uygulaması (TCK m.7) gündeme gelecektir. Örneğin IBAN dolandırıcılığına ilişkin yarı oranındaki ceza indirimi, sanığın lehine olduğu için derdest dosyalarda ve koşulları varsa uyarlama yargılaması yoluyla kesinleşmiş hükümlerde de dikkate alınabilecektir. Bu değerlendirme her dosya için ayrı ayrı yapılmalıdır.
Kanun Ne Zaman Yürürlüğe Girecek?
Genel Kurulda kabul edilen metin, Cumhurbaşkanının onayına sunulacak ve Resmi Gazete'de yayımlanmasıyla kanunlaşacaktır. Cumhurbaşkanı, kanunu onaylayabileceği gibi bir kez daha görüşülmek üzere TBMM'ye geri gönderebilir. Yürürlük tarihleri madde bazında farklılık gösterebilir; bazı hükümler yayım tarihinde, bazıları ise ileri bir tarihte yürürlüğe girecek şekilde düzenlenebilmektedir. Kesin yürürlük takvimi, Resmi Gazete'de yayımlanan nihai metinle netleşecektir. Bu yazı, nihai metin yayımlandığında güncellenecektir.
Sıkça Sorulan Sorular
12. Yargı Paketi kabul edildi mi, yürürlüğe girdi mi?
Paket 17 Temmuz 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulunda kabul edildi. Ancak henüz yürürlüğe girmemiştir; yürürlük için Cumhurbaşkanınca onaylanarak Resmi Gazete'de yayımlanması gerekir. Bu aşama tamamlanana kadar mevcut hükümler uygulanmaya devam eder.
12. Yargı Paketinde af veya infaz indirimi var mı?
Hayır. Pakette genel af, özel af, infaz indirimi, denetimli serbestlik uzatımı veya koşullu salıverilme oranlarında değişiklik bulunmamaktadır. Paket ağırlıklı olarak yargılamanın hızlandırılmasına yönelik usul düzenlemeleri içermektedir.
HAGB'de ne değişti?
HAGB, iki yıl veya daha az hapis ya da adli para cezalarında, sanığın önceki kasıtlı suçtan mahkumiyeti bulunmaması, yeniden suç işlemeyeceği kanaati ve zararın tamamen giderilmesi şartlarıyla uygulanabilecek; denetim süresi beş yıl olacaktır. İşkence, eziyet ve kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği kötü muamele suçlarında HAGB uygulanamayacaktır. Ayrıca HAGB kararlarına karşı itiraz yerine istinaf yolu açılmıştır.
Belirsiz alacak davası kalktı mı, işçilik alacaklarında ne olacak?
Belirsiz alacak davası kurumu yürürlükten kaldırılmaktadır. Bunun yerine kısmi davada talep sonucu, tahkikat sona erinceye kadar bir kez artırılabilecek ve artırılan kısımda zamanaşımı ilk dava tarihinde kesilmiş sayılacaktır. Halihazırda açılmış davalarda eski hükümler uygulanmaya devam edecektir.
IBAN dolandırıcılığında ceza indirimi kimler için geçerli?
Nitelikli dolandırıcılık suçuna iştiraki yalnızca banka hesabını veya ödeme aracını maddi menfaat karşılığında kullandırmaktan ibaret olan kişiler için ceza yarı oranında indirilecektir. Dolandırıcılığın asıl failleri ve organizatörleri bu indirimden yararlanamaz.
Duruşmalar arasındaki süre ne kadar olacak?
Duruşmalar arasındaki süre kural olarak üç ayı aşamayacaktır. Zorunlu hallerde hakim, gerekçesini kararında belirtmek suretiyle bu süreyi aşabilecektir.
Devam eden davalarım bu değişikliklerden etkilenir mi?
Usul hükümleri bakımından geçiş hükmü gereği, yürürlükten önce açılmış davalarda eski hükümler uygulanmaya devam eder. Ceza hükümlerinde ise lehe kanun uygulaması gündeme gelebilir ve bu değerlendirme her dosya için ayrıca yapılır.
Bu yazı, 17 Temmuz 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulunda kabul edilen kanun teklifine ilişkin TBMM kaynakları ve basına yansıyan bilgilere dayanan genel bilgilendirme amaçlı bir içeriktir. Kanun metni Resmi Gazete'de yayımlandığında madde numaraları, yürürlük tarihleri ve geçiş hükümleri netleşecek ve bu yazı güncellenecektir. Devam eden veya açmayı planladığınız bir davada bu değişikliklerin sizi nasıl etkileyeceği konusunda hukuki destek için büromuzla iletişime geçebilirsiniz.
Av. Hakan Elçi